şükela:  tümü | bugün soru sor
  • geçtiğimiz hafta cuma namazı vaazında kocaeli, dilovası, köseler köyü camisinde seslendiği, sanayi bölgesi olması sebebiyle genel olarak işçilerden oluşan ve kuvvetle muhtemel ortalama aylık kazançları 1.800 tl lerde olduğunu düşündüğüm cemaatten 50 tl yardım dilenen, "artık 50 tl de para mı çocuklara harçlık olarak veriliyor ancak bu para" diyecek kadar yüzsüz, pişkin, ya para saymayı bilmeyen ya da hayatında hiç dayak yememiş din tüccarı sözüm ona hoca imam şarlatan vs. her kimse.

    her cuma sanki diyanet işleri başkanlığı milli eğitim ve sağlık bakanlıklarından daha yüksek bütçe almamış, milli savunma bütçesi kadar parayı sene ortasında bitirmemiş gibi dilenmek nedir arkadaş?

    günde iki bilemedin iki buçuk saat çalışıp ortalama aylık gelirleri 6.000 tl olan bu cami görevlilerinin anladığım kadarıyla asıl işleri insanların ibadet etmelerini sağlamak değil, onların cebinde ki üç kuruşu duygularını kullanarak alabilmek.

    utanmadan, günde neredeyse 50 tl yevmiyeye çalışan, akşam evine ekmek götürmenin ay sonunu getirmenin mücadelesini veren işçiden 50 tl isteyecek adama din görevlisi denmez. siz en güzeli camiye girişte bir banko yaptırın içeri girmek isteyen den kapıda tahsilat yapın istanbul kart ve kredi kartı da geçerli olsun.

    sonuç olarak bu görevliler de günümüzün pek bir popüler olan din tüccarlığı mesleğini icra ediyorlar anlaşılan.

    dip not: vaazı veren kişi o caminin görevlisi değil izmit müftülüğünde görevli bir vaiz gibi bir şeyim demişti ama bu sonucu değiştirmez.
  • (((0)
  • bakın "imamlar para içliyor", "falanca yere aktarıyor" demiyorum. ancak söylemek istediğim bir şey var.

    inancınıza, mabedinize, yaşam biçiminize saygı duyuyorum. ancak mevcut koşullarda cami yaptırmaktan, kuran kursu dizayn etmekten daha elzem durumlar var. zaten bir şekilde ilgili ödenekler yapılmakta. internetten arap alfabesini kolayca öğrenebilir, sureleri ezberleyebilirsiniz. bir şekilde sadece belirli günlerde doldurduğunuz mabedinizde namazınızı kılabilirsiniz.

    sağlık, eğitim ve rehabilitasyon gibi öncelikli ihtiyaçlarımız var. gönül isterdi ki tüm bunlar bir arada sağlıklı bir şekilde karşılansın. fakat olmamış işte.

    falanca ilaç için falanca kişinin sesimizi duymasını istiyoruz temalı haberleri izlemiyor musunuz? el kadar çocuğun ölüm kalım mücadelesi içinizi parçalamıyor mu ey müslümanlar?

    80 yaşında evden kovulan insanların gözyaşları sizin içinize de akmıyor mu?

    elektrik olmayan evde tek isteği lamba olan küçücük çocuk peki?

    yapmayın muhteremler, her şey açıkça ortadayken, tüm yaşananları gözmezden gelmenin inancınızda yeri yok...
  • bir zamanlar ben de cumaya giderdim. benzer şekilde cuma namazına gittiğim sanayi sitesi içerisinde bulunan mescidin imamı çeşitli duygu ve din temelli sömürülerle çoğunluğu işçi olan cemaatten her hafta neredeyse zorla (10 lira bir sigara parası, burası allah'ın evi, en kötü bugün öğlen yemeği yemeyin! gibi laflarla) para toplayıp zemini komple halı kaplattı hem de ısıtmalı. ardından üç tane klima aldı. iki tanesi banka şubelerinde olan dikey klimalardan hem de. fiyatları acayip uçuk. ne gerek var bu lükse şaşaya efendi.
  • dolandırıcılığın farklı bir türü.

    yolunuzu kesip ben dilenci değilim diye söze başlayıp tehditkar şekilde para isteyen adamlardan ne farkı var bunun? hiç farkı yok.

    ülkede herkes dolandırıcı olmuş.