şükela:  tümü | bugün
  • toplum ve kültürü ırk, hukuk ve iktidar kategorileriyle ilişkili olarak inceleyen teorik bir sosyal bilim çerçevesi.

    postmodern felsefeden geliştirilen eleştirel teoriye, sosyal sorunların bireysel ve psikolojik faktörlerden çok toplumsal yapılar ve kültürel varsayımlardan etkilendiğini ve yaratıldığını öne süren bir sosyal felsefeye dayanmaktadır. 1980'lerin ortalarında ve sonlarında amerikan hukuk okullarında ırk meseleleriyle ilgili eleştirel yasal çalışmaların yeniden çalışılmasıyla teorik bir hareket olarak başlamıştır.
  • ülkemizde yeteri kadar ilgi görmese de, "her olaya cinsellik, ırk ve cinsi tercihler gözüyle bakmanın akademik adı" denebilir çok basitçe.

    şöyle popüler bir örnek verelim: bildiğimiz gibi abd'de covid-19 salgını latin ve afrika-amerikalı kitleleri daha ağır etkiliyor, bu gruplara ait bireylerin virüsten ölüm oranları ortalamanın neredeyse iki katı.

    bu veriyi sıradan bir insana ilettiğimizde, "bunun altında yatan genetik veya biyolojik unsurlar nelerdir, acaba sebebi bunlar olabilir mi" diye düşünebilir. ama biz sıradan değiliz, uyanığız, liberaliz, hümanistiz. hemen olaya "critical race theory"'i uygularız ve sorarız: "acaba ırkçılık ve azınlıkların mağdur edilmiş olması buna nasıl sebep olmuş olabilir?". ve tabi elinde çekiç olduğu için her sorunu çivi görme semptomunun janjanlı hali olan bu teori bize şu cevabı verir: "siyahlar ve latinler tarih boyunca ezildiklerinden fakir kaldılar, kötü şartlarda yaşıyorlar, kötü besleniyorlar, hijyen şartları düşük ve o yüzden de virüsten daha kötü etkileniyorlar".

    başka bir deyişle bu teori, "ırkçılık geçmişte kaldı, günümüze bakalım" söylemini reddetmenin adıdır. bu teori sistemik ırkçılığın tarihin değişmez bir gerçeği olduğunu ve hala sürdüğünü önkabul olarak belirler. günümüzdeki her olayı da bu mercekten bakarak yorumlar.

    sarkastik yaklaşımım sizi yanıltmasın, bu yaklaşım her zaman yanlıştır demiyorum. elbette toplumdaki bazı gruplar diğerlerine göre bir çok açıdan daha dezavantajlı, ve bu grup mensupları olumsuzluklardan daha büyük oranda etkilenebiliyor. bunda şaşıracak bir şey yok. enteresan olan, bu teorinin size toplumsal her olaya "bir de bu gözle bakın" gibi bir tavsiyede bulunması. ve tabi tümdengelimci bu yaklaşımla hiç bir olayı "bunun ırkçılık ile alakası yok" diye değerlendirmenizin neredeyse imkansız hale gelmesi.

    doğru veya yanlış, yerli veya yersiz, önyargılı veya değil, günümüz amerikasını ve oradan da dünyayı saran atmosferi iyi tanımlayan önemli bir akademik teoridir.
  • götten uydurma bir teori. özetle bu teori modern liberallerin toplumda ortaya çıkan suçları, yetersizlikleri bireyden ziyade sisteme yüklemesidir. ve bunu bir enstrüman olarak kullanıp kendi ideolojilerini, dünya görüşlerini, inançlarını diğer insanlara empoze etmekte beis görmüyorlar. sistemi devrimsel yollarla yıkamayacaklarını bildikleri için critical race theory gibi istatistiksel rakamları ortaya koyup insanları yanıltıyorlar ve bu enstrümanları birer kaldıraç olarak kullanıyorlar. devrimciliği bırakın reformcu bir yaklaşımdan da uzak olduğunu söyleyebiliriz. çünkü sistemin içerisinde sistemi eleştirip kendi istedikleri gizli ajandalarını gerçekleştirebiliyorlar. biliyorum karışık oldu ama, amerika birleşik devletleri ve avrupa'nın geldiği nokta budur, karışıklık.

    secretary of defense & joint chiefs chair respond to rep. matt gaetz on critical race theory burada temsilci gaetz'in savunma bakanına ve genelkurmay başkanına sorduğu sorunun cevabını alamayışından anlıyorum. yerleşik düzenin (bizim komplo teorisyenlerinin deyimi ile pentagon) her halükarda gerçekleştirmek istedikleri düzeni sağlamak yolunda olduğunu görüyorum.

