şükela:  tümü | bugün
  • hibernasyondan faydalanılarak "dondur,bekle,canlandır" i$lemi.ölümsüzlüğü taahhüt ediyor.ölümün rapor edildiği tarihten makul bir süre sonra –ki bunun hakkında bilgim yok-derece derece dondurulan beden, tıbbın çok evleri$li bir düzeye ula$acağı zaman diriltilmek üzere saklanıyor.bu süre zarfında olu$an hasarları tamir etmek içinse nanorobotlardan faydalanılacak olan uygulamanın bedeli 30 ila 150 bin dolar arasında deği$irken,uygulamayı vasiyet edenler arasında micheal jackson ba$ı çekiyormu$.
    bilim adamların ikiye bölen bu fantastik kabus için nanorobotların yapımından önce sümme ha$a yeti$ papa diyerek detayları verirsek;

    http://www.cryonics.org/
    http://iskelet2009.f2g.net/mysite/bilim.htm
    http://www.ykykultur.com.tr/…ito/40/selimbadur.html
    http://en.wikipedia.org/wiki/cryonics
  • geleceğe yönelik toptan yatırım yapmak isteyenler için ideal bir çerçeve. misal hayatınızdan memnun değil misiniz?..herşey sizi çok mu sıkıyor?. hayatınızdai kimse umrunuzda değil mi?. bastırıyorsunuz parayı zınk diye donduruveriyorlar sizi. demolition man denen gudik aksiyon filmine de konu olmuştu bu durum. sen onca azılı suçluyu ceza olsun diye dondurma ünitesine al sonra adamlar gelecekte çözülünce ortalığı kana bulasınlar. olacak şey değil. cryonics'in amacı ise şu anda varolan teknolojiyle tedavi edilemeyen hastaları gelecekte gelişmiş teknolojiler tedavi eder diyerek ölümcül hastaları dondurmak. yani biz pragmatist değiliz haşa parada pulda değiliz insanlar iyi olsunlar tek diyorlar. yine de bu tedavi etme amaçlı bir yazı tura eylemi aslında bir nevi. yani cryogenicse göre tarih normal seyrinde akacak, teknoloji bu hızla gelişmeye devam edecek, insanlık yine böyle huzurlu mutlu mesut kalacak diye varsayılıyor. bir nevi müneccimlik durumu da var anlayacağınız. geleceği bu kadar net öngörebilen bir bilim dalı daha görülmemiştir sanıyorum.

    hibernasyona getirilen eleştirilerden birisi de uygulanan işleim hücre yapısında kalıcı hasar bırakabileceğine dair. yapılan bazı araştırmalara göre dondurma işlerimden sonra normal bir geri dönüş olmuyor. hücre yapısı içinde bulunan dna adaptasyon geliştirmek gibi bir lükse sahip olsa da hücre yapısında bulunan bazı komponentler bu geri dönüşümden kurtulamayabiliyor. 1962'den beri devam eden araştırmaların kesin bir neticesi alınmış da değil bu hususta. ancak cryogenics oldukça bilim kurgusal duran vaadiyle insanları cezbetmeye devam ediyor ve türkiyeden de şimdiden 16 kişi dondurulma talebinde bulunmuş 2006 itibariyle. bu kişiler kimlerdir merak içindeyim şahsen.

    öngörülemeyen geleceğe dair yapılan bu yatırım insan hayatına ''dur'' denilmesidir bir yerde. zamanı durduramıyorsak o zaman hayatı durdururuz gibi bir anlayış güdülüyor. lakin hayat da devam ediyor. örneğin dondurulacak olan kişilere ait hukuksal durumlarda ne gibi düzenlemeler yapılacağı tamamen muallak şu anda. kamu davası olan, mirasıyla ilgili durumu olan bu kişilerin dondurulma işleminden sonra ne şekilde tanımlanacağı belirsiz. ölü olarak mı resmileştirilecekler yoksa diri mi? yani diyelim ki çok zengin biri var ve dondurulmayı seçiyor. bu kişi mallarını miras payı olarak vasilerine devredecek mi? devretmeyecekse o malları ne yapacak? ya da bu kişiye miras kalırsa o mirası da mı donduracaklar?..henüz bunlar cevapsız. neden?..çünkü bu uygulama yaygın değil ve bir nevi uzay seyahatleri gibi sadece ütopik olarak algılanıyor. ama cryonics bir gerçek.

