şükela:  tümü | bugün
  • cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığı hakkında bilgi almak için kurumsal web sayfasına şuradan ulaşılabilir:

    https://www.iletisim.gov.tr/turkce/iletisim
  • bendeniz, "cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığı" hakkında elbette bilgi almak istemiyorum.

    çünkü iletişim başkanını gördüm. elinde ipad'iyle erdoğan bey'in yanından ayrılmayan bu başkanı da hiç merak etmiyorum.

    ama şunu merak ediyorum;
    nereden çıktı bu "cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı" ünvanı?

    ne kadar meraklı bizim insanımız bir şeyin başkanı olmaya!

    neden bizmütevazı ünvanlarla, isimlerle yetinemiyoruz, doymuyoruz?

    evvelen; bu ünvan başlı başına bir anlatım bozukluğudur, sanki güzel yurdumuzun en yüksek makamı "cumhurbaşkanlığı"nın çatısı altında iletişim ile ilgili türlü türlü müsteşarlar, genel müdürler var da, bu kurum da bütün bunlara başkanlık edecek, hepsini idare edecek, mübarek sanki "cumhurbaşkanlığı müşteri hizmetleri" gibi...

    tıpkı, "türkiye futbol direktörü" gibi, kabı kabına sığmayan, ne idüğü belirsiz, kimsenin ne halta yaradığını bilmediği, saçma sapan bir ünvan. fatih terim gitti, ne oldu türkiye futbol direktörlüğü?

    misâl, "cumhurbaşkanlığı iletişim dairesi müdürü" olabilirdi ya da kısaca "cumhurbaşkanlığı iletişim müdürü" denilebilirdi.

    çünkü;
    dünyanın bütün "gelişmiş" ülkelerine bakıverin, bu ülkelerde bu tip bir "makam", bu nevi bir "memur", böyle bir tantana var mı?

    çünkü gelişmiş ülkelerde de elbette bu kurumun yaptığı iş yapılıyor, hem de bizden daha iyi yaptıkları da su götürmez. elbette orada da bu işi ifâ eden insanlar, memurlar var. ama bu iş bir rutindir, devletin yapmak zorunda olduğu bir görevdir. bu memurları da , emirlerini de öyle ortalıkta göremezsiniz.

    zâten "gelişmiş" devletlerde, böyle kalabalık mâiyetiyle birlikte hareket eden "devlet başkanı" olmaz; kamera karşısına geçtiğinde, arkasında, yanında, dibinde o anda orada ne işleri olduğunu kimsenin bilmediği 8 kişi daha kadraja girmez. zaten, gelişmiş ülkelerde de "devlet" başka bir "şey"dir.
  • logoyu biraz daha islamlaştırma çabasından ibarettir. bok gibi olmuştur.

    --- spoiler ---
    sekiz köşeli yıldızın her bir burcu, bir erdemi de simgelemektedir. bu erdemler, islam inancının temel direkleri olarak kabul edilmektedir.

    bunlar; merhamet, şefkat, sabretmek, doğruluk, sır tutmak, sadakat, cömertlik ve şükretmek...
    --- spoiler ---

    iyi de bu islamın temel direkleri(!) olduğu iddia edilen 8 erdemin(!) de hiçbiri cumhurbaşkanı'nın da yok ki...
  • zamanında melih gökçek, çukurambar da ankaranın en değerli arazilerinden birini okul yapsınlar diye parsel parsel fetöcülere vermişti. okul bitmeden fetöcüler buhar oldu.

    şimdi o bina cb iletişim başkanlığı binası olmuş. çok güzel olmuş da bir ilçe büyüklüğünde olan külliyede yer mi kalmadı? hani külliyeyi tüm devlet kurumlarını bir arada toplamak amaçlı yapmıştık? yazık değil mi şimdi iletişim başkanlığında çalışanlara, onlara yer yok mu külliyede?
  • basın yayın ve enformasyon genel müdürlüğü'nün devamı niteliğindeki kurum.
  • vergi israfı bir oluşum.
  • konya yolundaki yeni binasına taşınmak için gün sayan başkanlık.
    bazı bakanlıkların bile binası yokken; bu değerli başkanlığımız 30 katlı ankara'nın en değerli arsalarından birinde bulunan binaya taşınıyor.

    peki hikayesi ne bu binanın?
    fetö'ye verilmiş zamanında hem de bedava. kim tarafından?
    melih gökçek peşkeş çekmiş.
    sonra araları bozulmuş feto ile bina gençlik spor bakanlığına verilmiş, bu bakanlık binayı ne yapacağını bilememiş, aile bakanlığına devretmiş.
    aile bakanlığı binaya bişey yapamamış, cumhurbaşkanlığına devretmiş.
    cenabet bir bina sanırım. sürekli el değiştiriyor.
  • işte bildiğin, değerli cumhurbaşkanımızın sosyal medya hesaplarını idare eden memurdur.

    bakmayın siz o tumturaklı, caf caflı ünvana;
    yaptığı iş ne bir azı, ne bir fazlasıdır.

    işte hesap sahibi "cumhurbaşkanı" olunca, onun "admin"i de "cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı" oluyor...

    ama nazar-ı dikkatleri cezbeden bir durumu da var bu memurun;
    koskoca cumhurbaşkanının yanından bir an olsun ayrılmıyor bu memur! bildiğin, "emir eri", " yaver" gibi. değerli cumhurbaşkanımızın en yakın çalışma arkadaşı, bir nevi can yoldaşı gibi. sanki birilerinin adamı, sanki birileri "yanından ayrıldığını görmeyeyim, duymayayım!" demişler gibi. hâliyle en mahrem durumların şahidi, en mahrem bilgilerin sahibi olmalı, sanki cumhurbaşkanlığı makamının "kara kutusu" gibi...
  • boğaz manzaralı arsalar aklıma getiren bir başlık.