    bu işin arkaplanını anlamak için ayrıca bunu da inceleyebilirsiniz: (bkz: rusya ve abd ordusunun işe alım videosu/@lls)
  • irkciligin hayatimizin her bir kosesine kadar yansidigini ve bunun beyazlar tarafindan yapildigini tasdik etme anlamina gelir. son zamanlarda “critical race theory”'nin okullarda ders olarak ogretilip ogretilmemesi gerektigi tartisilmaya baslandi ve milliyetçiler bu fikre isyan ettiler. bu cok politik bir konu.

    her beyaz'a irkci diyemeyiz ve dememeliyiz. eger okullarda ogretilirse, beyaz cocuklar kendilerinden nefret edebilirler diyor milliyetciler.
  • liberal akademisyenlerin formüle ettiği ve uygulaması görünüşe göre bir hayli sıkıntılı olan teori. bunu sırf amerika'da okullarda öğretilirken çıkan olaylara ve gelen tepkilere bakarak söylemek mümkün. amerika'da şaşırtıcı bir şekilde merkezi/federal bir eğitim öğretim programı yok. eyalet bazında bir çerçeve çizilse de genelde uygulanacak programın ve ders kitaplarının seçimi yerel yönetimlere bırakılıyor. bu da son döneme kadar alabama ve benzeri güney eyaletlerinde amerikan iç savaşı'ndan "kuzeyli agresyonu"/northern aggression olarak bahsedilmesi ve yine kkk'in övülmesi gibi sonuçlar doğuruyor.

    crt'ye gelirsek, bu teoriyi tek bir cümle ile tanımlamak zor. daha çok ne anlattığına ve bu teori kapsamın küçük öğrencilere ne yaptırıldığına bakmak daha iyi bir fikir veriyor. amerika'da ortya konan anlayışa göre zencilerin bugün beyazlara oranla çok daha fakir olmasının sebebi yıllar boyunca gelen "servet biriktirememe" sorunudur. nedir bu sorun dersek, bugünkü zenci gençlerin büyükbabalarına veya atalarına bankaların kredi vermemesi, onların ev sahibi olamamaları, para biriktirememeleri ve birçok benzeri haktan mahrum olmaları sebebiyle bugünkü evlatlarına dişe dokunur bir miras bırakamamaları şeklinde özetlenebilir. zira miras, zenginliğin biricik kaynağıdır.

    dolayısıyla miras yoksunluğu nesiller boyu ortaya çıkan ve günümüzde de devam eden bir fakirliği ve sosyo-ekonomik eşitsizliği meydana getiriyor. crt kapsamında genç nesillerin bunun farkına varabilmesi için sınıflarda çeşitli uygulamalar yapılıyor. örneğin ilk/ortaokul çocukları sınıflarda beyazlar ayrı olacak şekilde ayrılıyor. diğer tarafta sayıca artık çok daha az olan yerli/kızıderililer, zenciler ve haksızlığa uğramış başka ırklara mensup kişilerin çocukları oluyor. beyaz çocuklar öğretmenlerinin de teşviğiyle zenci çocuklardan, onların bugün dahi devam eden eşitsizliği ve kendilerinin ise zenginliği sebebiyle özür diliyor.

    bu noktada da liberal olmayan, olsa dahi teoriyi doğru bulmayan ve aşırı milliyetçi olan beyaz aileler de zıvanadan çıkıyor. "benim çocuğum suçlu değil, onun psikolojisini bu şekilde bozamazsınız" diyorlar. liberal akademisyen ve öğretmenler de çocuğun zaten suçlu olmadığını ama bu şekilde bir farkındalık kazanmanın sorunları çözmek için gerekli olduğunu savunuyor. bu konuda son derece ciddi olaylar çıktğını ve bazı eyaletlerde okul-aile birliği toplantılarında kavgalar yaşanıp tutuklanmalar yapıldığını da belirtmek gerekir.

