şükela:  tümü | bugün
  • las casas colgadas olarak bilinen hanging houses ya da asma evler olarak çevrilen evleriyle ünlü küçük ispanyol şehridir.
  • dokuzuncu nesil bir yazar.
  • (bkz: isaac cuenca)
  • ekvador'un guneyinde sakin sessiz bir sehirdir. koloniyel mimarisi ile ispanyollarin domine ettigi guney amerika sehirlerinden sadece birisi. diger ekvador sehirlerine gore daha ucuz.
  • ispanya'nın unesco dünya kültür mirası listesinde yer alan şirin kenti. daracık ara sokakları, asma evleriyle meşhurdur. madrid'den yapılacak günübirlik bir gezi için ideal, hoş bir kent.
  • ekvador'un unesco tarafından dünya kültür mirası listesinde yer alan tarihi şehri. şehir, sadece tarihi kolonyal merkezi sayesinde değil, aynı zamanda cañari kültürüne ait, daha sonradan inka medeniyeti tarafından fethedilen pumapungo şehri nedeniyle de kültür mirası listesinde yer alır. pumapungo antik kenti için daha önce bir yazı yazdığım için burada anlatmayacağım (ilgili yazı için (bkz: #82417617)).

    cuenca ekvador'da en sevdiğim şehirlerden biri oldu. tarihi doku olabildiğince korunmuş. kendine has mimarisi ile latin amerika'daki diğer kolonyal şehirlerden ayrılıyor. and dağlarının eteklerinde kaldığı için ulaşım biraz meşakkatli. yanlış anlaşılmasın, gayet modern yollar yapılmış ama yollar çok dolambaçlı ve aslında kuş uçumu öyle çok uzak olmayan yerlere bile giderken epey sıkıntı çekiyorsunuz. yine de bu meşakkate değer.

    şehir, el cajas ulusal parkına (parque nacional cajas) çok yakın, sadece 30 kilometre uzaklıkta. bu ulusal park bingölleri ile meşhur. irili ufaklı onlarca göle ev sahipliği yapan park yaklaşık 4 bin 500 metre yükseklikte. kampa giriş gayet ucuz ve kamp kurmaya izin veriliyor. yalnız dikkatli olun zira çok soğuk. binbir çeşit kuşa ev sahipliği yapan park turistler için bir cazibe merkezi. özellikle amatör kuş gözlemcileri çok geliyor. başka adını bilmediğim hayvanlar da var ama biraz şanslı olmak lazım görmek için.

    yine daha önce hakkında yazdığım, ingapirca antik kenti buraya çok yakın (ingapirca, cuenca şehrinde değil. hatta başka bir eyalette ama genelde turistler buradan gidiyorlar çünkü cuenca'yı bir üs olarak kullanarak etraftaki önemli yerleri ziyaret edebiliyorlar. ingapirca antik kenti, adını canari kültüründen aldığını zannettiğim canar şehrinde. cuenca'dan yaklaşık 80 kilometre ötede. burası için daha önce yazdığım bir yazı için (bkz: #82352342)).

    cuenca'ya gidecek olanlara muhakkak piedra de agua'yı ziyaret etmelerini tavsiye ederim. termal yeraltı sularının olduğu bu yerde bir çok doğal hamam var (spa demeye elim varmadı). birçok otelin olduğu yere günübirlik gidip hem doğanın keyfini hem de sıcak suyun keyfini sürebilirsiniz. gayet ucuz ve şehirden ulaşım gayet kolay (5-6 kilometre ötede). baños diye de bilinen bir yer (zaten banos lafzını gördüğünüz her yerde anlayın ki suyla ilgili birşeyler var).

    ben sadece dört gün kaldım zaman kısıtından dolayı ama çok daha uzun kalmayı çok isterdim. sadece şehirde yapılabilecek çok sayıda aktivite var. katedral ve belediye binası tarihi yerler, ziyaret edilmesini tavsiye ederim. zaten şehir merkezinde oldukları için hemen görürsünüz. ayrıca el mirador denilen tepeye de çıkarak şehre yukarıdan bakabilirsiniz.

    oldukça güvenli olan şehirde hayat çok ucuz. yemekler, hosteller, taksiler vd. heryere taksiyle gidiyordum çünkü 1 bilemedin 2 dolara heryere gidebiliyorsun. hiç otobüs rotalarını kontrol etmedim. insanlar gayet sıcakkanlı ve yardımsever. turiste de alışmışlar, illa ispanyolca bilmeniz gerekmiyor. kaldığım hostele gecelik 5 dolar ödemiştim. iki gece için rezervasyon yaptım ama şehri sevince 4 güne çıkardım; aynı fiyattan yaptılar. şehir, tropikal kuşakta olmasına rağmen rakım 2 bin 500 metre olduğu için çok güzel bir havası var.

    şimdilik bu kadar, aklıma geldikçe düzenleme yaparım. gidiniz geziniz efenim... iyi yolculuklar...
  • beni müthiş saran, madrid'e yakın sayılanilecek küçük ispanyol şehridir. madrid'ten valensiya'ya yolun beş saat öğrenmemden sonra bu şehirde indim. madrid'de yaşarken haftasonu tren seyahati yapayım dedim. iyi de oldu.
    çok değişik müzeler ve sokaklar gezdim. hatta alışveriş de yaptım. biraz eski bir şehir gibi, puslu bir havası var.
    şehirde bir italya esintisi söz konusuydu, sokakları çok dar ama çekici...
    şehri nasıl tanımlarsınız derseniz, adı sinekli bakkal olurdu. indim andan itibaren sinekler yedi her yerimi.
    iyi ki gezmişim çok beğendim, sanki dağların içine kurulmuş bir şehir gibi...
    arkası bir hayli dağlık. fiyatları da uygun, ekonomik bir şehir.