şükela:  tümü | bugün
  • bir ekşi sözlük yazarı.
  • melih gökçek'i seviyor ve kürt düşmanı.
    ekibine alacak varsa profili çok uygun bazı işler için. ben duyurdum, ergenin geleceği parlak. abileri destek çıksın.
    #27959793
    #28197012
  • bir ada.
    adaları çok sevmeme rağmen şimdi sözlük ahalisine an itibariyle uyumakta olan hakiki crinix* ile ilgili bilgi vereceğim. ada demişkeeen... ilerde bi "crinix büyükada'da" editi yapalım bence.*

    çayına uyku ilacı atsam da gözlerini limanda rum teyzelerin arasında mı açsa diye düşünüyorum bazen ama bu aralar hep uyuyor zaten belki de ilaca gerek kalmaz.* dün ve önceki gün de uyumuştu. hatta doğum gününün ilk yarım saatini bile uyanık geçirdiği şüpheli. insanlar neden gece uyur anlamıyorum. uyumadığı veya dota oynamadığı zamanların çoğunda iletişebildiğimizi* düşününce uyuduğu saatlerin artması görüşmede kendisinin söylediğinin aksine algısal olmayan bir düşüşe neden olmuş durumda.

    daha da yazacaktım da yazdıklarımı okuyunca böyle çekilmez, bikbikçi bi insan profil çizdiğimi fark ettim ama gerçek flaneurist bu değil. hadi tamam uyku ilaçlı kısım gayet gerçek ama* darlama dozum olduğundan fazla duruyor.

    crinix kişisinin sevilesi özelliklerinden bahsedeceğimi beklediyseniz her birinizden tek tek özür dilerim ama o kadar paylaşımcı olamıyom bu konuda, size kadar yok.*

    18/11/15:
    eğer hayatta bir save alma, bir sistem geri yükleme noktası oluşturma mümkün olsaydı 17 kasım 2015'in crinixli anlarına ara ara dönebilmek isterdim. *

    ada editi: büyükada'dan daha çok kınalıada'yı seven bir canlının olabileceğini düşünmüyordum ama epey yakınımdaymış :) kendisiyle kınalıada bile güzel geldi, öpüyoruz gözlerinden.
  • henüz dikkatleri üzerine çekmemiş yazar; gerçekçi olduğu için sanırım. bence yazdıkları acı da olsa okunmalı.
  • benimle takıla takıla benim gibi mal oldu, tatlış :)
  • 1) küs olmadığımız için yeni yılını kutlamadığım badim. bayramlar, özel günler vs. küs olanlar bi şekilde konuşma başlatsın diye var olan zamanlar değil mi? ben öyle biliyorum. hem yılının güzel geçmesine yardım etmek varken tüm sorumluluğu ona bırakacak kadar tembel değilim, çok şükür.

    2) doğum gününün ilk dakikalarında uyumayı iyiden iyiye huy edinmiş olan kişi. bu konuda şuan ne yapabilirim bilemiyorum ama seneye de aynısını yapmasın diye bir dizi önlem almak farz oldu.

    3) birlikte geçirilen zamanlarda çok mutlu olduğum halde sonrasında “ama crinix…”lerle başlayan darlamalara maruz bıraktığım.

    4) özlenen. ama nasıl desem…* aradaki kilometrelerden bağımsız böyle past, present ve future zamanlarını kapsayan bir özleme hali mevcut. hadi tamam ben özlemeden nasıl sevilir bilmiyorum zaten ama bu kadarı bana bile normal değil gibi geliyor bazen. bir “yaa okumasanıza” durumu var ve yazının devamında daha da saçma bi hal alabilir. o yüzden okumayın bence.*

    5) kendimle ilgili konularda kin tutmak, intikam almak gibi efor gerektiren şeylerden uzak duruyor olmama rağmen onu üzenleri bir şekilde bunu yaptıklarına pişman edelim istediğim. zaman makinesi için de oluru var gibi konuşmuyor hiç. nasıl yapalım bilemiyorum.