    crt kısaca bu şekilde liberal akademisyenler tarafından ayrımcılığa uğrayan kesimlerin bugün dahi yaşadığı eşitsizliğin herkesin farkına varması için öne sürülmüş çok tartışılan bir teori. görünen o ki yakın zamanda da tartışmalar biteceğe benzemiyor.
  • hukukta babanizin yaptigi seyden sorumlu olmazsiniz ama is crt denen sacmaliga gelince 7 gobek dedenizin yaptigi seyden sizin suclu olmaniz gerekiyormus. bu crt denen gerizekalica teori siyahi fasistlerin bir nevi sacma uydurmalarindan biri. toplumda bir yere gelmemelerin kendilerinin uyum saglamamak istemeleri oldugunu anlamiyor bu arkadaslar. bizim de almanyada gurbetciler var bu kadar aglamiyor, yillarca ingiliz egemenliginde somurulen hintliler bu kadar aglamiyor ama amerikada esit haklara ve imkanlara sahip olan siyahiler hep agliyor. aslinda bunun temeli ben niye zengin ailede dogmadim diye ona buna suc atma kafasi. siyahi toplumunda kendini gelistiren bireyler zaten orta ust segmente kendini adapte edip cocuklarini daha iyi okullara gonderiyorlar daha iyi bir cevrede daha az suc oranina sahip yerlerde yasiyorlar. bunlarin toplumsal irkci ayrim falan var dedigi sey tamamen yalan gercekte maddi bir farklilik var ondan dolayi olusan az bakimli cevre var. sinif farki var filan bunlar bos isler, dunyanin neresinde eforsuz en luks muhitte oturup en iyi okullara ve iyi cevreye sahip olundugu gorulmus. son olarak bu arkadaslar amerikayi gram bilmiyorlar senelerdir icinde yasiyorlar ama hala amerikanin bir sosyal devlet olmadigini kavrayamamislar yardimlardan gelen paralarla kendileri ust segmente kapagi atip beyaz muhitlere tasiniyorlar ama onlara sorarsaniz hala sistemik bir irkcilik var :d
  • resmen beyaz çocuklara kendilerinden nefret etmelerini salık veren, abd'nin güney afrika'ya dönmesi için döşenen yapı taşlarından en önemlilerinden birisidir. arkasında da malum 3 harfliler vardır. (ingilizcesi 3 harfli)

    aynısını türkiye'ye uyarlarsak, türk çocuklarına kendilerinden, kültürlerinden ve de tarihlerinden nefret etmelerini "öğretip", bu "dersi" müfredata sokup, nerede zenci, afgan, suri varsa hepsini pohpohlayıp ve bunlara pozitif ayrımcılık yapılmasına benzetebiliriz.

    elbette ılık bir tomar ekşicinin bayıldığı bir teoridir. elbette sosyal "bilimler" denilen kültürel marksizm yuvası abd üniversitelerinden kafa karıştırıcı bir milyon tane "kaynak" getirebilirler. itibar etmeyin.

    bu manyaklar women kelimesinin içinde men geçiyor diye "makale" veya "yayın" falan yayınlayan tipler. okuyup beyin ambolizasyonu geçirmek istiyorsanız, siz bilirsiniz tabii.

    bu tiplerin nelerle uğraştığına örnek olması açısından:

    1) almanca'daki der das die gibi ekleri gender neutral yapmaya çalışmak
    https://text.npr.org/1049603171

    2) bir adet queer, non-binary zencinin her günü zenci iyilik günü ilan etmek istemesi:
    https://blavity.com/…wellness-day?category1=opinion

    3) dave chapelle translarla dalga geçtiği için bir queer'in gözüyle dave chapelle'in son şovu sistematik zorbalıkmış
    https://ctmirror.org/…r-institutionalized-bullying/

    4) ingiltere'deki transfobi konusunu tartışmaya açmak
    https://www.thecanary.co/…ains-transphobia-problem/
    vs.
  • bu boktan ideoloji sayesinde abd'de okullar hiç olmadığı kadar endoktrinasyon merkezi haline geldi. batılı solcu, marksist güruh kendi düşüncelerini çocukların üzerine açık açık empoze ediyor. geçtiğimiz günlerde daha küçücük çocukları lgbt barlarına götürerek onları tanıtmaya çalıştı. yemin ediyorum tam beyin özürlüler sürüsü. kendilerine küçük antifacıklar ve libtardlar yetiştirmeye çalışıyorlar ve ilginç bir biçimde abd yerleşik düzeni buna ses çıkarmıyor aksine destekliyor. (acaba seks, para ile solcu yobaz kitleleri daha kolay etkileyip yönlendirebildikleri için mi? enteresan değil mi eskiden sağcılar için söylenenler bugün solcular için geçerli hale geldi. 68'de solcuların dediklerini bugün sağcılar söylüyor ) ayrıca
    https://www.independent.co.uk/…-grill-b1947320.html

    iş öyle bir noktaya geldi ki okul yönetimlerine karşı aileler artık ayaklanmaya başladı.
    https://twitter.com/…eru/status/1455920077765632008

    bizim buradaki cahiller de they/them diye modaya uysun, aha varacağınız nokta bu olur. bu orospu çocuğu lacivert marksist/libtardlar böyle yapmaya devam ederse birçok aile homeschooling'e ve özel okula geçecek gibi duruyor. ve yine bu politikalara akademi, film, dizi yollarıyla devam ederlerse tüm dünya iyice bok çukuruna dönecek.

    pink floyd - another brick in the wall
  • woke ideoloji'nin tavan yaptığı örneklerden bir tanesi. temeli çok zayıf bir "çoğunluk" hipotezi.

    woke öldürmez, ancak hayat boyu süründürür.

    uzak durun.
3 entry daha

hesabın var mı? giriş yap