şükela:  tümü | bugün
  • bilinen bir örneği belli bir dönem içerisinde londra'da sayılan leylek sayısı ile doğum oranı arasındaki ilişkidir. belirli dönemlerde londradaki leyleklerin sayısı ile yine aynı dönemde yeni doğmuş olan çocukların sayısı arasında yüksek bir korelasyon bulunur. ancak bu, doğal olarak, bir nedenselliğe işaret etmez.

    nedenselliğin kaynağı ampirik çalışma değil mantığın süzgecinden geçmiş olan teori olmalıdır. teori bir kez ortaya atıldı mı bu ampirik çalışmalarla desteklenebilir. özetlemek gerekirse korelasyon, regresyon gibi ilişki ölçen metodlar ortaya atılmış hipotez için ancak bir güvenlik subabıdır.
  • xkcd'nin de karikaturle isik tuttugu bir kavramdir: http://xkcd.com/552/
  • her ne kadar tersi (correlation proves causation) en sevdigim fallacylerden olsa da randall munroeya katilmamak elde degil: "correlation does not imply causation, but it does waggle its eyebrows suggestively and gesture furtively while mouthing 'look over there'"
  • dogruluguna kanaat getirince son anda beni korsan olmaktan vazgeciren onerme.

    http://www.venganza.org/…ges/spreadword/pchart1.jpg

    ccc fsm reyiz ccc
  • modelleme, istatistik, mühendislik gibi alanlarda çalışılıyorsa, asla akıldan çıkmaması gereken uyarıdır. bir diğeri için (bkz: all models are wrong but some are useful).

    şöyle fantastik bir örnek vereyim ki aklınız iyice karışsın: fenol halkasına bağlı klor sayısı arttıkça, klorofenolik molekülün toksisitesi genel olarak artar (artmadığı özel durumlar için özelden mesaj atarsanız uzun uzun anlatırım, ama sıkılırsınız, benden söylemesi). fenolik halkaya bağlı klor sayısı ile toksisite arasında oldukça yüksek bir korelasyon vardır. bunun nedeni fenol halkasına bağlanan klorun hidrofobik olmasıdır. hidrofobik moleküller hücre duvarından kolayca geçerler, hücre bütünlüğünü bozarlar, daha neler neler yaparlar efendim durduramıyoruz kendilerini. neyse, dönelim örneğimize, dolayısıyla toksisitede belirleyici olan aslında klor sayısı değil, molekülün hidrofobisitesidir. ama burada hidrofobisite olayda gizli özne olduğu için nedensellik ilk bakışta görülmez.
  • aaron ramsey'in fenerbahce'ye attigi golden sonra tekrar gundeme gelen bir ornegi icin: http://www.dailymail.co.uk/…scores-famous-dies.html
  • ilgilenenler hazırda dursun ayrıntılı bir inceleme yapacağım yoğunluğumdan biraz kurtulunca. doğru olanı şöyle olması gerek cümledir; correlation does not "necessarily" imply causation. çünkü korelasyon nedensel ilişkiyi gösteriyor olabilir. sadece göstermek "zorunda" değildir.

    a ve b eş zamanlı ya da birbirini takriben gerçekleşiyor diyelim. burada bunu belirten cümlemiz şu olsun;

    ne zaman a olursa b olur.

    beyinde ne zaman piramidik bir nöral aktivite gözlenirse insan o zaman bilinçli olur. mesela.

    ya da,

    ay dolunay şeklindeyken şu şekilde gel git gözlenir, hilalken şu şekilde gel git gözlenir gibi.

    bu iki örnekten yola çıktığımızda;

    ayın fazları gel git hareketleriyle nedensel bir ilişki içinde değildir ama aralarında korelasyon vardır. bu korelasyonsa aslında güneş sistemindeki bütün öglelerin etki ettiği bir nedensellik zincirine bağlıdır. güneş, diğer gezegenler, dünya ve ay belirli bir düzenin içinde hareket ederken, belli bir hale geldiklerinde gel git belirli bir şekilde olur, daha farklı bir hale geldiklerinde, gel git başka bir şekilde gerçekleşir.

    ayın fazları sadece bu spesifik pozisyonlarda bizim onu incelediğimiz şekliyle ilintili şeylerdir.

    piramidik nöral hareketin bilince "sebep" verip vermediği ise hala bilinememekle beraber ay örneğiyle analoji yapıp, hayır beyin zihine sebep vermez. araştırdıkça ve daha fazla bilgi sahibi oldukça tıpkı ayın fazları ve gelgit arasındaki gibi bir ilişkiye ulaşırız denebilir.

    ama bu bence açıkça dangalaklıktır.

    neden dangalaklık olduğunu da sonra anlatırım.