şükela:  tümü | bugün
  • genelde on kusur tane kediyle beraber yasayan 40 yas ustu bekar siyirmis teyzelere verilen isimdir bu.. istisnasiz hepsi biraz tuhaftir, kendilerini yalayarak temizlemeye calisirlar, evleri kedi cisi gibi kokar..
  • zamanında aklı gayet yerinde olup bir şekilde insanlardan gördüğü acımasızlık, ihanet vesair davranışlar yüzünden kafayı yemiş ve huzuru kedi toplamakta bulmuş kadınlar için kullanılan ingilizce terim*.

    eleanor abernathy
  • üşenmeyip ekşın figürünü falan yapmışlar bunun yahu.
  • şu videoyu görünce aklıma gelen üst komşumuz. her gün apartmanı balık kokutan, arada gelip bağırıp çağıran deli kedici teyze. bir şey diyemiyor ama insan yıllarca aynı ortamda bulununca, kabullenip susuyor.
  • the simpsons'ın yan karakterlerinden, duruşuna hasta olduğum hatun kişi.
    dizinin bir bölümünde crazy cat lady'nin gençlik halini göstermişlerdi. hem tıp hem hukuk okumuş idealist çalışkan hırslı bir genç kadınken aşırı stres nedeniyle evinde bir kedi beslemeye karar veriyordu.
    bir kedi asla bir kedi değildir mottosunun ibret vesikasıdır.
  • yaşlandıkça annemin dönüşmeye başladığı.

    en son başarısı arka ayakları yaralı ve saldırgan bir kediyle uğraşırken kediye ellerini ve damarlarını parçalatmak olmuştur. insandan yaşamsal tehlike yaratmadan önce ne kadar kan akabileceği üzerine yeni şeyler öğreniyorum her gün böylece.
  • bir kadının buna nasıl dönüştüğünü anlatacağım şimdi size. sanırım uzun bir yazı olabilir.
    kadın olmak nasıl bir şey biliyor musunuz? 32 senelik deneyimimi bir kaç kelime ile özetlemem gerekirse herhalde "sürekli tetikte ve hazırlıklı olmak" diyebilirim sanırım. bu benim için geçerli ama ben çok standart bir kadınım o yüzden eminim böyle hisseden çoktur. en basiti mesela her daim pediniz hazır olmalı yoksa rezillik. üstelik yaş ilerledikçe hazırlıklı olmanız gereken şeyler gitgide çoğalır da durur. son yıllarda mesela beni en çok sıkan örnek saç boyası. dipler gelmeden evin köşesine stoklamış olmalıyım ki eşimin "beyazların çıktı" mızıldamalarının araları sıklaşmaya başlayınca hemen boyayabileyim. bir de ağda olayı var mesela, gün kaçırmamak lazım. böyle daha çok şey var; işte hep bakımlı olmalısın, bir yere giderken o ortama uygun giysiyi hesaplamak için kafanda diferansiyel denklemler kurabiliyor olmalısın, hem şık hem rahat giysileri arayıp bulabilecek zamanın ve paran olmalı, makyaj konusunda hem bir sanatçı olman lazım hem de dermatolog. vs. vs.
    bunları severek yapan kadınlar var biliyorum. ama bazılarımız için ciddi anlamda külfet. geçen haftasonu eşim dizi izlerken önce saç boyadım, sonra cildime maske yaptım, sonra tırnaklar sonra hede, sonra hödö, öfffff... ama öyle bir şey ki bunlar eksik kalırsa değil eş-sevgili, annen veya iş arkadaşından bile fırça yiyorsun. kadınların başka seçeneği yok, sevilmek istiyorsa, yalnız kalmamak istiyorsa.

    işte bütün bunları yapmadan sevildiğiniz bir yer var. bunu öğrendiğiniz nokta crazy cat lady veya belki crazy dog lady olmanın başlangıç noktası oluyor.

    az önce bahçedeki kedilere mama götürdüm. sırtımda bana üç beden büyük eski bir hırka, ayağımda paçoz bir eşofman, saçlar cadı gibi. normalde sokağa böyle çıkmam, şimdi süslenmeye ihtiyaç duymadım çünkü ne giyersem giyeyim minnoşlar için güzelim ben. minik kara böceğim kucağıma atlayacak gene. portakal rengi tombiş oğlan ayaklarıma dolanacak mır mır diye. aynı şey evdekiler için de geçerli. oğlum kucağımda mırlarken suratımda çıkan sivilceler aldırmıyor. kızım elime sarılıp uyurken ellerimin kuru ve çatlamış olmasına bakmıyor.

    belki şimdi çıkıp onlar da karşılıksız sevmiyor, yemek veriyorsun diyeceksiniz. bir kap yemeğin karşılığı olarak bu kadar sevgi iyi bir takas değil mi sizce de? karşılıklı veya değil beni en paçoz halimle kabul ediyorlar ya.