şükela:  tümü | bugün
  • martin landau, angelica houston, alan alda, mia farrow ve yine filmin hem oyuncusu, hem de yonetmeni woody allen gibi cok saglam bir kadroya sahip, 1989 tarihli muhte$em bir sinema eseri. allen'in $a$kinligi, landau ve alda'nin mukemmel oyunu, diyaloglarin kalitesi, her$ey ayri guzel. hakkaten de suruyle ders vardi cikarilacak. bir de size allen'in filmde ettigi cilgin bir sozu yazivermek istiyorum: "the last time i was inside a woman was when i visited the statue of liberty."
  • 20 mayıs perşembe akşamı saat 22:00'da cnbc-e'de yayınlanacak film.
  • prof. louis levy'i yani, cliff'in (woody allen) üzerine belgesel çektiği şahsı aktör olmayan, allen'ın bizzat terapistinin oynadığı, dörtte birinin woody baba tarafından değiştirilip, yeniden yazılıp yeniden çekildiği film. allen bu filmi 1986 yapımlı hannah and her sisters filminde karakterlere bir yazar olarak çok yüz verdiğini düşünüp, ona karşılık olarak çekmiş.

    judah'ın yahudi aile yemeği sohbeti beynime kazındı, şöyle bir sülale yemeğimiz olsaydı 20 senelik hayatım boyunca, eminim hayatım daha farklı olurdu şu an.
  • woody allen'ın tüm enerjisini ortaya koyduğu, pek kadri bilinmemiş filmlerindendir. iki şifre vereyim: "üzerime sıçtı" ve "pencereden atladım".. beklenmedik ve insanı koparan iki woody alen klasiğidir bunlar. bunun dışında allen'ın hayat üzerine düşündüğü filmlerden biri diyelim. yani pek öyle radio days ya da hannah and her sisters havası bulamazsınız.
  • filmde alan alda'nın oynadıgı lester karakteri, gerçekte hem alan alda'nın hem de woody allen'ın bir dönem birlikte çalıştıkları fakat şiddetle gıcık oldukları larry gelbart isimli mizah/senaryo yazarı kişi üzerine kurulu imiş. ve dahası, "comedy is tragedy plus time" ya da "if it bends, it's funny; if it breaks, it's not funny" gibi replikler, bizzat gelbart'ın gerçek hayatta kullandıgı cümlelermiş.
    bunun dışında bu filmde en güzel yerlere serpilmiş olan ve dört bir yanı da ironilerle bezenmiş olan (çalmaya başlar başlamaz kör adamın kızıyla dansını görmemiz gibi) i'll be seeing you'yu filmin içinde çok sevdigimi söyleyebilirim.
  • cliff'in, lester'ı kötülemek için söylediği şu repliği de unutmamak lazım: "when you go for an exchange of ideas with him, you start to exchange fluids".
  • filmde kacirilmamasi gereken analizlerden biri louis levy karakterini oynayan prof. martin s. bergmann tarafindan aktarilmistir.
    zeki adam soyle der:

    "what we are aiming at when we are in love is a very strange paradox. the paradox consists of the fact that when we fall in love we are seeking to re-find some or all of the people to whom we were attached as children.

    on the other hand we also ask our new beloved to correct all the wrongs that these earlier parents and siblings inflicted on us.

    so that love contains in it the contradiction that we attempt to return to the past and (at the same time) we are attempting to undo the past."
  • 2 karakterin başından geçen suçluluğa ve günaha dair 2 ayrı olayın son sahnede birleştiği woody allen filmi. bu hikayelerden cinayet içerikli olanını 2005 yılında çektiği match point'te tekrar ele almıştır.