şükela:  tümü | bugün
  • şule gürbüz'ün iletişim yayınlarından çıkacak olan yeni kitabının adı. şu an d&r'ın sitesinden ön sipariş vermek mümkün.

    zaman algısını ve öykülerini çok sevdiğim yazarın kitabını merakla bekliyorum.
  • kitabın arka kapak yazısı

    “beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. tanrı’nın da yaptığı bu muydu? baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek. ve geldiğinde gelmemiş gibi, bilmemiş gibi, yaşamamış gibi gelmek, rüyayı görüp uyanmak ve ‘neyse rüyaymış,’ demek ve aynı yerden uyumaya devam etmek. yaşamaya da, ölmeye de yazık. bu ölüm için yaşamaya, bu yaşamak için ölmeye yazık. mezarlıklara, servilere, süsenlere, nisan sonunda açan katırtırnaklarına, telaşlı karıncanın adımlarına yazık, mezar taşına konup da bağıran karganın sesine yazık, ölüme ağlayan şaire, yaşam var zanneden filozofun nefesine yazık, şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık, ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, önce ön iki ayağını sonra arkadakileri ovuşturup bu hareketinden büyük kâr ve kisve uman karasineğe yazık, hortumunu sallayan koca file, sanatlı sıçrayışı ile dahi boşluğu dolduramayan yunusa yazık, grafon kâğıdından gelincik ve petunyalara, en pürüzsüz çakıl taşına, kum olmuş zavallıya, sağdan sağdan yürüyen eşeğin inadına, yol kenarlarındaki ısınmış dikenlere, kozalağın içindeki fıstığa, duvara yapışmış yosuna yazık, bu topu binyıllardır çevirip duran sema-i muğlâka, titreyen kanatlara, açılan göğe ve onun katmanlarına, havanın, suyun olduğu, olmadığı yerlere yazık.”
  • gün içinde
    kavuşacağım kitap.

    8 saat kaldı.
  • sevgili kitabıma dün sabah kavuştum.
    kapak fotoğrafı muhteşem.
    henüz ilk öyküdeyim
    ağlamak, gülmek,
    gülümsemek, dertlenmek
    hepsi ilk öyküde mevcut.

    yazılacak çok şey var.
    ama iki cümle ile idare edin:

    "aldatılmada, insandan umudu kesmenin eşsiz huzuru vardı." s.19

    "dünya kendi hakikatleri hakkında tamamen yalancı ve ikiyüzlüdür. s.28
  • ruhuna fatiha, akilsiz adam, akilsiz adamin oglu sadullah efendi ve ruya imis oykulerinden olusan bi solukta okunan sule gurbuz kitabi. kitabin nerdeyse her satirinin aldini cizdim ama tadimlik soyle buyrun: "omrum dramatik konusmalar yapip kendi konusmamdan buyulenmekle, tekrar boyle bir konusma firsatini beklemekle gecmistir. gerci saniyorum ki butun kafasizlar ayni durumdadir. bu nisane gibi bir seydir. o yuzden pek kendi malim saymiyorum. fazlasiyla kamuya ait. hatta bunu soylemeye utanirim ama insana ait mi ne?"
  • kitap üzerine şule gürbüz'le yapılan güzel bir söyleşi:
    için buyrun
  • edebiyat eleştirmenleri tarafından 2012 yılında yayımlanmış en iyi 10 kitaptan biri seçilmiş..
    bence de hak ediyor.
    [http://www.ntvmsnbc.com/id/25409569/ http://www.ntvmsnbc.com/id/25409569/]
  • hayat boyu dönüp tekrar tekrar okuyacağımı bilsem de şule gürbüz'ün sözcükleriyle tanışmanın heyecanından günde on beş-yirmi sayfadan fazla okumadığım, öpüp de başucuma koyduğum kitap.
  • sule gurbuz'un ilk romani kambur'u da okumus birisi olarak hali hazirda cok yuksek beklentilerim vardi ve bu kitap, o beklentilerin bile ustune cikti.
    sule gurbuz'un usta kaleminden cesitli karakterlere burundugu 4 oykuden olusan bir kitap bu. ve sanki hayatimin en ideal zamaninda elimi uzatip da okumusum gibi, satirlarin altini cizmek icin yanimdan kalemimi hic ayiramadim. kendisinin elinden cikmis cumleler, kelimeler olmak istedim bu kitapta. oyle dolambacsiz bir dili var. ustelik bilge bir kitap! her satirinda kapali, kapali bir havasi var beraberinde. ancak etrafta ne kadar cok yagmur bulutu bulunsa da durup bir an ferah ve serin bir nefes alirsin ya, oyle bir kitap. tum kapali havasina ragmen, iyi ki yazilmis. iyi varmis sule gurbuz.

    "hayata sigmak kolay degil, elin kolun sigsa tuttuklarin sigmiyor, ayaklarin girse hayallerin girmiyor, belin donse gozun arkada biraktiklarinda kaliyor, hep bir darlik, darlik, sikisma, sonra da bakiliyor ki, insan gire gire daha giris kapisinda durmus, orayi da tikamis, otesi de bombos, yigitsen ilerle."