şükela:  tümü | bugün
  • sakınan göze çöp falan hikaye. dikkat edenlerin de patır patır covid olduğu falan da yok. maskesiz gezenlerin de ne kadarının covid olduğunu ya da atlattığını bilmiyoruz. asemptomatik oranı çok çok fazla. dikkat etmedim ama bana bulaşmadı diyen ancak asemptom atlatanların oranı, dikkat etmeme rağmen covid oldum diyenlerden kat be kat fazla. "zaten hepimizi bulacak bu virüs" diye bişey uydurulmuş herkes bunu tekrarlayıp duruyor. bilimsel gelişmeleri ve istatistikleri takip etmez nedir ne değildir umursamaz ama bu fikri savunur. kardeş evet bulacak herkesi virüs. sonuçta virüsleri tek tek bulup yok edemiyoruz. ancak toplumun büyük çoğunluğuna ulaşması için 8 - 10 seneden bahsediliyor. sence pandemi bu kadar sürer mi? kısa bir zamana aşısı bulunacak. zaten o ciddi düşüş yaratacak. ve akabinde ilacı vs bulunabilir ki zaten bulunma ihtimalini de yüksek görüyorlar. e o zaman virüs isterse gelsin bulsun beni. virüsün halen ne şekilde bulaştığı ve kime nasıl etki ettiğine dair mantıklı bir sonuca ulaşılamadığına katılıyorum. aynı şekilde hastaların bulaştırıcılık seviyeleri ve hastalığın hangi seviyelerinde bulaşıcılığının arttığına dair veriler de halen yeterli değil. ama yüzde 90 oranlarında bireysel temastan bulaştığı bilinen bir virüs için ben dikkat etmiyorum bulaşmadı ama bak bu adam dikkat etmesine rağmen hasta oldu demek saçmalıktır. sana denk gelmedi o kadar işte. şans bir nevi.
  • (bkz: #112655222)

    şaşırtmamıştır. elbette sağda solda gezip hiçbir zarar almayan çokça insandan haberdarsınızdır. onlara bir şey olmazken aşırı tedbir alanların hastalığı daha kolay kapması niyedir peki? cevap: stres. bu sadece sars-cov-2/wuhan virüsü için geçerli olmamakla birlikte, genel olarak her hastalığın riskini arttırır.

    çokça kaynaktan birisi

    edit: referans verdiğim entry yok olmuş.
  • anlık kazalarla da enfekte olabilen yazarlardır. herkese geçmiş olsun öncelikle.

    bu virüsü kapmak kaza yapmaya benziyor, siz iyi şoför olsanız da bir acemi gelip size vurabilir. toplumsal sorumluluğumuz gereği elbette tedbirlerimizi almalıyız ama kendimizi fanusa kapatıp fotosentez yapmadığımız sürece enfekte olma ihtimalimiz hep var.

    ben de bir hafta önce pozitif çıktım; ateş, öksürük, şiddetli ağrılar yaşamadım şükür, çok hafif ve önemsemediğim bir halsizlik vardı fakat asıl tat-koku kaybıyla anladım enfekte olduğumu. kişisel tedbirlerimi alıyordum ve hijyene normalde de özen gösteririm ama obsesif de değildim. kalabalığa girmezdim. düğün, cenaze ve tatil bu yıl rafa kaldırıldı zaten. öte yandan işe gitmek zorundaydım, market alışverişi yapıyordum veya benzin alıyordum. nereden kaptım bilmiyorum ama kapmak kaçınılmazdı zaten.
  • hepsine geçmiş olsun dediğim yazarlardır. lakin ben bu virüsün çalışma mekanizmasını çözemedim. çözmeye çalışan da yok biraz internette gezinirsek. o godoman yatırım üstüne yatırım alan tıp akademi camiası götünü kaşıyor. olan türkiyedeki kendi halindeki doktora hemşireye oluyor.
    virüsün ne olduğu belli değil, maske ne işe yarıyor belli değil. evden çıkmamanın ne işe yaradığı hiç belli değil. toplu organizasyonlarda saat sınırlaması yapılması neden belli değil. tüm dünyada böyle olay. adam konser virus dolayisıyla 11’de bitiyo diyor. eee 11’e kadar teminatı virüsten mi aldınız?