    kurtuluş olsun diye dondurulmaksa bir çözüm olmayacaktır kanımca. tekrar seni çözdükten sonra geleceğin dünyada seni neler bekler ve sen yüzde yüz yabancı olacağın bu dünyaya adapte olabilir misin?. hadi diyelim adapte oldun bu geleceğin dünya sanıldığı gibi üstün bir teknolojiye sahip refah ve huzur dolu bir ortam mı olur yoksa einstein'ın meşhur lafında olduğu gibi taşla sopayla dördüncü dünya savaşına hazırlanan bir yere de doğarsın orası bilinmez.

    post apokaliptik pesimist habercilik fütursuzca sundu.
  • (bkz: abre los ojos)
  • (bkz: crionics)
  • taze ölüyü alalım, hemen sıvısını çekelim, eksi bilmemyüzküsür e getirelim, böylece ne bozulur, ne çürür, ileride diriltebiliriz belki, çabalarının adı...
  • bu yöntemden ilk bahseden ya da düşünen kişi neil r. jones'tur. 1930'larda yazdığı bir kitapta insanların dondurulup belli bir zaman sonra yeniden uyandırılmasından bahsediliyordu.

    terim olarak ise 1960'lardan sonra kullanılmaya başlanmıştır.
  • alcor firması yapıyor bunu
  • müminlerin kafasını bozan bir işlem.

    aslında müminlerin neden bu işe sinir olduğunu anlıyorum. yani ölümden sonra, sonsuz bir süre için tomurcuklanmış kızlar ve şarap nehirleri ile ödüllendirilmek için beş vakit namaz zekat hac vs eylemlere girişsem; tüm bu ödüllerin var olmadığına göre hareket eden insanlara haset duyabilirdim belki. haliyle bilimin, yaşamın kendisine hükmedeceğini düşünenlere de çok bozulurdum.

    ama maalesef, gerçek bu. dünya ortaçağdan kalma mitolojilere göre değil, gerçekliğin kurallarına göre işliyor. bilim de o gerçekliğin kurallarını keşfetme disiplinidir hali hazırda. bilime biat diye bir şey olmaz. dinlere biat edilir. bilim hiçbir zaman kesinlikten bahsetmez çünkü. hiçbir bilimsel bilgi yüzde yüz kesin olmak zorunda değildir. bilim, şüphenin olduğu yerde vardır.

    neyse. ne diyorduk? bugün kendimize kök hücrelerden organ yapmaktan bir adım uzaklıktayız, bakterilerden sineklere geniş ayılabilecek bir yelpazede pek çok tür genetik metotlarla yapılabiliyor,değiştirilebiliyor. hal böyleyken, insanın kendi yaşamını bilim ile kontrol etmesine ramak kalmıştır demek yanlış olmaz. tabii ruh gibi metafizik subjelerin gerçekte pek bir yeri olmadığını, beynimizin o dediklerinin hepsini yapabildiğini de bilmen lazım.

    cyronics bugünün koşullarıyla işe yarar mı, bu aslında kavramın kendisine aykırı bir soru. zira en nihayetinde bilimin lineer bir biçimde ilerlemeye devam ederek bugün başarılamayan bir resusciate işleminin gelecekte gerçekleştirilmesi, cyronicsin iddiası. her bilimsel konuda olduğu gibi, kesinliği yok. zaten kimsenin de yüzde yüz garanti verdiğini sanmam. ironik bir biçimde, daha ileride, daha ileri teknolojiyle yapılacak işlemler, daha kolay -daha evvel- diriltilebilen "hasta"lar yaratabileceğinden, belki gelecekte bu tip işlemlerin ayağı yere daha iyi basacak, onu söyleyebiliriz.

    cryonics, ister inanın ister inanmayın, ileride sıradan insanların emeklilik planlarında yer edecek denli yaygınlaşacak bir olgu. zira bilim ilerledikçe, hayali bir cennet cehenneme inanan insanların sayısı, doğal olarak azalıyor. haliyle insanlar dünyada ne kadar çok zaman geçirebilirlerse o kadar geçirmek istiyorlar. gayet doğal.

    tacirliğe gelince. cryonics bu devirlerde çok pahalı. haliyle bu işe para ayırabilecek adamlar zaten para sıçan, bugün paramı nereye savursam diye düşünen insanlar. dolayısıyla bugünün prematüre cryonics metotları işe yaramazsa pek bir şey kaçırmazlar. peki ya işe yararsa?

