şükela:  tümü | bugün
  • işte iş bulmanın püf noktası bence bu. özellikle linkedin mecrası üzerinden artık hangi arkadaşın nerede olduğu, eski fuck buddy'nin şu anda hangi şirketin direktörü olduğu, kavga edilen arkadaşın ablasının hangi şirkette head legal olduğu vs. vs. görüldükten sonra tabi ki daha da kolay oldu bu durum.

    normalde kariyer.net'ten, ordan burdan abuk subuk hiçbir işe yaramayan son derece gereksiz, fakat işsizlerin düştüğü ümitsizlik içinde yine de 'umut fakirin ekmeği' şeklinde denize düşüp yılana sarıldığı bu tarz sosyal mecralar üzerinden yapılan başvurular, göründüğü kadar etkili değil. zaten kurumsal şirketlerin çoğunun kendi bünyesi nezdinde bir ik platformu var ve başvuruları buradan kabul ediyorlar.

    ancak bu işin zor ve çetrefilli kısmı.

    bir de işin başka bir boyutu var, şirketi içerden fethetmek.

    yani şirkette tanıdığı olan birinin kendi özgeçmişini ilgili yöneticiye ulaştırması. bunu yapabilmek için tabi biraz network'e sahip olmak lazım. hakikaten üniversite döneminde yatıp kalktığınız bir insandan bile rica ettiğinizde, çoğu zaman olumlu bir cevap almak mutluluk verici oluyor. örneğin kariyer.net'ten yaptığın bir başvuru, misal 500-750 başvuru arasında karışıp giderken, şirket bünyesinde çalışan kişinin cv'yi elden ik'ya ulaştırması, yüzlerce kişiyi elimine ederek hedefe varılması demek bence.

    tabi bu hususta kimse özel değil. birçok insan böyle yapıyor ve şirketlerin de tercihi içeriden alınan bir özgeçmişin daha 'güvenilir' olduğu. bu durum herkes tarafından da kabul ediliyor.

    arada ince bir çizgi var, çünkü bu torpil değil, network. torpile çok güzel bir örneğim var benim mesela: bir arkadaşım ingiltere'de öğrenimini bitirdikten sonra çat babasının şirketine girdi. aslında girmek istemiyordu ama, yeri zaten hazırdı. çocuk istanbul'a döndü, 3-5 ay takıldı, amsterdam'a gitti geldi falan. sonra bağdat caddesi'nde kendisi için tesis edilmiş 4+1'lik eve taşındı, akabinde de pederinin şirketinde çalışmaya başladı. mesai saatleri de onun için çok güzeldi, 10-11 gibi işe geliyor, 15-16 gibi işten çıkıyordu. bu birkaç sene önceydi tabii. işte bu torpil. baba olmaz dayı olur, teyze olur, ama bu torpildir. network ise yukarıda anlattığım şekilde kaleyi içten fethetmektir bence. her ikisinde de yüzlerce kişinin önüne geçilir, ancak birinde bileğinin hakkıyla o pozisyonu o şirketten söküp alırken, ikincisinde zaten o pozisyon senin için orada varolmaktadır ve sanki aya inen uzay aracı gibi lönk diye oraya konuşlanırsın.

    dolayısıyla, işi özü şu 'networking but not working'.

    böyle yazıldığı kadar da kolay değil tabi; çabalamak, tuttuğunu koparmak her zaman keyif verici oluyor. babanızın şirketi yoksa, şansların çok iyi dahi olsa, daha iyisini hedefleyip tuttuğunu koparacaksın. 'benim' diyeceksin bu. bir olmaz, iki olmaz, üç olmaz, ama beşincide olur. normali de budur bence zaten. ilk iş görüşmesinde işe giren biri bence ya çok şanslıdır ya da o şirkette bir sıkıntı vardır. kaldı ki birden fazla yer görmek hem ufuk açıcı, hem de kolektif düşünmeyi tetikleyici ve kendi sektöründeki en doğruya ulaşmak için güzel bir pratik olacaktır.

    bunların uygulanabilmesi için tabi, her şeyden önce kumaş kaliteli olacak.

    (bkz: kaleyi içten fethetmek)

    not: şahsi düşüncelerimden ibarettir.

    sevgiler.
  • dışarıdan normal yollarla başvuran kişilerin önüne geçmeyi sağlıyorsa torpildir.
  • en etkili yontem degildir; daha etkili yontem icin cv'yi iceriden ilgili bolum yoneticisine iletmeniz gerekmektedir.