şükela:  tümü | bugün
  • çukurova üniversitesine 2003 yılında kurulan, gelişmekte olan bölüm.
    http://bmb.cu.edu.tr/ adresinden web sitesine ulaşılabilinir.
  • çukurova üniversitesi'nin cevval gençlerine ev sahipliği yapan fakat bu ev sahipliğini, gecekondu tadında yaşatan hırçın bir bölümdür.

    bir üniversite düşünün ki kampüsü tadından yenmeyecek tarzda, dört bir tarafı ot, böcük, kuş sesleri ile donatılmış, türk-yabancı türlü türlü bıcırların toplaştığı kafeler, sevdiğin bir arkadaşını* sağ omzunun altına alıp müthiş göl manzarası seyredebileceğin otlak alanlar mevcut. her şey toz pembe. tabi buraya kadar. tüm bu olanakların içinde bölüm binanızın olmadığını, derslerinizin hangi bölümden geldikleri bilinmeyen onlarca kıllı börtlü adamla aynı binada işlendiğini, bu binalarda tek bir bilgisayarın bulunmadığını ve en önemlisi ders işlenen sınıflarda balkanlardan gelen soğuk hava dalgasının allah'ının yaşandığı, buna karşın kıçı kırık kaloriferlerin zerre çalışmadığı bir durum mevcuttur.

    vize ve final vakitlerinde sınava girmek için çekilen çile annelerin yüreğini sızlatan cinstendir. zira bölüm binası bulunmadığı için neredeyse her sınava farklı bölümlerin farklı binalarında girilir, pardon girilmeye çalışılır. yahu sen söyle sözlük, günlerce çalıştığın sınava büyük motiveyle sınav sabahı kalkarsın, sınavdan 30 dakika önce sınav binasına* gidersin, yaklaşık 30 sınıfın bulunduğu binada tek bir oturacak yer bulamazsın ve hızlı adımlarla o binayı terk edip sınav için ayrılan diğer binalara koşturursun, tabi bu arada 15 dakika kala gelenlerle aynı kervana katılmışsındır. kervan başı yusuf yusuf halde sağda solda bina aramaktadır sınava girmek için, toplu halde girilir bir binaya, kapı vurulur.. corrrt yanlış kapı, niye ? inşaat mühendisliği sınavı var. başka bir sınıfın kapısı çalınır .. bir daha corrrt, o niye yahu !? elektrik elektronik mühendislerinin sınavı. ulan o anki yüz hallerimiz gözümün önüne geldikçe insanlığımdan utanıyorum şerefsizim. ve artık 5 dakika önce gelenler de katılmıştır bu kervana. ordu tadında bir oluşum oradan oraya deli gibi, şuursuzca hareket etmektedir. sınava bir iki dakika kalmıştır fakat hala sınava girilecek bir mekan bulunamamıştır. hemen hızlı adımlarla daha önce ortalarda görünmeyen, bölümümüzün artist öğretim görevlilerinden biri denk gelir ve sorulur sınava nerede girileceği hususunda, o an sınav binası için daha önce listede olmayan başka bir bina seçilir ve bu öğrenci kervanı o binaya alınır paldır küldür, yaşanılan onca stresli ve heyecan dolu anların ardından sınava girilir. girilir de, kafa mı kaldı lan? motive mi kaldı? ne kaldı amk!? annelerin yüreği sızlamasında ne olsun? gece kondu hayatı değil de nedir bu yaşananlar ey sözlük?

    neyseki bölüm binası uzuuun, baya uzuuun uğraşlar sonucunda geçen sene faaliyete geçmiştir. bina girişi afili yazılarla donatılmasına karşın, öğrencilerin işine yarayacak olan laboratuar kısmı üzerinde daha çok durulması ve geliştirilmesi gerekmektedir. zira matlab programını bile crackli halde kullanan bir bilgisayar mühendisliği bölümü istemeyiz değil mi? dış ortamlarda bu şekilde bahsedilmesi imajımızı zedeler maazallah.. şeytanın kulağına.

    işin teknik detaylarına geçecek olursak, bölüm başkanlığını prof.dr. süleyman güngör yapmaktadır. akademik kadrosunda doç.dr. mustafa gök, yrd.doç.dr. fatih akay, yrd.doç.dr. mustafa oral ve yrd.doç.dr. mutlu avcı gibi güzide hocaları barındırmaktadır. yayınlar ve kütüphane isteyenin ihtiyacını karşılayacak tarzdadır. otobüs sıkıntısı çekmeyenler için, ders saatleri uygundur. yerinde proje ve ödevler verilir. ayrıca formatlara uygun ve adam gibi bir mühendis yetiştirmek için mutlu avcı hoca'mızın gayretleri takdire şayandır, bizleri sevindirmektedir.
  • dünyanın kendi etraflarında döndüğünü düşünen, ayrı tellerden çalan bazı hocalara sahip**, websitesi* tek bir düğmeye bağlı olan* * ve genellikle çalışmayan bir bölümdür.
    ek olarak, 3 eylül 2012 pazartesi günü başlayacak olan bütünleme sınavları* programını hala açıklamamış, sınav haftasının sabahında açıklayacağını düşündüğüm çok sevimli(!) ilim irfan yuvası bölümümdür.
  • selma ayşe özel, mustafa oral ve mutlu avcı gibi değerli hocaların görev yaptığı güzel bölümdür. bu üç hocanın ders anlatışı, heyecanı, iletişimi, tarzı ve ölçme/değerlendirmesi birbirinden farklıdır ama en güzel ortak noktaları uygun bir şekilde yardım istediğinizde size yardımcı olmaktan çekinmemeleridir. bölümde görev yapan araştırma görevlilerinin hemen hepsi arkadaşın tabiriyle "kavgaya çağırılacak ağabey" gibidir; can simididirler.