    bu yalnızca ölümü yenmekle alakalı bir problem değil. hatta aslında ölümü yenmekle alakalı bir problem değil. bir düşün bakalım ,mesela, beş yüz yıl sonra dünyanın nasıl bir yer olacağını. 1510 yılından birini günümüze getirsek neler hissederdi? işte aynısının katmerlisi geçerli burada. asıl mesele geleceği görebilmek, gelecekte kısa bir müddet de olsa var olabilmekle alakalı. bu teknolojiyle başarılı bir şekilde resusciate edilen şahıslar bizim aksimize yıl 2600 oldu uçan arabalar nerede orospu çocukları diyebilecekler. burada asıl mesele.
  • alcor life extension foundation isimli şirket tarafından yapılan ve türkiye'den güner kuban'ın başvurmuş olduğu işlem. bir acayip. eğer gerçekten teknoloji o kadar ilerlerse ve ölenlerin diriltilmesi mümkün olursa, bu işlemi istediğiniz yaşta yapabiliyorlarmış. yani 80 inde ölüp, 17 sinde dirilebilirsiniz. kabirde yatacağıma tüpte buz içinde yatarım diye düşünüyorlar herhalde başvuranlar. bir umut. ama yine de rahatsız ediyor beni bunun bir tarafı. tekrar dirildiğini düşünelim; sevdiğin herkes ölmüş, ne coğrafyalar senin bildiğin gibi, ne dil, ne de insanlar. ama hafızan aynen yerinde. her bir detayı tek tek hatırlayıp, kahrolabilirsin. ken grimwood un replayinde olduğu gibi. insanı ikilemlere sürüklüyor.
    http://haber.mynet.com/…liyor-596557-foto-analiz-10
    çekici mi? evet,fikren. ama fiziken; hayır. ben almayayım.
  • bu konu hakkindaki dusuncelerim su sekilde:

