şükela:  tümü | bugün
546 entry daha
  • (bkz: kolpaçino sabri abi'nin çenesi)bkz: kolpaçino sabri abi'nin çenesi)
    herkes yakalandığı için kendini özel sanan kişidir.
  • bu iş ya bünye meselesi ya da tamamen şans işi. iş yerinden arkadaşım siperlik,maske ve gözlük taktı. ellerini günde 50 kere yıkardı ama olmadı 2 ay önce yakalandı bu illete. ben onun aldığı önlemlerin yüzde 5 ini bile almazken hâlâ yakalanmadım. ama kaçış yok gibi görünüyor yakalayacak beni de eninde sonunda.
  • tek bir marketten alışveriş yapıyorum.

    toplu taşıma kesinlikle kullanmıyorum.

    ellerimi sürekli yıkama huyum çocukluğumdan beri var.

    seviştiğim kadınlar hariç kimseye dokunmuyorum. (en büyük sıkıntı bu. çünkü mütemadiyen başka başka kadınlarla sevişiyorum)

    arabama her bindiğimde mutlaka kolonya tutuyorum kendime. bunu yaparken de her seferinde 'kolanyağı alır mıydınız burhan bey' deyip güldürüyorum kendimi.

    https://youtu.be/u52plekzihw

    edit: bazı arkadaşlardan 'aynen en çok sevişen sensin aslansın kaplansın' gibisinden mesajlar aldım. arkadaşlar keşke sevdiğim kadınla beraber olabilsem. çok kadınla sevişmek inanın marifet değil. övünülecek bir şey hiç değil.
  • arkadaşlar inanması zor ama tüm pozitif vaka tanıdıklarım sigara kulanmayan insanlar elbette sigara sağlığa zararlıdır özendirmek istemem ama 15 yıldır sigara içiyorum son derece yakın temas gerektiren bir işim var ve ben hala negatifim. alkol geçmişim oldu ama şu an kullanmıyorum. ilginç bir detay yani bu.bu görüş gittikçe taraftar kazanıyor. sigara ve alkol vücutta ne gibi bir bağışıklık kazandırıyor buna bir bakmak lazım.
  • aralık 19 ve 2020 arasında ağır bir grip geçirmiş olmaları..
  • diş hekimiyim. kliniğimi hiç kapatmadım. cerrahi maske dışında hiçbir koruyucu ekipman kullanmadım. şüpheli olduğunu düşündüğüm hastaya bakmadım, ya da işlemi kısa tuttum sadece.
    sigara kullanıyorum, alkol bazen.
    geleneksel bir beslenmem var, özellikle çay, kahve çok tüketiyorum.
    covid 19'la ilgili bir sorun yaşamadım. genetiği güçlü bir aileden geliyorum. mevzunun genetikle çok ilgili olduğunu düşünüyorum.
  • evden hiç çıkmamak.

    mart ayında, yasaklar geldiğinde, zaten 21 gündür evdeydim.
    geceleri yazılım geliştirme işleriyle uğraşan bir yarasayım.

    33 yaşıma geldim ve sadece covid değil, bugüne kadar sağlık bakanlığı sisteminde herhangi bir hastalık nedeniyle kaydım yok.

    sabahları 7-8 gibi balkon ve terasta güneşlenir, kahvemi içer yatarım. alkol, sigara yok. hiç olmadı. hayatım zeytin, z.yağı; yumuta, peynir, süt; bal ve kaymakla geçti. akşam yemeklerinde de sık sık bu şekilde beslenirim.

    grip, nezle gibi hastalıklarda ilaç kullanmam. kullanmayınca da geçiyor. kendi dişimi kendim çekerim. gerçekten birgün kargaburunla yaptım bunu... bir de şırıngayla apse aldım dişimden. azraille dans etmiştim o gün.
  • arkadaş insanların ağzının içinde meslek icra ediyor . korona olmamış ancak taşıyıcı olabileceğini düşünmediği için sadece cerrahi maske takıp kendimi korusam yeter diyor. alkışlar arkadaşa.
  • aralık 19 ve 2020 arasında ağır bir grip de geçirmedim. hatta son yıllarda öyle ağır bir grip de geçirmedim.

    sanırım hala covid olmamamın en büyük sebebi kendimi iyi korumuş olmam. zaten 1 yıldır evden çalışıyorum. toplu taşıma kullanmıyorum. yazın tatile de gittim ama hep kalabalıktan uzak durdum. maskesiz dışarı çıkmıyorum. avmlerde işim olmadıkça gitmiyorum. çakma black friday de avmlerde kuyrukta beklemedim. zaten hepsiburada, trendyol gibi sitelerden her istediğimi alabiliyorum.

    koronadan korkup çılgınça temizlik, dezenfektanlarla falan da uğraşmıyorum aslında. dışarıdan yemek, su, kargo geliyor ama bunları sirkeli sularla vs temizlemekle ilk vaka çıktığından beri hiç uğraşmadım.

    sanırım en büyük etken de henüz bire bir vakit geçirdiğim, temas ettiğim covid'e yakalanan bir kişi olmadı.
  • genetik bir alt yapısı olmalı diye düşünüyorum. bu virüs ace- 2 reseptörüne tutunuyor, bazı insanlarda bu reseptör yapısı farklı bir varyasyonda bulunuyor ve virüs tutunamıyor olabilir. böyle bir teori yürütmemin sebebine geleyim, mart ayından beri covid servislerinde aktif olarak çalıştım, yeri geldi covid hastaya 40 dakika cpr yaptım ağzından çıkan bütün partiküllere maruz kaldım yeri geldi çocuk acilde covid şüpheli olarak gelen her çocuktan bizzat testlerini aldım ve o çocuklar öksürdü aksırdı viral yükünü çok güzel bir şekilde bana aktardılar. maruz kaldığım viral yük karşısında covid pozitif olmamam imkansız gibi bir şey çünkü bu maruziyet karşısında çok iyi korunduğumu söyleyemem, n95-siperlik ile gezmemiz gerekirken ben çoğu zaman cerrahi maske ile yetindim. şimdiye kadar 9 tane covid testi verdim, bunların bir kısmı covid ilişkili semptomlarım olmasından bazıları da çok yakınımdakilerin pozitif çıkmasından ötürü verildi, hepsi negatif sonuçlandı. benim tarafımda hal böyleyken covid servislerde çalışmayan, temiz servis diye tabir ettiğimiz onkoloji servisi gibi yerlerde çalışan covid teması olmayan doktor arkadaşlarımız bir anda covid pozitif çıkabiliyorlar. bulaşın nereden olduğunu anlayamıyorlar bile. bir tarafta müthiş bir maruziyet varken pozitifleşmeyen ben ve benim gibi insanlar varken öbür yanda "hocam evden hiç çıkmıyoruz " deyip testini aldığımız hastaların pozitif çıkma durumu var.

    sigara-alkol faktörünü bir ara ben de düşündüm, düzenli alkol alan sigara içen bir insanım, bu şekil bir hayat tarzı olanları sanki daha az etkiliyor gibi bir ön yargı içindeyim, tabi tamamen bilimsellikten uzak götten sallamasyon bir düşünce bu.
1293 entry daha