şükela:  tümü | bugün soru sor
  • vakti zamanında, ki yanılmıyorsam 70 li yıllar' a tekabül eder, ''jean francois michael'' tarafından seslendirilmiş pek şahane* şarkının da adıdır aynı zamanda..
  • jean francois michael 'in güzel bir sarkisi.

    pour avoir été, un jour le premier
    à te caresser, jusqu’à te brûler
    pour avoir osé, aux creux de mes bras
    faire naître la femme, qui dormait en toi

    je me sens coupable de t’avoir oublié

    coupable, coupable, coupable d’être aimé
    coupable, coupable, coupable à jamais
    coupable de crime, d’être dans ta vie
    une ombre entre toi et lui

    coupable, coupable, coupable d’être aimé

    pour t’avoir longtemps, longtemps fait l’amour
    que tu ne le sais, sans y penser
    pour être à jamais le seul souvenir
    dont nul ne pourra, plus jamais te guérir

    oui je suis coupable de t’avoir oublié

    coupable, coupable, coupable d’être aimé
    coupable, coupable, coupable à jamais
    coupable, de crime, d’être dans ta vie
    une ombre entre toi et lui

    coupable, coupable, coupable à vie
  • isp. culpable
  • coupable askerlik aylarımı karartan, ruhumu deşen, gece koğuşta başımın içinde durmadan çalan, en az kalk borusu kadar kötü ve korkunç bir deneyimdi benim için. izah edeyim. askerliğim boyunca dört ay bir subay restoranında kasiyerlik yaptım. yemek salonunda eskiden kalma bir yemek müziği cd'si vardı. anılar 9 ile ortak bir sürü şarkısı olan greatest hits tadında karışık ve muhtemelen sonradan yapma bir albüm. albümün ilk şarkısı; adını sonradan mekteb-i sultani mezunu bir asteğmenden öğrendiğim jean francois michael'e ait coupable idi.

    tabii biz bunu ilk önceleri "fondante, fantadne, kağpa, kudeta, kumpanya, kandane" şeklinde duyuyorduk. sonlara doğru hafiften bir "kopable" noktasına geldik. şanssızlığım şuydu: salon sabah kahvaltısında bir saat, öğle yemeğinde bir buçuk saat açıktı. albüm sabah bir kere tur atıyor, öğlen ise bir buçuk tur attığı için, coupable iki kere çalıyordu. yani günde 3 kere dinliyordum. bu haftada 15, ayda 60, dört ayda 240 kere yapıyor. ikinci bir emir gelmediği için değiştiremiyorduk. yemek yiyen rütbelilerin kulakları muhtemelen yalama olduğu için onlar duymuyordu. ilkokul mezunu ve garsonluk yapan erler şarkıyı temiz bir fransızcayla ezbere söylüyorlardı. bense her geçen gün biraz daha çöküyordum.

    o günlerde karşıma değil jean francois michael; victor hugo, tigana, sartre, fabien barthez veya roland barthes... kim çıkarsa allah yarattı demeyip dalabilirdim. hatta bir ara net bir şekilde, küfür babında francois mitterrand'dan girip, jean baudrillard'dan çıktığımı hatırlıyorum...

    neyse efendim, ben tezkere alınca, bir bayram havası yaşadım. sivil hayatta bir sürü güzel şeye kavuşacaktım; ve bu şarkıdan kurtulacaktım. lakin öyle olmadı. bir süre sonra kulaklarım bu şarkıyı arar oldu. meğer müptela olmuşum. sordum soruşturdum, buldum buluşturdum. limewire'lere çaput bağlayıp, kazaa'lara adaklar adadım. ve şarkı bulundu.

    şimdi günaşırı dinlemezsem kendime gelemiyorum. sayesinde fransızcam da gelişti. baccalauréat derecem ise yolda.
  • 2 dakika 50 saniye suruyor.. biraz daha uzun olsaydi ne hos olurdu..
  • içinde neler dediğini anlamadığım ama çok beğendiğim şarkı. yalnız fazlası iyi gelmiyor. kola gibi. 1 bardaktan fazla içince nasıl vücudunuz üzülüyorsa bunda da kulaklarınız üzülüyor. üzülmek derken hüzünlenmek anlaşılmasın! sadece sıkılıyorsunuz. ama hoş...
  • aslında derin bir pişmanlık içeren sözlere sahip şarkı. türkçe çevirisi şöyledir:

    olmuş olması için, seni yakana kadar ilk okşadığım gün...
    cesaret etmiş olmak için, kollarımın derinliklerinde
    sende uyuyan kadını doğurtmak...