    bu sıralı sübjektif tanımlardan sonra şöyle bir soruyla başlayalım istiyorum; “hiç insan daha ilk defa gördüğü bir insan için “sevmesek bari” diye düşünür mü?”* düşünülebiliyormuş ki düşündüm. hayret bir şey. bence gayet de güzel başardım sevmemeyi uzun bir süre. suratına okul kapısını kapattıııım, yerime oturdu diye hırgür çıkarıp sınıfı terk etmesine sebep olduuum, koca 2 yıl sağıma dönmedim çok gerek duymadıkça daha ne yapsaydım? hatta bunlar da yetmedi gidip international long distance relationship sardım başıma. bakın az şeyler değil bunlar. kazasız belasız mezun oldum artık daha da başıma bi şey gelmez derkeen fb’un tanıyor olabileceğiniz şeysiyle kenarda çıkması ve benim arkadaşımı, yine, “crinix keşke kız olsaydı da arkadaş olsaydık değil mi?” diye darlamaya başlamam ve onun arkadaşlık isteği yollamasıyla başlayan bir sürece dahil ediliverdim.*

    -sims, harry potter, dan brown, öğretmenlik, çocuk sahibi olma, aile ilişkileri* vb. bir dönem fazlaca önem verdiğim konularda benden farklı düşünmekle kalmayıp beni “ama niye yaptın ki şimdi böyle bi şey. ben böyle düşünmüyorken mutluydum :( ” durumuna getiriyor,

    -kendisine getirdiğim trabzon kurabiyesine burun kıvırmaktan fazlasını yapıp gecenin bi yarısı pırasayı ne kadar sevmediğimden bahsederken canı çektiği için beni susturacak kadar pırasa* seviyor,

    -tartışmaları uzunca bi süre ben fark edene kadar “ne fenayım canım ben” kozuyla kazanıyor, kazanamayacak gibi olduğunda ya da kazanmaya tenezzül bile etmediği anlarda “ben bu konuyu konuşmak istemiyorum”larla savuşturup mevcut sinirinizi dışa yansıtmanıza mani oluyor,

    -zaman zaman “allah’ım gerçekten anlamıyor olabilir mi yoksa daha da mı kızdırmak istiyor” diye düşüncelere sevk etmekle kalmayıp tepki gösterdiğinizde “derdin ne ya” diyerek daha gergin bir ortam yaratabiliyor,

    olsa daaaaa

    aynı zamanda bir;
    -nice guy,
    -kedi seven erkek,
    -kadın ruhundan anlayan erkek,
    -inanılmaz tatlı gözleri olan dost,
    -trt gibi erkek,
    -mantıklı adam,
    -aşure yapan erkek,
    olduğu için “olsa da”lı kısmı sorun etmemekle kalmıyor o özelliklerini de sevimli bulabiliyorsunuz. (ben buluyorum ama siz çok da şeyapmayın, olur mu güzellerim?)

    ya bak… yazmayayım diyorum ama bi de şöyle bi şey var; ne zaman ne öğreteceğini kestiremiyorsunuz. ve dahi çoğu şeyi neden bildiğini düşünmek zorunda kalabiliyorsunuz. kendinizi parkta* yürürken bi anda helikopterlerin pervaneleriyle ilgili bi şeyler dinlerken ya da koltukta oturmuş öylece anın tadını çıkarırken bir çakmağa bakar ve yanma olayıyla ilgili bilgi alırken bulmanız başlarda biraz “ha?” tepkisi vermenize neden olsa da zamanla normal geliyor. geldi. çeşit çeşit konuya ilgisi olan, ilgi duyunca okuyan-izleyen, okuduğunu anlayan ve paylaşmayı seven bir kova burcu erkeği ile karşı karşıyayız resmen.

