şükela:  tümü | bugün
105 entry daha
  • öncelikle hiçbir zaman kapatılmayan özel kreşler. meb'e bağlı anaokullarını kapattık diyerek poz kesiyorlardı. geri kalanlar hep açıktı;
    (bkz: aile bakanlığına bağlı kreşlerin açık olması)

    küçük çocukların maske-mesafe ve hijyen konusunda beklenen düzeyde olmaları imkansız. bu doğrultuda özel kreşlerde çalışan öğretmenlerin de virüsü kapması üzerine tuz biber oldu. aynı sınıftaki öğrencilerin birbirlerinin ailelerine virüs bulaştırmış olduğu da birçok kreşte gözlenen bir konu.

    ülkemizde veriler saklanıyor, bilgiler gizleniyor. öyle ki, vaka sayısı gizlendiği dönemde, bilim kurulu da vaka sayılarını bilmiyormuş. sanki demirperde ülkesiyiz. şu anda aslında, "kriz berbat yönetildi" diye haykırmamız gerekiyor!

    15 aralık 2020 anaokullarının açılmasıyla birlikte sayıların düşmeyeceği aşikar.

    bir yandan, esnek çalışma saatine veya uzaktan çalışmaya birçok yerde geçilmedi. patronlar, müdürler işyerinde olan elemanları seviyor. evden çalışırsa "yayar, yatar" diye düşünüyor, suiatimal edeceğini düşünüyor. devlet, çalışma bakanlığı, işveren kuruluşları, sanayi odası vesaire; hiçbiri düzenleme yapmak istemiyor, elini taşın altına koymuyor, karışmıyor. ama krediymiş, ekonomiymiş, dövizmiş, faizmiş falan her lafın içindeler...

    olan garibana oluyor. tıklım tıklım otobüslerde, minibüslerde, metrolarda saatlerce zaman geçiriliyor. bulaşmaması imkansız. sağlık bakanı "minibüs doluysa binmeyin" diyor. saat işliyor, patron seni bekliyor. nasıl binmeyeceksin?

    avm'ler hikaye. toplu taşıma, işyerleri, adliyeler ve açık olan okullar virüs yayma merkezi konumunda. buralarda sosyal mesafe falan yok.

    umarım bu rezalet yönetim göz önüne alınaral önümüzdeki seçimde bu siyasal islamcılar sandığa gömülür.
  • yılda 1 milyon kişi zatürreden, 750 bin kişi gripten ölüyor, bu sene gripten de zatürreden de ölene covid-19 diyorsun. al yap hesabını.

    ölen ölüyor, ölmeye de devam edecek, dün de ölüyordu, yarın da ölecek. senin algını seçici hale getirdiler, zamanı gelince de bunu kaldıracaklar, bunu hala anlamadın ona yanıyorum. avrupa tam kapandı diye mavra yapanlar, yüz yıldır avrupa senenin bu tarihinde noel tatili nedeniyle kapanır zaten avrupa’yı gezmenin en ekonomik dönemi de bu dönemdir hatta.

    size laf anlatamıyoruz, anlamayın da ama ölseniz 2-3 kişinin sikinde olacak piyonlarız sadece, kendinize bu dönemde biçtiğiniz aşırı önemli kişi rolleri eğreti ve iğrenç duruyor. bir bok değilsin arkadaşım, değilsin.

    bu arada hastalığı normal gripten zerre farksız bir şekilde atlattım. hikaye anlatmaya devam.
  • bir de herkesi normal hayata çevirip o zaman rakamları görsek ?
  • #116657143 entry'im geçen haftadan. thy uçağıyla türkiye'ye dönecektim. çoğu ülke ve havayolu firması uçuştan 24-48 saat öncesinden negatif sonuçlu bir test raporu isterken thy ve türkiye hiç bir şey istememektedir. istemediği gibi bir kontrolde yapmadan entry'deki videoda göreceğiniz tarzda insanları ülkeye gelmesine izin vermektedir. size nedenlerden birini ben söylemiş olayım.
  • en büyük hata hükümette. çünkü otorite kuramıyor. getirdiği kuralı mantık çerçevesine oturtamıyor. alkol satışı bilimle uyumlu bir karar dediler mesela. gece 12 den sonra mekanlarda müzik çalmasına müsade etmediler. ne alaka diyenlere de salak muamelesi yaptılar. diğer sorunlar ise şöyle;

    halk tam kapanma istiyor, 2 gün kapanma yapıldığında bile yasağa nasıl uymacağını düşünüyor.

    maske takmak zorunlu deniyor, maske takmamanın yollarını arıyor.

    aşı getiriyoruz deniyor, "aşıda çip var" diye söylenti çıkarıyorlar.

    sosyal mesafeye uyun deniyor, herkes sırada dip dibe duruyor.