    seni unuttuğum için kendimi suçlu hissediyorum!

    suçlu, suçlu, sevildiği için suçlu.
    suçlu, suçlu, hiçbir zamana kadar suçlu.
    ağır bir suçtan, senin hayatında olmaktan suçlu.
    senin ve onun arasında bir gölge...

    suçlu, suçlu, sevildiği için suçlu...

    sana uzun süre sahip olmak için,
    uzun süre, aşkı yapar düşünmeden bilmeyeceğin...
    hiçbir zamana kadar tek hatıra olmak için
    hiç kimsenin artık seni iyileştiremeyeceği...

    evet, ben seni unuttuğum için suçluyum!

    suçlu, suçlu, sevildiği için suçlu.
    suçlu, suçlu, hiçbir zamana kadar suçlu.
    ağır bir suçtan, senin hayatında olmaktan suçlu.
    senin ve onun arasında bir gölge...

    suçlu, suçlu, hayat suçlusu!

    dinlemek için: http://www.youtube.com/watch?v=8wqptjb9gg8
  • fransızca bilmediğim için hayıflanma nedenim. sıra dışı sözlerinin türkçe çevirisini okusam da, dinlediğin anda anlamanın tadının bambaşka olduğuna eminim. müziği bile bu kadar etkiliyorken, fransızca bilenlere gıpta ediyorum.

    şarkının bir yerlerinde "senin daima tek hatıran olarak kalacağım için, sonradan seni unuttuğum için suçluyum" diyormuş. bu sözlerde kendini gerçekten suçlama mı var, yoksa "ben seni unuttum ama sen beni unutamayacaksın." ironisi mi var, tam çözemesem de, her iki halde de çok çok çok güzel bir şarkı.
  • eskilerden. sözlerini kendimle hiç bağdaştıramadığım için çok hayranı olmadığım bir şarkıdır ama güzeldir, hakkını yemeyelim.

    fransızca sözleri bir takım yanlışlar, türkçe çevirisi ise birçok yanlış ile verildiğinden bir de ben denemeye karar verdim.
    sözlerinin ruhunuza işleyebilitesini arttırabilmek adına mısralardaki duraklama noktalarını da iki dilde işaretledim ki şarkıya rahatça türkçe eşlik edebilesiniz. afiyet olsun.

    içindeki ateşi / uyandırana kadar (pour avoir été / un jour le premier)
    seni okşayan ilk / kişi olduğum için (a te caresser, / jusqu´à te brûler)
    içinde gizli / kadını kollarımda (pour avoir osé / au creux de mes bras)
    ortaya çıkarmaya / cesaret ettiğim için (faire naître la femme / qui dormait en toi)
    suçlu hissediyorum, çünkü / seni unuttum (je me sens coupable de / t´avoir oubliée)

    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / çünkü sevildim (coupable / d´être aimé)
    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / sonsuza kadar (coupable / à jamais)
    bir suç işledim (coupable du crime)
    hayatına girerek (d´être dans ta vie)
    aranızda bir gölge olarak (une ombre entre toi et lui)
    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / çünkü sevildim (coupable / d´être aimé)

    zamana aldırmadan / seninle seviştiğim için, (pour t´avoir longtemps, / longtemps fait l´amour)
    ve artık bu anı olmadan / sevişemediğin için (que tu ne le fais / plus sans y penser)
    kimsenin sana / hiçbir zaman (pour être à jamais / le seul souvenir)
    unutturamayacağı tek / anı olduğum için (dont nul ne pourra / plus jamais te guérir)
    evet, suçluyum, çünkü / seni unuttum (oui je suis coupable de / t´avoir oubliée)

    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / çünkü sevildim (coupable / d´être aimé)
    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / sonsuza kadar (coupable / à jamais)
    bir suç işledim (coupable du crime)
    hayatına girerek (d´être dans ta vie)
    aranızda bir gölge olarak (une ombre entre toi et lui)
    suçlu, suçlu (coupable, coupable)
    suçlu, / ölene dek!(coupable / à vie !)
  • erol büyükburçun yorumuyla dinlediğim, harika ötesi şarkı.

    http://www.youtube.com/watch?v=p_z0nmdi-38