şükela:  tümü | bugün
  • italya'da, ekim 2019'da kanser taramaları için alınan kan numunelerinin %11 inde covid-19 antikorları tespit edilmiş. bu durum ise, covid-19 un 2019 yılının ekim ayında da mevcut olduğunu ispatlıyor
    kaynak
    aralık, ocak aylarında yaşanan büyük domuz gribi salgını acaba covid-19 muydu?
    edit: tarihi net hatırlamadığım için yazmamıştım. e-nabız'ı kontrol ettikten sonra kendi hikayemi de yazmak istedim.
    babam aralık ayının sonlarında ağır bir hastalık geçirdi. kendi evinde yaşarken, bir anda hastalandı. bize getirdim. yatağa yattı ve 10 gün hiç kalkmadı. şiddetli öksürük, ve ateş de dahil olmak üzere ağır bir hastalıktı. 10 gün kendine gelemedi. 2 kere odaya işemeye kalktı, 6-7 kere altına yaptı. 6 ocak'ta acile götürdüm. serebrovasküler hastalık (bilinmeyen) tehşisi kondu, çünkü bilinci de dağılmıştı. doktor tomografi çektikten sonra "herhangi bir beyin rahatsızlığı yok, domuz gribi olduğundan şüpheleniyorum" dedi.. 1 hafta sonra ben de çok büyük bir grip geçirdim. 2 gün yataktan kalkamadım...babamın iyileşmesi 20 günü buldu...
    bu olaydan sonra babam ne maske, ne de mesafe tanımadan yaşıyor. kendisi 68 yaşında. her sabah çay ocağına bırakıyorum, akşamları alıyorum. mizacı gereği hiç bir şeyi umursamıyor ve ne mutlu ki covid olmadı.

    eczanelerde satılan hızlı antikor testlerinden almayı düşünüyorum. sonucu iletirim.
    edit2: 2 eczaneye gittim, ikisi de antikor testlerinin satışının yasak olduğunu söyledi. internette bulunabiliyor ancak onlara güvenemedim. bir kaç arkadaş da güvenilmez olduğunu belirten mesaj attı. 2. bir vakte kadar antikor testi yattı.
  • bilimsel veriler ile değil de mantığım ile katıldığım bir durumdu. kesinlikle bu salgın kontrolden çıktığı dönemde dünyanın 3 bok deliğinden biri olan çin tarafından tepkiyi düşürmek için yeni başlıyor algısı yapıldı. aralık ayında türkiye'ye gelen turist otelde yatak döşek yatıp ülkesine dönüyor ve çin virüsü teşhisi konuyor. başlangıç tarihinin 2019 ortaları hatta başları olduğunu düşünüyorum. yoksa bu kadar kısa sürede çinin bir eyaletinden tüm dünyaya bu hızla nasıl yayılır.
  • 2019 aralık ayında 5 gün boyunca 40 derece ateşle eklem ağrısıyla yatmamın sebebi buymuş demek.

    herkes diyordu ya hani ben marttan önce sağlam hasta oldum covid miydi acaba diye, evet büyük ihtimalle öyleydik.
  • benim için pek birşey ifade etmeyen çalışma. dünya öyle bir hale geldi ki, çin'in adı geçen enstitüye para verip böyle bir rapor yayınlatması bile mümkün olabilir.

    edit: beni bilime bok atmakla, komplocu falan olmakla itham etmek isteyecek suserler olacaktır. şunu okumanızı tavsiye ederim.

    ayrıca merak ediyorum, bizim bir kızılay ve kan bağışı gerçeğimiz var. bağışlanan kanlar ne kadar süreyle tutulabiliyor bilmiyorum ama, kızılay eğer hala depolanmış olarak duran varsa geçen eylül veya daha öncesi bağışlanan kanlardan örnek alıp aynı çalışmayı yapıp sonuçları yayınlayamaz mı?

