şükela:  tümü | bugün
  • huzur, birazcık olsun gelecek endişesi olmadan sürdürülebilir hayat, dışarı attığında kendini tahammülsüz ve gergin suratlar görmeden yürüyebilmek. mutlu yaşayabileceğin, bir şeyleri hevesle yapabileceğin, kendine eşine dostuna zaman ayırabileceğin tatlı bir ortam. azcık olsun yaşadığın yerden uzaklaşıp kafa dinlemeye yetecek mütevazı bir gelir. kıyısından sanata, güneşe, doğaya bakabileceğin estetik bir yaşam. gürültüsüz, arı, temiz, çocukların korkmadan koşup zıplayabileceği bir çevre.

    bir insan gerçekleşme ihtimali bu kadar basit ama bir o kadar da anlamlı başka ne isteyebilir.
  • -yalan söylemesin
    -hırsız olmasın
    -kimseyi kayırmasın
    -diploması olsun
    -geleceğe yatırım yapsın
    -köy enstütilerini tekrar açsın
  • başkanlık sistemi ile kendilerine verilen imtiyazları kaldirmalari.

    -hep imkansızı istemişimdir zaten-
  • ihtiyaç dışı olan öğretmenlik bölümlerinin öğrenci sayısını azaltın. o bölüme girmeyi hak eden atanma olasılığının yüksek olduğunu bilsin, ona göre çalışsın ve kendini yetiştirsin. en az 85-90 puanla atanan bölüme giren öğrenci kendini öğretmenliğe hazırlayabilir mi? ha ileride ekonomiye göre yükseltirsin yine öğrenci sayısını..

    coğrafya ve coğrafya öğretmenliği diye iki bölüm olmasın. coğrafya öğretmenliği olsun. herhalde ben coğrafya okuyacağım sadece ilgim var diyen biri zor çıkar. varsa öyle biri de formasyonal eğitimleri almasın, sadece temel coğrafya derslerini alsın. böylece mezun/atama oranı daha istenen düzeylere gelir

    nefret suçunun cezaları yoğunlaşmadan bizim millet birbirine saygı duymaz. asla duymadı zaten. 1930'larda herkes şirindi edebiyatını bir unutalım. o döneme ait bir ton kitap var. okuyun, biz hiçbir zaman hoşgörülü bir millet olmadık. sadece ne zaman düşman kapıya dayanır o zaman birleşiriz.. yani çevrede birbirine ırkı, mezhebi yüzünden küfür eden, aşağılayan birilerini hapis yatarken duyalım, görelim. anca öyle hizaya gelir bizim ülke insanı. tabii daha hafif olanlara para cezası da uygulanabilir. (yaban-yakup kadri)

    torpilin önüne geçmeden eğitim gelişmez, gelişemez. bir insanın kafasında "ben ne yapsam da torpili olan girer" algısını kıramazsanız kimse gayret göstermez kendini geliştirme konusunda. bunun için de mülakatı falan kaldıracaksın. mülakata gelene kadar 100 tane sınava giriyor insan bir mesleği hak etmek için. üniversite de derslerini görüyor, yüksek yapıyor, proje tasarlıyor.. mülakat mı yani bu mesleği yapmasını sağlayacak şey.

    siyasette yalan ve iftiranın önüne geçilebilmesi için bir birim oluşturulup mitingte halkına yalan söyleyen siyasetçiye x gün miting yasağı getirilmeli. halk, dinlediği siyasetçinin yalan söylemediğine emin olmalı. böylece ülkeyi daha kaliteli partiler yönetir.