şükela:  tümü | bugün
  • "kimin yararina, bundan kim faydalaniyor" anlaminda latince bir deyis olup, cinayet romanlarinda, hikayelerinde suçu aydinlatmaya, katili bulmaya çalisan acar dedektiflerin mottosudur.
  • cui bono yu suçtan sorumlu kişiye yöneltmektense in vino veritas prensibi ile önüne koyulacak bir 5 litrelik sarap ve kadehle katile uc yasinda caldigi misketleri soyletmek eylemi de gerçekleştirilebilir.
  • 27 yaşındaki cicero'nun bir hukukçu olarak önünün açıldığı ve ününün iyice yayıldığı, sextus roscius'un savunmasını üstlendiği davanın anahtar sorusudur cui bono? latince bir deyim olup "kim karlı çıktı?" veya "kimin yararına?" anlamına gelmektedir.

    roma hukuku'nda cinayetleri çözmekte kullanılan ve bugün de geçerliliği olan en temel sorudur. cinayetin kimin yararına olduğu, kime fayda sağlayacağı sorgulandığında, elde edilecek cevaplar katilin uşak mı yoksa eski sevgili mi olduğunu öğrenmemizde önemli bir rol oynayacaktır...

    cicero, müvekkili olan ve babasını öldürüp mallarına sahip olmakla itham edilen sextus roscius'un suçsuzluğunu bu yolla ıspatlayarak roma'daki bir devlet-mafya-siyaset üçgenini de açığa çıkarır;
    bütün deliller sextus'un aleyhinedir, ayrıca davadaki savcı ise roma'nın en ünlü savcısı olan erucius'tur. üstelik kuzeni de aleyhine şahitlik yapmaktadır, öldürülen babasının çiftliklerine ise chrysogonous (okunuşu:krisogonus) adındaki roma'nın en güçlü isimlerinden biri olan, iç savaştan sonra pek çok kişiyi öldürmüş eski bir yunan köle el koymuştur.
    roma hukuku'nda babasını öldürmenin cezası ise şudur; katil, derisi yüzülene kadar kırbaçlanır, ardından deri bir torbaya bir yılan, bir köpek ve bir maymunla beraber konulup torbanın ağzı dikildikten sonra da tiber nehri'ne atılırdı. yani, anlayacağınız sektus'un başı fena halde belaydaydı.
    sektus'un babasının 13 adet çiftliği vardı ve tek varis kendisiydi lakin babasını öldürmekten tutuklandıktan sonra çiftliklerin 10 tanesini chrysogonous diğer 3 tanesini ise kuzeni capito aldı, daha doğrusu capito'ya chrysogonous verdi. cui bono? sorusu sorulduğunda, bu işten chrysogonous ve işbirlikçi kuzen capito karlı çıkıyordu, zararlı çıkan tek kişi ise sextus'tu ve bu cicero'nun gözünden kaçmamıştı. geriye kalan iki önemli unsur vardı, chrysogonous o mallara nasıl el koymuştu ve neden 3 çiftliği capito'ya vermişti?

    eski roma'da seçilmişler listesi denen bir liste vardı. bu listeye, muhalifler, iç çekişme sırasında iktidar mücadelesinden yenik ayrılanlar ve kazananla uzlaşmaya niyeti olmayan ya da iktidar için tehlikeli bulunan isimler girerdi... işte sextus'un babası da bu listeye eklenmişti ama bu listeye eklenmesi için hiçbir sebep yoktu. "cui bono" diye diye chrysogonous'tan iyice kıllanan cicero, seçilmişler listesi'ni roma arşivine gizlice girerek inceledi ve o listeye cinayetten sonra eklendiğini gördü, bu belgeyi de mahkeme jürisine sundu, tabi sunmadan önce de öldürülmek istendi ama kurtuldu. olay şuydu; chrysogonous, sektus'un babasının çiftliklerine göz koymuştu, bunun için de capito'yu amcasını öldürmeye azmettirdi ve sus payı olarak da 3 tane çiftliği ona verdi, cinayeti ise capito'nun yalancı şahitler kahvesinden iki arkadaşının ihtamıyla birlikte sextus'a yıktılar. oysa akıl edemedikleri birşey vardı, tek varis olan sextus neden babasını miras için öldürsündü?