    - oncelikle bu konuyu detayli arastirdigimi soyleyeyim. siz olmeden "beni dondurun" demeniz yasal olarak mumkun degil. yani bu islem ancak siz oldukten sonra yapilabiliyor. legally dead oluyorsunuz bu durumda. mirasiniz paylasiliyor. hatta bu sirketlerin odemesini hayat sigortaniz yapabiliyor beneficiary olarak sirketi gosterirseniz. siz aylik bir uyelik ucreti oduyorsunuz ve sirketin istedigi tutarda hayat sigortasi yaptiriyorsunuz. oldukten sonrasi icin 2 dondurma paketleri var biri beyin dodnruma digeri ful dondurma. beyinden de beni uretebilirler diyenler daha ucuz olan bu paketi secebiliyorlar. ful icin 200k$ sadece beyin icin 80k$'lik hayat sigortasi yaptirmaniz gerekiyor.
    - bir gun sadece tek bir kromozomunuzdan sizi tekrar olusturabileceklerine inaniyorum. teorik olarak mumkun. tabii bu bir gun 50 yil sonra mi olur 5.000 yil sonra mi bilemiyorum.
    - bir gun olumsuzlugun de kesfedilecegine inaniyorum. tibbi metodlar ile curumem engellenebilir.
    - ustteki 2 madde nedeniyle olayin teknik yaniyla ilgili bir problemim yok.
    - asil sorun bu sureci kim yonetecegi konusunda. simdi alcor diye bir sirket cikmis. sirket dedigimiz sey 500 yil sonrasi icin pek guvenilir bir sey degil. default risk diye bir sey var bir sirket hissesini alirken, 1-2 aylik zamanlar icin bile bu riski dusunuyorsun. koskoca lehman gitti, alcor mu gitmeyecek? belirsiz bir zaman diliminden bahsediyoruz ne belli 50 yil sonra "battik biz kardesim bu donmus tipleri daha fazla preserve edemeyecegiz" diyerek dukkani kapatmayacaklari. yasal olarak da olusun sonucta. kaldi ki ben bu sirkete kredi veriyor olsam "highly risky" olarak nitelendiririm. benden toplam 200 bin $ para aldi ve bu hizmeti belki de sonsuza kadar sunmak durumunda. e bunun nitrojeni var, elektrigi var :) bu is bekledikleri kadar yakin olmassa ne olacak?
    - hadi daha gencim 30-40 yil filan olmem bir aksilik olmassa. kilo verir, sigara birakir bir de saglikli beslenirsem 50 yil olur belki de. bu surecte bu isler gelisir, devlet garantisi filan olursa, bir de triple a rating'li vs bir devlet garanti veriyorsa belki bu sirketin batma riski goz ardi edilebilir.
    - fakat ayri bir problem hakkinizi savunacak kimse olmamasi. yani resmen olusunuz. atiyorum sirket "ulan 3000 kisi donmus bekliyor, dunyanin masrafi biz bunlardan bazilarini gomelim veya revive process'i basarisiz oldu diyip sallayalim" derse ya da garantor vs olan devlet bir gun cryonics sirketlerine "200 yildan once dondurulmus bu arkadaslari canlandirmaniza gerek yok. zaten nufus problem, bir de bunlar sosyal sorun olacak dil bilmez, yol bilmez" derse oturup sizin adiniza dava acacak, isinizi takip edecek kimse olmayacaktir ortada. kim tarih oncesinden kalma biri icin ugrasir ki? hadi 50-100 yil icinde bu revive teknolojisi gelisse torun torba kucuk bir ihtimal ugrasabilir ama acikcasi hepimiz biliyoruz ki michael jackson vb. degilseniz bundan 200 yil sonra mezarinizin yerini bilen kimse kalmayacak. donmus sizle niye ugrassin herhangi biri?
    - bir de olayin öldüğün an müdahele edilme gereksinimi var. oleceginizi anlayinca arayin gelip bekleyelim diyorlar. yok artik.
    - simdi best case'te 300 yil sonra revive teknolojisi bulundu diyelim, ustune sirket de duruyor, siz de hala donuksunuz. sirket de delikanli cikti, sizi canlandirdi. burada da cok ciddi baska bir problem ortaya cikiyor. simdi 300 yil oncesinden birini sokaga bir salmayi deneyin bakalim :) bu 300 degil belki de 500 olur. bir de teknoloji exponential olarak gelisiyor. son 100 yilda yapilan kesiflerin toplam finansal degeri, son 1000 yildakilerden daha fazladir herhade. bu demektir ki 300 yil sonra resmen hayvan gibisiniz belki milletin evde besledigi maymunlar filan sizden daha zeki vs. yani hadi arkadas yok, aile yok, coluk cocuk yok, anne yok, baba yok, 5 kurus para yok, bir meslek yok is yok guc yok kismini gectim. tekrar baslariz diyebilir cogu kisi. fakat tekrar baslama ihtimaliniz de yok. belki ilk revive edilenlerden olursaniz anilarinizi anlatir ilgi cekersiniz de bu is madem basariyla tuttu sizin gibi cok olacaktir. resmen multeci olursunuz valla. bir de hafizanizi tamamen kaybetmis olarak da geri gelebilirsiniz ki bu en kotusu. resmen bok gibi bir yeni hayata merhaba diyorsunuz.

    acikcasi ilk 2 maddede soyledigim notlardan dolayi kendimi oldukca sanssiz hissediyordum. sonucta olumsuzlugun bulunacagi nesilleri bir kac yuzyilla kacirdigimizi dusunuyorum sadece. bu dusuncem nedeniyle bu olay ilgimi cekmisti. ama biraz alcor'da faq filan okuduktan sonra teorik olarak ok fakat pratikte kesinlikle infeasible gordum bu sureci.

    belki 500 milyon $'im olsa," ne olacak oldugum zaman mezara gömeceklerine dondursunlar hele bir bakalım" diyerekten istedikleri parayi gomerdim buraya. 5 milyon $ da para verip bunu beni canladirana kadar finansal degerini koruyacak sekilde (amerikan hazine bonosu filan alsinlar 50 yillik, maturity'si geldikce yine alsinlar) degerlendirin o zaman alacagim derdim (kesin vardir boyle yan servisleri). ama su an oldukca mantiksiz gorunuyor. zaten faq'larini okudugumda "ruh bedenden ayrilmiyor mu?" "yok ayrilmaz o oldukten 15 dakika filan sonra ayriliyor biz hemen donduruyoruz" seklinde inanilmaz mantiksiz seyler gordum. en ufak bir guven vermediler.

    bu haliyle acikcasi bu islem ve bunu yapan alcor sirketi hakkinda tek bir yorumum olabilir: umut tacirleri