şükela:  tümü | bugün soru sor
  • demokrasi ile bağdaştıramadığım garip durum.

    siyasi bilimler mezunu bir birey için belki çok sıradandır bu durum, bilemiyorum. bu zamana kadar binlerce bağış organizasyonu düzenlendi ülkede. çeşitli vakıflar, sivil toplum örgütleri, doğal afet yardımları vs.

    fakat ülkenin reis-i cumhur'u seçilmesi için neden bir aday halkından ayrıca bir bağış ister? ysk neden bu konuda her adaya eşit meblağda bir bütçe ayırmaz? her seçmenin aklında bir aday var diyelim ki:

    şu anda (bu kısmı üzülerek de belirtiyor olsam) en güçlü adaylar sırasıyla rte, ihsanoğlu, demirtaş.

    seçmen eğer seçilmesini istediği adaya para ile bağışta bulunuyor olursa bu durumda zaten en çok potansiyel seçmeni olan aday en çok bağışı da cebine indirmiş olur. bu durumda en az seçmen sayısı olan aday da en az bağış toplayan aday olmuş oluyor. paranın bu hesaplamada pek de bir fonksiyonunun olmayacağı düşünüldüğünde, yani; en çok bağış toplayan adayın (bu seçilmeye en zayıf aday olmuş olsa bile) seçimlerde kendisinin diğer adaylara göre kazanma olasılığının daha yüksek olacağı anlamına mı geliyor? cumhurbaşkanlığı seçimi için reklam kampanyaları halkın iradesini bu derece manipüle edebiliyorsa aynı halk neden propaganda için cebinden para çıkartsın ki? hem oy verip seçilmesi için katkıda bulunup ayrıca para vermek saçma değil mi? herkes para verip vermemekte özgürdür, kimse kimseyi adaylara bağışta bulunması için zorlamıyor. demokrasinin temelinde "eşitlik" ilkesi varken "para"nın bir güç aracı olarak kullanılması kabul edilebilir bir şey değil.

    buna en basit örnek bir zengin düğünü ile orta ölçekli bir düğünü ve en sonunda da düşük gelirli bir ailenin düğününü karşılaştırmış olursak hangisinin düğününde en çok takının toplanacağı bellidir. zaten adayların bu zamana kadar topladığı bağışlar mantığı destekliyor.

    fakat bu bir düğün değil. sosyal sorumluluk hiç değil. türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı seçimi. bankaların önünde sırf bağışta bulunmak için oluşan kuyruklar bu ülkenin cehalet göstergesidir. şartların eşit olmadığı bir zeminde hiç kimse bu seçimin demokrasi sınırları içinde gerçekleştiğini söyleyemez.
  • haberturk yazari muharrem sarikaya'nin bugun kosesinde hatirlattigi bagis toplama olanagi. yazarin yine belirttigi sekilde "kanun gereği cumhurbaşkanı adaylarının ayrı bir hesapta toplayacakları bağışla propagandalarını yürütmeleri gerekiyor. "
    "ilk uygulaması da 2014’te gerçekleşti.
    cumhurbaşkanı seçilen recep tayyip erdoğan’a 55 milyon 260 bin 778; çatı aday ekmeleddin ihsanoğlu’na 8.5 milyon; dönemin hdp eş başkanı selahattin demirtaş’a da 1 milyon 213 bin tl bağış yapılmıştı."
    "adaylar 2 bin tl makbuz karşılığı bağış alabilme olanağına kavuşurken, banka hesaplarına da en fazla 13 bin 916 tl yatırılabilecek."
    "bu seçimde de adaylar bu hafta sonundan itibaren bir bankada açacakları hesaplarda bağış toplamaya başlayacak."
    http://www.haberturk.com/…ikaya/1959069-aday-hesabi
  • seçim kampanyaları bedava olmadığından anlaşılır olandır, özellikle hazine yardımı almayan partiler ve adaylar için

    ancak amerika örneğinden yola çıkarsak dikkat edilmesi gereken birkaç husus var.

    birincisi amerikan jargonuyla “super pac”ler. normalde amerika’da bireyler her adayın kampanyasına (political action commitee=pac) önseçimde 2700 dolar, genel seçimde 2700 dolar, her eyalet partisine (bizdeki parti il başkanlığı) 10,000 dolar, ulusal partiye de 33,000 dolar bağışta bulunabiliyor.

    bu super pac’ler ise kağıt üzerinde adaylardan ve partilerden bağımsız organizasyonlar. ve bunların bağış sınırlaması yok.

    örnek üzerinden gidelim..diyelim ki kanzuk cumhurbaşkanı adayı, ssg’ye “geleceğimizi dürelim” diye super pac kurduruyor ve oradan sınırsız para topluyor. yalnız amerika’da en azından şöyle bir denge mekanizması var. normal pac’ler reklam için x dolar ödüyorsa, super pacler 10x dolar ödüyor.

    diğer bir sıkıntı kampanya paralarının cebe atılması. bunda vakıf üniversitelerinin kullandığı yöntemlere benzer yöntemler kullanılır.

    yine aynı örnek üzerinden gidelim. cumhurbaşkanı adayı kanzuk “dürümleri nasıl götürdüm” diye kitap yazar. sedat’ın super pac’i bu kitapları tanıtım ayağına satın alır. böylece kampanya paraları adayın şahsi hesabına geçer.

    üçüncü sıkıntı “ayni bağışlar”ın muhasebeleştirmesi.

    yine örnek üzerinden gidelim..sedat kanzuk’a para vermez ama kanzuk’un mitinginde dürüm dağıttırır. ee bu kampanya bütçesine girmediği için takibi zor.
  • muharrem ince - cumhurbaskani adayi secim hesabini acmis.

    turkiye is bankasi tbmm subesi :
    iban : tr37 0006 4000 0014 3620 7707 70

    ziraat bankasi tbmm subesi :
    iban : tr16 0001 0009 0303 3023 2760 04

    not: bagislarda t.c. kimlik numarasi bildirilmesi zorunludur.
    bir kisi en fazla 13,916 turk lirasi bagis yapabilir. bu bedeli asan miktardaki bagis hazineye devredilir.
    https://twitter.com/…ychp/status/996699406647906304

    edit : yasaya gore cumhurbaskani adaylari partilerinden herhangi bir maddi destek almadan secim hazirliklarini gerceklestirebilirler. son secimlerde recep tayyip erdogan icin 55 milyon lira , ekmeleddin ihsanoglu icin 8 milyon lira , selahattin demirtas icin 1 milyon lira toplanmisti. yapilan bagislar sayesinde daha fazla reklam ve propaganda imkani olacaktir. bunun halka iyi anlatilmasi ve mecburi bir yontem oldugu duyurulmalidir. 20 bin lira milletvekili maasiyla olacak is degil. fotograf kotu olmus , kiyafeti guzel degil , secim otobusu , yok internet reklami , el ilani vs.vs.vs. bunlarin hepsi para... maddi olarak bagis hesabina yardim ederek dayanisma gosterilmelidir.
  • ben hep 50tl'lik... dur bu o değildi dediğim başlık.
  • aylık 20 bin tl maaş alıyorlar. bir zahmet oradan halletsinler. hem halka hizmet etmek için aday ol, hem de para iste..
    bu na ya..