şükela:  tümü | bugün
  • valla git oradan kendine 3 kilo adriana lima'yı elleme mutluluğu, 2 kilo sabri sarıoğlu'nun frikik golüne tanıklık etme mutluluğu koy, eve götür deseler değişmem bu muazzam duyguyu. lisede, üniversitede iş yaşamında farketmez. cuma akşama doğru güneş yavaş yavaş çekilmeye başlıyor ya bizim ülkenin üstünden, deli bi mutluluk veriyor bu hareketiyle. iş yerinde herkes yavaş yavaş gevşemeye, saçmalamaya başlıyor, haftasonu planları paylaşılıyor bazen, bazen boş muhabbet yapılıyor, cuma giderken, haftasonu bangır bangır geliyor.

    hayata bakışım değişiyor lan. bütün hafta boyunca yan odamda homurdanıp duran o kıl müdür gidiyor yerine ömer baba ulviliğinde, mukaddes bir kadın geliyor sanki. açıyorum ntvspor'u haftasonu maç programını incelemeye başlıyorum. sanki barcelona forvetinde geçen sezonu 35 golle kapatmış forvetim. sanki ben çıkıyorum haftasonu maça amınakoyim. o derece benimsiyorum. aslında bi bok da yapacağım yok ama sabahın 7'sinde uyanmayacağımı bilmek bile, cuma'nın gidişine sevinme sebebi. tabi cumartesi günleri de çalışan kardeşlerimin acısını paylaşıyorum. allah sabır versin size.
  • çalıştıkça kısıtlanan bir hayat için, iki saat sonra bira içeceğini bilmekten daha büyük huzur olmadığı bilinciyle şu an masa başında dört döndürüyor beni. kutlama müziği olarak dream theater'dan home'u seçtik. herkes bu haftayı kafada bitirdi. rakibi kafada yendik önce. eğlenmeye değil, bütün cam plazaları yıkmaya gidiyoruz sanki. herkeste bir tatil suratı oluştu. hafta sonu cezalı olduğu için camdan dürbünle dışarıyı izleyen hababam sınıfı insanı bozum'un ''eloğlu takmış kızı koluna geziyor'' psikolojisinden çıkıp, tekel savaşlarında dükkana ilk giren elemanın ''biz de bi bira içelim diyoruz'' haline evrildik. hafta boyunca biriken olumsuzlukları geri dönüşüm kutusuna atmaya az kaldı. tabi çöpü boşalt demiyoruz, pazartesi geri gelecekler. iki saat sonra ne berrak kalır bu beyinde ne gökbakarların şahan. umurumda olmazsın berrrraağım.
  • üç dakika önce gelen kadim dostum. masamın hemen yanındaki boş koltuğa oturup ''geç kalmadım inşallah'' dedi. ''nerdesin olum kalorifer peteklerini saymaya başladım sıkıntıdan'' dedim. ''abi başka bir devlet dairesindeydim ancak yetiştim'' dedi. her gelişinde banko istediği gaz şarkı; dream theater-home'u istedi, hemen açtım. gelir gelmez işyerindeki insanların yüzü gülmeye başladı. kimisi çoluğu çocuğuyla yapacaklarını anlatırken kimisi arabasını bakıma götüreceğinden bahsediyor. başka zaman dilimlerinde hiçbirinin yüzünde görülmeyen bir mutluluk var. şimdi de lala müfik gibi çayını içiyor höpürdeterek. ''ortağam sen de yavaş yavaş eşi dostu ara'' diye uyardı şimdi. ''aramam mı cevaaaaaaa'' deyip davranıyorum telefona. cumartesi çalışanlara allah sabır versin diyerek, cuma'ya noktayı koyuyorum. pazartesi görüşürüz.
  • hele ki resmi tatillerle uzayan bir haftasonunun öncesiyse anlam ve önemi artan mutluluk.

    öğleden sonra uyanmaya, uzun süren yağmurun ardında açan güneşle sokaklarda gezmeye, pazar sabahı kahvaltısından sonra kahvenin yanında yakılan sigaraya benzer. öyledir ki ofiste herkesin suratına bir gülümseme yayar, 9-6 mesaisiyle herkese azar kayan asabi çalışanın neş'eyle sigara dağıtmasına neden olur.

    öyledir ki adama şiirler yazdırır, iklimi değiştirir akdeniz yapar.
  • cumartesi günleri de çalışan bünyelerin pek hissedemediği mutluluktur..
  • her pazar günleri özlemle anılır.
  • türkü bile yazdıran mutluluk.

    oy cuma loy cuma ne guzel gunsun sen cuma

    pazartesi gibi değilsin kara kara
    sokmazsın adamı sendroma
    iki şahane gün vaadedersin çalışana, okuyana
    oy cuma loy cuma ne guzel gunsun sen cuma.

    salı hiç değilsin hep işler ertelenir oraya,
    toplantı olur sabahları salıda,
    gecesi de boktandır bir şey olmaz televizyonda,
    oy cuma loy cuma ne guzel gunsun sen cuma.

    çarşamba günü şampiyonlar ligi olur akşama
    perşembe çökmüş gözlerle gidilir zindana
    senin gibi ilaç yoktur çalışan insana,
    oy cuma loy cuma ne guzel gunsun sen cuma.
  • mesainin bitiş anında doruk yapar.
  • sabah yataktan kalkarken günün cuma olması bilgisi bilince düştüğü an başlayan mutluluktur ki hele günlerden 27 ağustos 2010'sa ve 30 ağustos zafer bayramı pazartesi gününe denk gelip üç günlük bir tatil oluşturuyorsa iki üç allah verdiyse katlanıp insanı yaşama bağlayandır, candır.