şükela:  tümü | bugün
  • bodrum güvercinlik'te 5 yıldızlı bir otel köyü, ancak üzülerek belirtmeliyim ki gittiğim en kötü 5 yıldızlı otel. denizi inanılmaz derecede bulanık. tripadvisor'da sebebini kumların ince olmasına falan bağlıyorlar ama alakasız yok, ilerideki balık üretim çiftliği koyun suyunu mahvediyor. koy bu arada inanılmaz güzel bir koy, müthiş bir manzarası var. insan bu suyun başka yerde kurulabilecek bir balık üretim çiftliği yüzünden bozulmasına çok üzülüyor. onun dışında, çaylar çok kötü ve soğuk içme suyu bulmak çoğu zaman zor. hijyen konusu bana göre iyi. yemekler bana göre fena değil. çoğunlukla çocuklu aileler tercih ediyor. bu otelin yerinde olsam, balık çiftliğinden kurtulunması için elimden geleni yapar, servis elemanlarının hizmet kalitesini bir denetimden geçirir, yemek çeşidini artırır ve doğru düzgün bir gece klübü yaptırırım otele. valla yazık koyun güzelliğine.

    edit: dün gece oteldeki insanlar zehirlendi. yaklaşık 80 kişi bodrum devlet hastanesi'ne gitmiş. hasta nakil aracına ben de tanığım. bodrum'da bir salgın olmadığını, sadece bu otelden hastaneye hasta gittiğini duydum. ben ve annem zehirlenmedik çok şükür, basit bir bağırsak bozukluğuyla yırttık. zehirlenme sebebi yemekler mi yoksa arıtma suyu mu bilmiyorum. çünkü arıtma tesisinden gelen korkunç kötü kokular, odamızı iki gün boyunca doldurdu. şu anda da havaalanındayız. yarın gece döneceğimize bugün dönüyoruz-başka bir deyişle-kaçıyoruz. allah otelin çalışanlarına özellikle sabır versin. zaten normal çalışan sayısının altında olduklarına dikkat etmiştim.
  • balayımı burada geçirmiştim, hayatımda gördüğüm en kötü otel olabilir kendisi. işim gereği otellerde denetim yapar, her alanına girerim. crystal markasının çok da iyi olmadığını bilmeme rağmen bu kadar kötü olacağını tahmin edemeyerek bir şans verip buraya balayı için rezervasyon yaptırdık. çalışanlar salkım saçak geziyor, balayı konsepti dahilinde verilecek ufak tefek güzelliklerden eser yok, hadi bunlar çok önemli değil diyelim de odanın banyosuna girebilmek için duvar ile kapı arasında çok az bir mesafe var, duvara yapışarak geçebiliyorsunuz içeriye. kapı cam ve üst menteşesi kırılmış olduğundan kapı dengeli durmuyor, alttan kaldırarak kapıyı tutup geçmeniz gerekiyor. alttan tutabilmek için de haliyle ayağınızı kapının altına sokmanız gerekiyor. kapı ayağımızı parçalamadan atlatabildik ama bunun giderilmesi için tekniğe haber verdiğimiz halde gelip yapmadılar.
    yaz sıcağında koca otelde bir bardak limonata bulamamıştık. kürdan bile yoktu yahu, bodrum merkeze gidip aldık hepsini. mobilyalar berbat ötesiydi.
    tek güzel yanı orman ve deniz arasında kalması ve barın olduğu iskelesiydi. amma velakin iskeledeki tüm şezlonglar alman turist tarafından havlu atılmak suretiyle kapılmış, saatlerce boş kalmasına rağmen asla kullanamıyorsunuz. uzaktan baktık öyle oraya da, alman turistin üzerime koşup hebele hübele bağırıp çağırmasına bir kere daha maruz kalmak istemediğimizden.
    rus turistler restaurantta etraflarındaki 4-5 masaya kimseyi oturtmuyordu.
    turistin de çomarı varmış bunu anladık.

    havuz kaydıraklarında yeterince su olmadığından kayamıyorsunuz sürünerek iniyorsunuz neredeyse ve indiğiniz noktada havuz derinliği çok çok az. az biraz ivmelenerek kaysanız kafa göz havuz zeminine çarpar çok rahat ki çarptık da zaten. tüm bunları genel müdüre aktardığımızda "ben ne yapabilirim" tavrıyla karşı karşıya kaldık. o otele bir bedel ödeyip hizmet satın alıyorsak kusura bakmayın da benim orda yararlanacağım hakları kimse kısıtlayamaz ve otel de bunun önüne geçebilmenin çaresini arar.
    yazık günah bu otele 5 yıldız verilmiş. bu gördüklerimiz aslında otellerin insanlara makyajlayarak sundukları şeyler, bunların makyajlanmış hali böyleyse teknik alanlarını, mutfaklarını düşünemiyorum bile.
    ha bir de ne plajında ne de havuzlarında cankurtaran yoktu ki bu alanlarda cankurtaran bulundurulması zorunludur.
    jolly turun da rehberinin 5. gün sonrasında arayıp gelemedim kusura bakmayın demesi üstüne tüy diken bir etken olmuştu.