    kişisel tedbirlerimizi aldıktan sonra bulaşıp bulaşmayacağının pek elimizde olacağını düşünmüyorum. tedbirler de vicdani yönden ha. yoksa ne tedbir ne işe yarıyor o da soru işareti. test kitleri zaten keçiyi korona pozitif yapmıştı.
    bir virüs hakkında bu kadar insan nasıl bu kadar bişi bilmez gerçekten çok ilginç.
    şu an internette bir virüs yayılsaydı ve bu derece ekonomik zarar verseydi anında çözümünü bulurlardı.
    komplo teorisi gibi olacak ama sanki bitaz da gidenin gitmesinin iyi olacağı düşüncesindeler devletler.
  • saglik bakaninin sayin cumhurbaskaninin talimatlari dogrultusunda attigi tweet'e gore;

    "son bir ayda koronavirüs’e yakalanan 100 kişiden 40,1’i 20-40 yaş aralığındaki gençler. zatürre gelişen hastaların da %11’i yine bu yaş grubundan.

    - son donemde hastalarin yuzde 40'i 20-40 yas araliginda

    - toplam zaturre vakalarinin yuzde 11'i bu yas grubunda

    buradan su sonuc cikiyor:

    - 20-40 yas grubu hastalarin yuzde 28'i zaturre geciriyor. korkunc bir oran.
  • klasik cümle olarak, evet; çember daralıyor.

    yaptığım iş gereği hemen hemen her gün farklı bir lokasyonda, farklı insanlarla beraberim.

    bu listeye girmem an meselesi.

    kendimi her yorgun hissettiğimde “acaba” diyerek kendimi dinliyorum.