    edit: aşağıda beklediğim yorum geldi. bu olay çin'den yayılmadığının kanıtıymış. tarih ve yer bilgisi nasıl kanıt oluyor? örneğin ağustos ayında italya'ya gelen bir çinli turistin getirmediğinin kanıtı nerede? (aynı zamanda getirdiğinin de kanıtı yok tabii ki). biraz analitik düşünce, lütfen.
  • aralık ayında bir hafta süren tat koku kaybı, halsizlik, öksürük ve eklem ağrılarımın da sebebi buymuş meğersem.
  • birçok kişinin ocak ayında yaşadığını iddia ettiği o hastalığın covid-19 oldugunu varsayarsak, gayet makul bir açıklamadır.

    covid'in covid olduğunun bilindigi bu günlerde bile, hala bir çok belirsizlik söz konusuyken, ilk çıkış yeri-tarihi bilinmemesi bilinmesinden daha büyük ihtimal. belki de ilk keşfeden/açıklayan çin olduğu için top çin'e atıldı. neden geçen yılki organ yetmezliği, beyin kanamasi, kalp krizi vakalarının covid kaynaklı olup olmadığı irdelenip açıklanmıyor?
  • 2019 aralık ayında 15 kişilik ofiste 2 arkadaşımız inanılmaz ağrılarla grip semptomları göstermişti ve eve gitmişlerdi. tabi o zamanlar bilemiyorsunuz koronavirüs vs aklımıza gelmiyor.

    adamlar 2-3 hafta hastanede yattılar ve zatürreden döndünüz demiş doktor. adını koyamadıkları bi virüs ya da bakteri var demişlerdi.

    daha sonraları anladık ki yüksek ihtimalle bu arkadaşlar koronavirüs olmuşlar. yurt dışı seyahatlerinden yeni dönmüşlerdi. sözün özü bu hastalık dünyada pandemi ilan edilmeden önce de vardı.
    işin anlamadığım kısmı, bu hastalık ilk ilan edildiği zamanlarda medyada tüp sedyelerde taşınan hastaları görürdük, birden bayılan yere düşen insanları görürdük. şimdi çevremizde yüzlerce hasta olanı görüyoruz ve böyle bi profille karşılaşmadık.

    ya bi korku hegemonyasını istediler ya da virüs mutasyona uğrayıp zayıflamaya başladı.
  • 2019 yılında öyle bir grip olmuştum ki, öksürürken ciğerlerimi elimde hissediyordum. annem o dönem kafasını yataktan kaldıramıyordu. hep savunduğum bi tezdi bu. demek ki gerçekmiş. bence tam olarak ne zaman çıktığı bilinmiyor. ama doktor bi tanıdığım bunun bizimle en az 4 yıl boyunca birlikte olacağını ve adapte olmamız gerektiğini söyledi. en çok üzüldüğüm şey bundan sonra o kalabalıklarda konser izlemek, sevdiklerinle aynı yatakta yatıp sabahlara kadar sohbet etmek ya da birlikte rahatça dışarda gezebilmek olmayacakmış gibi geliyor olması. sevdiklerime dokunmayı ve sarılmayı özledim gerçekten.
  • 2020 ocak ayında yılbaşı sonrası tam üç hafta boyunca iyileşemediğim, ateş ve boğazlarda şişkinlik yapan, tat ve koku alma alma duyularımı kapatan, eklemlerimi ağrıtan, halsizlik yaratan, ciğerlerim çıkacakmışçasına köhür köhür öksürten çok ilginç bir hastalığa yakalanmıştım. kullandığım bütün ilaçlar (aile hekimi verdi hepsini) neredeyse hiç bir işe yaramamıştı. hatta üçüncü hafta yine gittim aile hekimine bu sefer antibiyotik vermişti, boğaz acım anca o zaman sona ermişti. yani üç hafta da değil bir aya yakın neredeyse bu hastalığı çektim ben.

    kendimi biliyorum o güne kadar yaşadığım en ağır grip hastalığım bile en fazla bir hafta kadar sürüyordu.

    aynı evde yaşadığım anne babam ve kardeşim de benim gibi bu hastalığa yakalandılar. annemde zatürre geçmişi olduğu için benden çok daha zor atlattı bu hastalığı. annem benim yaşadıklarıma ek olarak nefes alamamaktan, nefesinin daralmasından şikayetçiydi. babam ve kardeşim daha kolay atlattılar annemle bana göre.

    ben de acaba diyorum.

    edit: imla.
  • bu olay, virusün dünya'ya çin'den yayılmadığının kanıtıdır...