    bölüm binası üniversitenin en güzel yerindedir. sıkıldığınızda hemen yan taraftaki ağaçlık alandan göl manzarasına karşı keyif yapabilirsiniz. bu çok önemlidir çünkü zaman zaman zihniniz buna çok ihtiyaç duyar.

    eksikleri var mıdır? pekala vardır ama bu eksiklerin bazılarından da bizler sorumluyuz...

    ek: mustafa hocanın yeri çok ayrıdır, baba gibi bilim insanıdır. çok farklı kafalardan çıkan uç fikirleri dahi tartışabileceğiniz bir insandır (bkz: bilim insanı). her yıl onlarca insanın hayatına yön vermesi ömrünün sonuna kadar soğuk limonata eşliğinde, sırtını bir ağaca yaslayarak, huzur dolu bir tebessümle ufka bakmasına yeter ve artar sebeptir :)
  • 2 sene önce mezun olduğum, gece gece deli özlediğim bölümüm.

    ilk öğrencilerinden olduğumuz için bizim zamanımızda öğrenci kültürü daha tam oturmamıştı. şimdi baktığımda ise elemanlar inanılmaz bir dayanışma içerisinde. bu güzel çünkü bizim zamanımızda soru sorabileceğimiz "üst dönemden abiler/ablalar" yoktu ama marjinal tipler vardı. unutamadığım bi' eleman vardır mesela. sonra onun için erdi falan dediler ama bilmiyorum akıbetini. bu herif yanlış hatırlamıyorsam birin ikisinde kendi dilini geliştirdi sonra bi' unix klonu falan yazdı. adam iyiydi gerçekten, derslere girer başlıkları alır çıkardı. hiç unutmam kontrol dersinde arka sıradan "bu derste şamandıra mı tasarlicaz lan, çekerim o sifonu" diyip çıkmıştı, içten içe yarılmıştım. herhalde anladığım tek cümlesiydi bu çünkü ne dediği genelde anlaşılmazdı.

    ulan mezun olalı iki sene olmuş, gelmiş burada delikli kart muhabbeti yapıyoruz, olsun. özledik işte!

    akademik anlamda ise gerçekten çok iyi insanlar var. gerekli gördüğünüz derslere girin. gereksiz bulduğunuz derslere girmeyin (evet, 18 yaş üstü bir bireysin artık, zamanın kıymetli ve gülümsemek için yaşıyorsun)

    o değil de bu bölümün arkasının bir manzarası vardır anlatılmaz. öyle bir manzaradır ki şöyle diyaloglara sebebiyet verir:

    - olm gelsene lan sınav var az sonra...
    - ya yemişim sınavını (ufka bakarak), ben burada kalacağım (bir nefes sigara), bu nasıl gün batımıdır ya...
    - olm ben gidiyorum...
  • 2009 yılından sonra öğrenci kontenjanını 4 katına çıkarıp; hem öğrenci kalitesini hemde eğitim kalitesini sıfıra indiren bölüm.
  • üniversite tercihi yapacaklara tavsiyeler başlığından gelip tercih yapmayı düşünen arkadaşlara tavsiyem, yazmayın hayatınızı karartmayın dediğim bölümdür.

    başka bir üniversitenin bilgisayar mühendisliğini yazın ama burayı yazmayın. en azından 2014-2015 eğitim öğretim sezonu için tercihinizi bu bölümden yana kullanmayın.

    yazmayın diyorum çünkü akademik kadrosu bir-iki değerli hocamız dışında çok kötüdür, hak ettiğiniz eğitimi alamazsınız, üzülürsünüz, yazdığınız güne her zaman lanet okursunuz.
  • 14 eylülde ders görmeye başlayacağım bölümüm. başarılı bir hazırlık yılından sonra bölüme başlamayı sabırsızlıkla bekliyorum.
  • öğrencilerinin çoğunun derdi dersten ziyade imza kağıdına imza atıp gitmek maalesef. öyle bir hale geliyor ki imza kağıdı bir türlü gelmiyor, ben de durduk yere strese giriyorum. ilginç.

    düzeltme: biz'li tavır ben'e çevrildi.