şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kıbrıs adasının kuzeyinde çok az bulunmakta olan tropik bir incir türüdür. (ficus sycomorus). bu ağaçtan, st. nicholas katedralinin önünde bir tane vardır. inşaat başladığı zaman dikildiği ve katedral ile yaşıt olduğunu söylenmektedir. ağacın en belirgin özelliği yılda yedi kez meyve vermesidir.
  • doğal olarak etiopya ve doğu afrikada, tropikal iklimin hüküm sürdüğü yerlerde yayılış gösterir. akdenizin doğu kesimlerinde ve kıbrıs’ta uzun zamandan beri yetiştirildiği bilinmekte, kuzey kıbrısta; girne, magosa, lefke ve lefkoşada yetiştirildiğine ilişkin kayıtlar bulunmaktadır. meyveleri yenebilir, fakat incir cinsine ait bir döllenme çeşidi olan kaprifikasyon olayı nedeniyle meyve oluşturmaz. incirde genellikle dişi ve erkek çiçekler farklı farklı bireylerde bulunur yani insanlarda olduğu gibi incirlerin çoğunda erkek ve dişilik vardır. karşıt bireylerde bulunan bu erkek ve dişi çiçekler ise sinkonyum adı verilen ve tepesinde polinatör (tozlaşmayı sağlayan) böceğin giriş yaptığı bir delik bulunan bir yapı içerisinde bulunurlar.
    http://sci.ege.edu.tr/~gucel/cumbez.htm
  • gazimağusa'da lala mustafa paşa camii*'nin girişinde gördüğüm yaşlı ağaç. pek bir numarası yok aslında ama üzerinde "1299" yılından kaldığı yazıyor. vücudu yara bere içinde, deri hastalığı olan yaşlı bir teyzeyi andırıyor. meyvesi de bildiğin incir imiş..
  • firavun meyvesi ya da tropikal incir olarak da bilinen bir meyve.

    kıbrıs'ta lala mustafa paşa camii'nin önünde tarihi bir cümbez ağacı var başka da bir yerde görmedim gerçi...
  • kıbrıs gazi mağusa'daki cümbez (tropikal incir, ficus sycomorus) için wikimapia'dan kopyalayarak:

    2019 yılı itibariyle tahmini yaşı 720’dir. ağacın katedralin inşaatına başladığı 1298 yılında dikildiği tahmin ediliyor. gövdesi 2,70 metreden sonra 7 dala ayrılmakta. kıbrıs'ta yaşadığı bilinen en yaşlı ve canlı ağaçtır. yılda yedi kez meyve veren ağaç güncel adı lala mustafa paşa camii olan saint george katedralinin* önüne büyüleyici bir gölge vermektedir. kökleri doğu afrika'ya ulaşan ağaç, güzel bir meyveye sahip olması, sıcak yerler için yarı kapalı gölge bir mekan oluşturma özelliği ve mobilya yapımı için değerli kerestesi nedeniyle eski mısırlılar döneminden beri önemliydi. ağacın meyvelerine halk arasında firavun meyvesi denmesi belki de buna bağlanabilir.

    yaşamı boyunca birkaç dönem şubat ayında yapraklarını dökmesi ağacın öldüğü izlenimini vermiştir. fakat yaprakların bir ay içinde geri gelmesi ve ağaçın koyu yeşil yapraklarla yeniden canlanması insanları hayretler içinde bırakmıştır. eski papirüs çizimlerinde meyvesinin çizimleri yer almaktaydı. meyveyi yarmak için kullanılan ve eski mısırlılar tarafından keşfedilmiş bıçak, bu meyvenin olgunlaşmasını hızlandırmaktaydı. meyveyi yarmak önceleri, içindeki sineklerin, böceklerin kaçması için düşünülmüştü. ancak bu yöntemle etilen gazının üretilmesi sonucu meyve olgunlaşıyordu. cümbez ağacı, ada tarihini anlatan en yaşlı canlıdır. tanıklık ettiği yüzlerce olay vardır. katedral önünde ses çıkaran zırhlar içindeki lüzinyan silahşörleri, çekirge belası, venedik inşaatcıları, birçok deprem ve daha yüzlerce olay.

    (bkz: bella sombra/@ibisile)
    (bkz: firavuninciri), babutsa, hint inciri