    kimse hayatından ödün vermek istemiyor ama yasaklar gelsin diye konuşuyor. çin'deki gibi yasak gelirse bu ülkede isyan çıkar. işin ekonomik boyutunu hiç söylemiyorum çünkü herkes her şeyin farkında. ülkede para yok, işçiye ve iş verene destek yok. ne tam kapanma veya tam önlemler gelir ne de halka yardım edilir.

    kısacası bizim halkımız (ben de dahilim bu arada) yasakları mecbur olduğu için veya canı istediği için delmeye devam ettikçe önlem almanın bir faydası yok. mecbur olanları devlet bu hale getirdi, keyfi olanlar ise ayıklanıp kyk yurtlarına atılmalı.
  • sahilde yürüyen, hava alan insanla virüsün ne alakası var? yok herkes geziyormuş bilmem ne. insanlar 50, 100 kişilik iş yerlerinde çalışıyor. otobüse biniyor. evlerinde yaşlılar vs var. ben sahilde sandalyemde oturunca gezenler yüzünden oluyor. biraz akıl, fikir. haftasonu bir sürü insan işe gidiyor. şu an yapılan pisliği halının altına süpürmekten başka bir şey değil.
  • çok geç kalınmış olması.
    çalışmak zorunda olan çoğunluğun olması haliyle toplu taşıma ve pek çok yerin kalabalık olması.

    bizim ülke de en az iki hafta kapansaydı (tam manasıyla) her şey bambaşka olabilirdi.

    yazın turizm aşkına her yeri açıp, insanları da kredilerle gezmeye teşvik etmeselerdi zaten vakalar bu kadar çığrından çıkmayacaktı. tabii bir de yüz yüze eğitim ısrarı var.

    kısaca iyi başlayıp, çuvalladık.
  • bir numaralı sebep halkın vurdumduymazlığı. adamlar maske tak diyor, maske çenede. ellerinizi sabunla yıkayın diyorlar, onu bile beceremeyen bir halkımız var. sosyal mesafe diyorlar, yakın duranı uyardığımızda kavga sebebi oluyor. şu karakterdeki insanlarla yine de iyi idare ediyoruz. olan luppocu dayıya oldu. bu halkın ona kocaman bir özür borcu var.

    diğeri de muhalefetten gelen uyarılara, taleplere kulak tıkayan iktidar. sokağa çıkma yasağı/kapanma diyene vatan hainy denildi bu ülkede. öyle uzakta aramaya gerek yok sebepleri. amarigaların dediği gibi: its not rocket science.
  • yaramıyor hem de hiç.

    cevahir’in alt katındaki otopark yerinde bazı insanlar demirlere oturmuş yemek yiyordu. yağmurluydu hava zaten üzüldüm görünce. bence hafta içi bir düzenleme getirip restoran ve kafe yerlerine sınırlı müşteri alıp içeride oturtmaları lazım. gel al & götür cidden sıkıntılı.

    amerika’yı avrupa’yı görüyoruz, virüs ile mücadele devam ederken aynı zamanda hayat da devam ediyor. rusya bunun büyük örneği. herkes bir şekilde kendini koruyor. biraz da tedbir bizim elimizde ama onu bile yapamıyoruz/yapamıyorlar.

    trafik sorunu çözülemediği gibi maske takmayan insanlar büyük bir rahatla yürüyebiliyor, toplu ulaşımda maske takmadan yolculuk edebiliyor. bir şey söylemeye kalktığın an anında laf yememek adına bir şey de diyemiyorsun ki sonra bomboş muhabbet dönüyor.

    hafta sonu yine kısıtlama gelsin ama hafta içi çalışan onca insan var. her firma yemek karşılamıyor malum. buna bir çözüm bulunması lazım. herkesin bir yerde işi olabiliyor ve hal böyle olunca bir mekanda oturması gerekebiliyor bir şey yemek için.

    bugün simit sarayı’nda gördüm mesela, birkaç insan yağmurda ıslanmamak için mekanın önünde ayrı gayrı ayakta zor bela bir şey yiyip içiyorlardı. yazık ya.

    bu mu önlem bu mu yasak?

    hafta sonu marketler 10-17 arası açık herkes market uğruna keyfiye dışarı çıkıyor. olmuyor, yapamıyoruz.
  • yasak masak yok. bilim adamları "tam kapanma şart" derken, batırdığı ekonomisini kurtarmak için kölelerinin çalışmasına ihtiyaç duyan, sorulduğunda "biz önlemleri alıyoruz" diyebilmek için hiç bir işe yaramayacağı belli olan sözde tedbirler açıklayan efendiler var. bu efendiler "itibardan tasarruf olmaz" deyip, milyonları uyutarak lüks saraylarında yaşamaya devam ederken, ölen yine köleler ve kölelerin aile bireyleri oluyor. sonuç olarak, itibardan değil insan canından tasarruf edilmiş oluyor. köleler de ölenlerinin hesabını soracakları ve isyan edecekleri yerde "tanrı böyle uygun gördü" diyerek kendilerini avutmaya devam ediyorlar.
223 entry daha