*

şükela:  tümü | bugün
  • ağır çalışma koşullarında, ucuz işgücüne dayalı, çocuk işçiler kullanılarak veya hayvanlara eziyet edilerek vb. şekilde üretim yapılmasını engellemek ve üretilen ürünlerin kullanımının önüne geçmek için başlatılmış bir hareket.

    "cruelty-free" olarak anılıyor ve uygun şartlarda, uygun ürünlerle (mesela hayvanlardan elde edilen hammadde kullanılmadan) üretilmiş ürünlerin üzerinde bu ibare yer alıyor.
  • bundan sonra kullanacağım ürünlerde mutlaka arayacağım ibare.
  • kesinlikle işe yaracak harekettir. milyonlarca dolar kazanan firmalar sırf bu ibareyi vicdanları rahat olarak ürünlerine koyabilmek için gelir amaçlarını bir kenara bırakıp işçilerinin maaşına zam yapacak, çalışma saatlerini düzenleyecek, hayvanları canlı olarak görecek hatta kullandıkları bitkilere bile saygılı davranacaklardır, kesinlikle.
  • tamamen göz boyamadan ibaret,sirketlerin marketing amaclarina hizmet eden bir calismadir.

    simdi agir calisma kosullarinda calisan insanlar olmadan o kullanilan cep telefonlari,uzakdogudan gelen kiyafetler,ürünler etc o fiyatlara imal edilemez,kisaca dünyada biri sömürülmeden baskasi ondan yararlanamaz.

    kisacasi icini rahatlatmak isteyen ama neyin ne oldugundan habersiz olan daha dogrusu olmak istemeyen insanlari tatmin edecek ibare-calismadir.
  • türkiye'de buna benzer bir simge sisteminin zorunlu hale gelmesi için vegan kolektif tarafından imza kampanyası başlatıldı:

    http://imzakampanyam.com/…er-almasi-imza-kampanyasi
  • hayvanlar üzerinde deney yapmayan kozmetik ürünler için tanımlama öbeği. mutlaka cruelty free olanları tercih ediniz.
  • (bkz: leaping bunny)
  • hayvanlar üstünde deney yapmadan, deney yapmaya zorlayan ülkelerde* satış yapmayan, hayvanlara zarar vermeden satış yapan markalara verilen sıfat.
    bu siteden istediğiniz ürünün/firmanın cruelty-free olup olmadığına bakabilirsiniz.
  • vegan olmak çok zor keşke olabilsem, ama hassas olduğum konu kozmetik ürünlerin cruelty-free olması. sürekli takip ediyorum, çünkü bir firmanın leaping bunny yada cruelty-free listesinden çıkması an meselesi olabiliyor. hele ki kendi markası deney yapmayıp, hayvansal ürün kullanmazken, bünyesinde bulunan dev firma*, deneylerde hayvan kullanabiliyor. böyle de karışık durumlar var işte.
  • işkencesiz üretilen ürünlere verilen ibare. (hadi ya)
    açıkçası bir kaç sene önce cruelty-free ürünlere dikkat etmeye başlayacağıma dair bir söz vermiştim kendi kendime. çok geniş bir makyaj malzemesi koleksiyonum yok, hatta makyaj malzemesi koleksiyonum bile yok. fakat en azından bir maskara almak istediğim zaman, verdiği dolgunluktan çok cruelty-free olup olmadığına bakacağıma dair bir söz vermiştim. böyle dediğime de bakmayın çok anlamıyorum maskaradan filan. her seferinde değişik bir şey deneyeyim diye alıyorum öyle bir şeyler. ki aslında her seferinde değişik bir marka ya da ürün denemek hoşuma gidiyor zaten. işte tam da bu sebeple tüm bu cruelty-free listelerini boş vermiştim, deneyimleme alanımı sınırlıyorlar diye. (evet, çünkü her kuşu s.kiyorum bir leylek kalıyor) hatta o zamanlar leaping bunny'ye de üye mi olmuşum, n'apmışsam adamlar bıkmadan usanmadan mail atıyorlar da durup bir ''aa ben böyle bir şey koymuştum kafaya'' diye düşünmüyorum.
    şimdi tekrar düşünmeye başlamamın sebebi de; gece gece yine youtube'un karanlık taraflarında gezerken denk geldiğim bu ''how cruel is my make-up bag ?'' videosu. fikir inanılmaz hoşuma gitti çünkü hayatında bu tarz bir değişim yapmak isteyen birinin başlangıç videosu ve kullandığı şu liste de oldukça hoş. gerçi leaping bunny'nin listesi daha geniştir zannediyorum, karşılaştırmadım. ben emin olmak için bulabildiğim tüm listelere tek tek bakıyorum. bu videodan sonra ben de elimdeki ürünlere şöyle bir baktım. bundan sonra da kullandığım ürünler bittiği zaman yerlerini kesinlikle cruelty-free ürünlerle değiştirmeye karar verdim. makyaj koleksiyonu nazaran küçük biri için bunu başarmak elbette daha kolay ama eğer sizin makyaj malzemelerine özel bir ilginiz varsa ve büyük bir koleksiyonunuz varsa şöyle de düşünebilirsiniz: evet o elinizdeki eyeliner muhteşem olabilir ama eminim ki başka markalarda da en az o kadar muhteşem bir ürün vardır. ya da hiç bir şey vazgeçilmez değildir filan. (kendim yapıyormuşum gibi bir de akıl vermeye çalışmam hoş değil aslında. ama doğru olduğunu inkar edemezsiniz) fakat her şeyi deneme merakı daha zor köreltiliyor, uzun dönemde onun nasıl üstesinden gelinir bilemiyorum. bir de işin cilt bakım ürünleri yüzü var ki beni makyaj malzemelerinden çok daha fazla zorluyor. çünkü evet bir göz kalemini başka bir markada arayabilirsin ya da kullanmayı tamamen kesebilirsin ama özellikle sorunlu bir cildin varsa cilt hassasiyetlerine çok iyi gelen bir cilt bakım ürününü nasıl kullanmayı bırakabilirsin ? üstelik başka markalarda benzer ürünü bulma durumu cilt bakım ürünleri için aynı oranda başarı sağlamıyor genelde. tabii bir de işin ilaç sektörü boyutu var ki sadece uzun uzun uzaklara dalabiliyorum. değil insan olmak, insan olmaya çalışmak bile çok zor bi' hal almaya başlıyor. ama videoda da dendiği gibi ''doğru şeyleri yapmak her zaman kolay değildir'' (dumbledor söylemiş, sanırım herkes hayatında en az bir kere söylemiştir zaten bu sözü) sonuç olarak cruelty-free ibaresine dikkat etmek zor, ama imkansız değil. gazam mübarek olsun !