    uzuuuun uzun felsefe tarihi okumaktan pek hazzetmiyor olsa da felsefeye “bilgi sevgisi” olarak baktığımızda kendisine filozof dememek zor. bendeki dalin civcivi sendromuna rağmen anlattıkları da takdir edilesi zira öğrenmek isteyen ama öğrenemeyen bir öğrenciye en baba eğitimci bile ne kadar katlanır bilemiyorum.

    eve iş getirmeme ilkesinin yılmaz savunucularından olmasına rağmen kendisine yöneltilen farazi hukuk sorunlarına mantıklı çözümler bulmaya çalışıyor olması, objektif isnadiyet gibi kimi hukuki terimler sinirlerini bozsa, cebir’i matematikle ilişkilendirse de direniyor ve dinlemeye devam ediyor olması da bir diğer bahsedilmesi gereken hoş detay.

    sonraaaa bunca şeyden bahsedip umut'tan bahsetmemek de olacak gibi değil. sarıkaya’ların umut adeta hemen her anımızı önceden bilmekle kalmamış çizmiş. yurttaşlarım romalılar, böyle bir şey olabilir mi? oluyor. telefon görüşmelerimizdeen mandalina eşliğinde bi şeyler izlemeli anlarımıza ve dahi burada anmak istemediğim daha private anlara kadar her yerde. big brother'dan ne farkı var bilemiyorum.

    btw gözleri çok güzel demiş miydim?* 70 milyon karşısında utandırmak istemezdim ama objektif bir bilgi olarak bakabiliriz buna bence.

    “asla yapmam” dediklerimi bir bir yapayım diye yaratılmış olabilir, emin değilim. bu konu doktrinde epey tartışmalı. kendisiyle ilgili gelecek zamanı içine alan hayaller kurmayayım, durduk yere hem onu korkutup hem de gönül eğlendiren kadın çizgimden çıkmayayım diyorum ama bi yandan da bazı şeyleri yapabilelim istiyorum. ne kadardır yazıyorum bir kere bile ada* demedim mesela. hep onu düşündüğümden.* zaten o kadar dağınık yazdım ki büyük ihtimalle bir süre sonra okuyup “ay ne biçim olmuş yaaa sileyim mi ben onu? sonra yine yazarım, hı?” diye darlayacağım kendisini. çünkü darmeister olmak bunu gerektirir. (bkz: labeling theory)

    daha 1984, jelibon, philly, kolonya, rammstein ve diğer tatlı şeylerden bahsedemedim bile. bi sonraki sefere artık. *

    evet sevgili romalılar,
    tuzbuzz’a dönüşmeden anlatmaya çalıştım lakin ikinci x bu kadarına müsaade etti. kısa yazacak vaktim de yoktu o yüzden uzuuun uzun yazdım. bir öncekinde "crinix büyükada’da editi" yapma temennisinde bulunmuştum bu sefer hedefi büyük tutuyor ve crinix neden bir münih’te bir berlin’de olmasın diyorum.

    end of the kamu spotu. *
  • her zaman arkasini kolladigim arkadasim.

    --- spoiler ---

    o grave harikaydi ya!
    dorduncu gunun safaginda gelen gandalf gibi.
    --- spoiler ---

    ruslara karsi baltam seninle!
  • pek sevgili dota arkadaşım. takım işlerimiz yürümemiş olsa da bu kadar zaman sonra beraber oynaması keyifli bikaç kişiden biri.
    also (bkz: lone druid)
  • haftasonu kesintisiz birlikte vakit geçirildikten sonra* işe dönmenin normalinin üstünde rahatsız etmesine sebep olan suser.

    (bkz: mütemmim cüz)
  • ateisttir. buna saygı duyulur ama inançsız olmaya başkalarını zorlayan bir yobaz ve faşist olması acınasıdır. herkes dinsiz olsun ister kendi gibi. nerede bir başlık açılsa ateizm üzerine koşarak damlar bu inançsız. çocuklukta zor zamanlar yaşamış babası ile. o yüzden topluma nefreti.