    mahkeme jürilerinden çoğunluk ne derse o olurdu. jüri üyeleri kararlarını bir tabletin üzerine a veya c harflerini yazarak bildirirlerdi. a: apsolbo yani suçsuz demekti c: condeimo yani suçlu anlamına geliyordu. mahkeme sonunda oybirliği ile tabletlerin üzerine a yazıldı yani sextus suçsuz bulundu... savcı erucius, iddianamesinde ve savlarında yanılmıştı, bunun bedeli ise latincede iftiracı anlamına gelen calumniater'ın baş harfi olan c harfinin alnına kızgın damga ile vurulmasıydı.

    mahkeme sonunda hayırsız kuzen capito cinayetten suçlu bulundu, cicero'un namı ve cesareti iyiden iyiye yayılmaya başladı, kontrgerilla chrysogonous'a ise hiçbirşey olmadı, meksika sınırını geçerek durumdan yırttı. savcı erucius ise alnına yemesi gereken kızgın damgayı yemediği gibi görevine de devam etti.
  • ekürisi, "kim kaybediyor", "kim cezalandırılıyor" veya "bundan kim zarar görüyor" anlamlarına gelen cui plagalis'tir.

    http://www.pocatelloteaparty.com/…ono-cui-plagalis-
  • türkiye'nin yoğun gündeminde yaşanan olayları incelerken sıklıkla sormamız gereken soru.
  • iktisat biliminin temel varsayımıyla ("insan rasyonel bir varlıktır") ortak kökeni bulunan bir soru.

    sorunun altında yatan önerme şudur: eğer bir suç rasyonel hesaplamayı gerektirecek kadar karmaşık bir yapıdaysa, bu suçun sorumluları, bu suçu, en çok kendilerine fayda sağlayabilmek için işlemiştir. çünkü rasyonel insanın amacı, iktisat biliminin varsayımının devamı olarak, kendi kazancını (her şeye rağmen!) mümkün olabildiğince arttırabilmektir.
  • sınırları vardır, şununla birlikte değerlendirilmelidir;

    (bkz: bounded rationality)
  • malûm olay hakkında bunu ifade etmenin bile hapisle cezalandırılmaya sebep olacağı latin deyiş.

    bunu habertürk ekranında dile getiren kadın bir akademisyenin reklam arasında tartışma programından kovulduğunu da belirtmek lazım.
  • cicero'nun önce ünlenmesine sonra ölümüne neden olan sözüdür.

    "kimin çıkarına?" anlamına gelir ve esasen kriminal vakalar, o olmadı tüm siyasi ve sosyal gelişmeler için beyin fırtınası yapmakta kullanılan sorgulayıcı ifadedir.

    sorgulamak iyidir elbet. lakin mesele şüphe ile çıkılan yoldaki kanıtları da süzgeçten geçirmektir. yoksa çok acayip ve yanlış sonuçlara varılabilir.

    örneğin bir katil, aracı ile adamın tekini yaya geçidi olmayan bir yolda öldürüyor. sonrasında bu yolun sorunlu olduğunu çok daha önceden dile getirmiş ve ıslah edilmesi için girişimlerde bulunmuş insanlar tekrar isyan ediyorlar ve yola hem trafik ışığı hem de polis noktası konuluyor. takip eden aylarda kaza oranı düşüyor, ölümler azalıyor, belki de bitiyor.

    e şimdi bundan çıkar elde edene yönelme mantığı ile toplum mu suçlu oluyor?

    bu tabii işin basit, düz mantığı. mahkeme salonlarında ya da sosyolojide işler bu kadar yüzeysel ilerlemiyor ama yine de şüpheyi yönlendirmesi bakımından "cui bono" tehlikeli bir yönteme dönüşüyor.

    sırf sonuca daha hızlı ulaşmak istiyoruz diye şüpheci kibir kazanına düşmemek gerekiyor.