şükela:  tümü | bugün
  • türkçe'de kredi sıkışıklığı, kredi sıkıntısı, kredi arz daralması gibi terimlerle ifade edilir.

    kredi miktarlarının azalması durumudur, bu yüzden kredi sıkışması yaşayan bir ekonomide kredi bulmak zorlaşır. iş alemi ve hanehalkının kredi istekleri bir bütün olarak karşılanamaz. bu da doğal olarak faiz oranlarının artmasına neden olur.

    düşük faiz oranları da kredi sıkışıklığına dolaylı olarak yol açabilir. çünkü düşük faiz oranı, açılan krediler ile yatırım miktarlarını artırır. bu da tüketimin ve dolayısıyla enflasyonun yükselmesine neden olur. bu durumda enflasyonla mücadele için faiz oranları artırılırsa kredi geri ödemeleri azalır, bankalar kredi vermede daha çok seçici davranırlar ve böylece ekonomide kredi sıkışması yaşanır.

    diğer yandan, bir bankanın iflas etmesi veya iflasının beklenmesi halinde kreditörler ödeme güçlüğü içinde olan ve olmayan bankalar arasındaki ayırımı yapamamakta ve diğer sağlam bankalardan paralarını çekebilmektedir. likidite desteği olmaması halinde böyle bir durum bankaların aktiflerini zararına satmalarına ve kredilerini geri çağırmalarına neden olabilmektedir. aynı zamanda banka iflasları kredi akımını ciddi şekilde etkileyeceğinden, sistemde kredi sıkışıklığına yol açabilir. (http://www.tbb.org.tr/…yeniden yapilandirilmasi.doc)

    ege cansen'e göre; kriz zamanları, yani halkın tasarruflarını kısa vadeli nakitte tutma arzusunun kuvvetli olduğu günlerde, bankalar hemen ‘‘nakit varlıklarını artırma’’ kararı alır. nakit pozisyonlarını güçlendirmek isteyen bankaların aklına gelen iki tedbir, yeni kredi açmamak ve/veya yetmezse açılmış kredileri geri çağırmaktır. bu da kredi sıkışması demektir.
  • (bkz: #11122371)