    belki o gün bugün, bilmiyorum.
  • benimdir temmuz ayının başında covid testim pozitif çıktı 20 gün boyunca evde oda karantinasında sağlık memurunun eve getirdiği sıtma hastalığında kullanılan hapı 5 gün boyunca kullanarak hafif semptomlar eşliğinde geçirdim hafif ateş ve eklem ağrıları dışında herhangi bir semptom yaşamadım iştahsızlık yüksek ateş koku ve tat almama gibi belirtiler hiç olmadı beslenmeme önem verdim bağışıklığı kuvvetlendiren badem kırmızı biber avokado bal yumurta gibi besinleri her gün tükettim bol bol su içtim ve psikolojik olarak kendimi pozitif tutmak için çok fazla hastalığımla ilgili telefon görüşmelerinde bulunmadım onun yerine oda karantinasında kendimi dizi ve filmlere verdim özellikle sürükleyici diziler hastalığımı unutmamda çok yardımcı oldular evde sürekli camları açık tuttum diğer aile bireyleri etkilenmesin diye 20 gün boyunca plastik bardak tabak çatal kullandım yedikten sonra hepsini bir çöp torbasında biriktirip attım, çarşaf yastık kılıflarını sık sık değiştirdim vücudumu kırgın hissettiğim zamanlarda ayakta spor hareketleri yapmaya çalıştım nefes kontrol çalışmaları yaparak vücudumu ciğerlerimi dinlemeye çalıştım özellikle 5. günden sonra semptomlarda artış olduğunu bildiğim için en çok 5 ila 8. günler arasında stres yaşadım, acaba durumum ağırlasacak mı diye psikolojikmen kendimi olumsuz anlamda cok etkiledim ama hiçbir şey olmadı şanslıydım. ya çok yoğun almadım virüsü ya da bağışıklığım kuvvetliydi veyahut aldığım sıtma ilaci etkili oldu. bilemiyorum, maske gerçekten önemli hiçbir zaman ihmal etmeyin, maskenizi taktıktan sonra geriye sadece ellerinizi sık sık yıkamak ve ağız burun temasından kaçınmanız kalıyor çok zor değil bu önlemler.. maske takın ve ellerinizi temiz tutun.. bu kadar.
  • annemin iş yerinde yakın temasla çalıştığı birinin sıkça görüştüğü aile üyesinde pozitif çıktı.(annem sağlık çalışanı, iş arkadaşı da öyle) kadın bize bunu söylemedi bir kaç gün sonra bende de annemde de tüm semptomlar görüldü. ondan sonra annemin bu iş arkadaşı itiraf etti. bu şekilde işe gelmiş kimseyi uyarmadan. annemde semptomlar artınca sağlık çalışanı olduğu için test yaptılar ve negatif çıktı. ama annemdeki semptomlar şöyle: tat koku kaybı(tamamen), sırt bel ağrısı, öksürük, sonlara doğru balgamlı öksürük, göğüs ağrısı, boğaz ağrısı. tüm vücutta hareket edemeyecek kadar halsizlik. ateş. sonra benim durumum de kötüleşti. tanıdık bir doktora göründüm. bana dedi ki, siz covid geçiriyorsunuz. testler fazla güvenilir değil zaten. önlemini al evde karantinada otur dedi. ben sigara kullanmamama rağmen, düzgün beslenmeme rağmen, 23 yaşında olmama rağmen, hiçbir hastalığım olmamasına rağmen 10 gündür evde yatak döşek yatıyorum. ciddi anlamda ağır geçirdim. ve neyseki artık toparladım. çok az belirti kaldı. sonra staj için işe gideceğim yeri bilgilendirmiştim kimseyi ne olursa olsun diye riske atmamak için. onlar benden test istedi. dün testim yapıldı ve sonuç hastalık bittiği için negatif çıktı. yine de 15 günü tamamlamadan evden çıkmıyorum. bazı gerizekalılar temaslı olduğu halde insanları bilgilendirmiyor ve ben tam 6 ay karantinada kalıp bir gerizekalı yüzünden bu hastalığı kaptım, annem de tüm önlemleri alarak çalışmasına rağmen kaptı. artık diyecek hiçbir şeyim yok.
  • hiç kimse kendine kondurmak istemiyor bu hastalığı. örneklerin çoğunda gördüğümüz "cam açık kalmıştır, üşütmüşümdür, 2 gündür çok efor sarf ettim kaslarım ondan ağrımıştır" gibi bahanelere sığınma çabası. kolay değil tabi, burada psikoloji ve diğer başka zorunluluklar da -bireysel ekonomi gibi- devreye giriyor.

    çok spesifik semptomlar var. baş ağrısı, kas ağrısı ve halsizlik, takip eden hafif ateş gibi. bunlar varsa şayet vakit geçirmeden, kendi çabanızla bulguları baskılamadan (bilinçsiz ağrı kesici ve ateş düşürücü kullanmak gibi) test yaptırmak, tanıyı koydurmak ve en önemlisi o dakika itibariyle kişisel karantinaya girmek gerekli.

    bu sayede hem virüs daha kendini çoğaltmaya başladığı ilk anlarda vücut dinlenmeye geçecek ve gücünü kaybetmeyecek, hem de kişi etrafa bulaştırıcı olmayacak.

    gördüğüm örneklerde ekseriyetle 5 gün-1 hafta "bir şeyim yoktur, üşütmüşümdür" şeklinde kayıp süreler var. bu süreler ayakta geçiyor ve vücut yoruluyor, tedavi süreci uzuyor ve belki zora giriyor. yine bu süre içerisinde yoğun bulaştırıcılık da oluyor temas edilen kişilere.

    evhamlı ve hastalık hastası olmayalım ama vücudumuzu da dinleyelim, bir şey yoktur yaa moduna girmeyelim.

    tanım: herkesin dahil olma ihtimali mevcut listedir
  • 4 gündür boğaz ağrısı ve baş dönmesi çekiyorum.boğazım su içerken, yutkunurken dahi acıyor. evden market hariç çıkmıyorum. umarım basit bir boğaz enfeksiyonudur.
    güncelleme editi: dün itibari ile tat ve koku alamama başladı. umarım basit bir nezledir.