şükela:  tümü | bugün
  • "kurare" diye okunan, anlamı iyileştirmek, tedavi etmek olan sözcük
  • batman in binbir versiyon çizgi filmlerinden birisinde elindeki koskocaman pala ile kiralık katillik yapan; arabaları falan kesebilen, mavi derili, eli yüzü peşmergeler gibi beyaz bir örtü ile kaplı kötülerin tarafında çalışan bir karakter.
  • bir çeşit ok zehiri.
  • kas felcine yol açan bir madde. genellikle hayvan deneylerinde kullanılır.

    amazon yerlileri borudan üfledikleri okların ucuna bu maddeden sürerlerdi.
  • kendisi ayni zamanda asetilkolinin antagonisti(inhibe edicisi)dir.
  • (bkz: kurare)
    kan dolaşımına girince kasların reseptörlerini durduran bir tür uyuşturucu. peru ve ekvator kızılderilileri hayvan avlarken oklarının ucuna bu maddeyi içeren bir sarmaşığın suyunu batırırlarmış. günümüzde ise kurarenin içinde bulunan aktif madde insanlarda bazı ameliyatlardan önce kas felcini sağlamak için kullanılmakta.
  • güney amerika yerlilerinin kullandigi zehir.oka sürülür ve düşmana fırlatılır.kasta curare asetilkolin reseptörlerine bağlanır, asetilkoline bağlancak yer bırakmaz.asetilkolin bağlanmadığı için sodyum kanallari çalışmaz ve aksiyon potansiyeli iletilmez.kas kasılamaz ve flaccid felç oluşur.
  • küratör kelimesinin kaynağıdır.
  • "miço bana bu bölgedeki ırmaklarda yerlilerin sık sık beyazların mavnalarında yolculuk ettiklerini söyledi. ne bir açıklamada bulunur ne de nerede ineceklerini söylerlermiş. bir gün geldikleri gibi ortadan yok olurlarmış. yumuşak huylu, kendilerine ait olmayan hiçbir şeye el sürmeyen, yolcuların geri kalanıyla yiyeceklerini paylaşmayan insanlarmış. zaten ot, çiğ balık ve sürüngenleri yiyorlar; pişirmeden. bazıları "curare'ye" banılmış sivri oklarla silahlanırlarmış, bu hazırlanışı çok gizli olan, insanı anında öldüren bir zehirmiş." alvaro mutis - tropik güncesi

    (bkz: kürar)