şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tunalı gibi bir yerde terası 22.45'te kapanır, aman insanları yol kenarında sıkış tepiş oturtalım...
  • oturup kitap okumana bir şey demezler burada.
  • en üst kattaki koltukları kaldırmışlar,eskiden saatlerce boş boş otururduk orda oysa.
    dergi bölümüyle ilgili bilgi alması güç ama genel itibariyle güzel bir yerdir.
  • teras katındaki şemsiyeleri açmak istemezler. çünkü rüzgar varmış orada. ensemiz pişmeye devam edebilir.
  • kitap yelpazesi çok geniştir. 3 ayrı yabancı (türkçeyi de eklersek toplam 4) dilde notre-dame de paris bulduğumu hatırlarım.
  • çok güzel, iyi, hoş, mükemmel, kat kat çikolatalı pasta tadında tam bir kitap şenliği, kitaplar katlara göre tasnif edilmiş, aradığını buluyorsun, mutlu oluyorsun falan filan ama, sen her katta ödeme yapamaz da taa 3. kattan aldığın kitabı giriş katında ödemek zorunda bırakılırsan, aynı azabı yaşayan onlarca müşteriyle birlikte uzunca bir kuyrukta beklemek zorunda kalırsın ve lanet olsun içimdeki kitap aşkına noktasına gelirsin!

    her kata ödeme noktası koymak ve tüm ahaliyi dakikalarca zemin katta üstüste yığılmaktan kurtarmak neden imkansız arkadaş? biri bunu bana anlatsın!!
  • ankara'daki en güzel kitapçılardan birisi.

    burada 2 yıldan fazla çalışmış olan bir arkadaşımın dediğine göre d&r'ın sahibi olan sermaye ve malum kişi," burayı gezdikten sonra zarar etse bile burayı kapatmayacağım burası bir prestij yeri" bile demiş, iyi de demiş, zira güzel bir yer. tunalı'da, çankaya taraflarında güzel kitapçılara/mekanlara ihtiyaç var.

    ha, kar zarar mavrası yaptım ama aynı çalışmış olan arkadaşımın dediği de şu; "ne zararı eldorado'lu, buranın hafta içi günlük cirosu bile binanın kirasının yarısını çıkarıyor."

    ciro kar demek değil ama kapanmayacak şekilde hayatını sürdürmesi bizim için yeterli.
  • geçen sene nisan ya da mayıs ayında saatlerce oturup kuğulu'ya karşı onlarca şiir yazdığım tükkan. acayip keyif almıştım. ankara'da en sevdiğim üçüncü yer olabilir gerçekten. şimdi o şiirler nerede onu da bilmiyorum, acaba kuğulu ne durumda, oturduğum koltukta kim oturup ne düşündü onu da bilmiyorum. zaman bu kadar hızlı akıyor ve hiç müdahale edemiyoruz. hayata katılmaya çalıştığımız yerlerde tokat gibi yüzümüze vuruyor herkes, her şey. durduğumuz bütün duraklarda tanıştığımız insanlar bir bir kayboluyor, zaman gibi, günler aylar yıllar gibi.

    bir yere tutunmak lazım artık. birine, bir duyguya.
  • d&r'ın başka mağazalarında olmayan indirimlere sahip kişi, kurum ve kuruluş. başka şubelerde, mesela müzik cd'lerinde indirim olduğu zaman, ne idüğü belirsiz herifler dışında uygun fiyatlı albüm satmıyorlar. hatta "müzikte duyulmamış fırsatlar" diye isim koymuşlar kampanyanın birine ("duyulmamış" derken? haa, o şekilde). fakat tunalı şubesinden moby'nin destroyed albümünü ve judas priest'in bir toplama albümünü 6'şar lira 90'ar kuruşa üttüm. üstüne doğum gününden sonraki bir hafta içinde yaptığım ilk alışverişte 10 kat puan kazanma kampanyası verdiler. %10 indirim kazanmış gibi oldum (paro kart normalde %1 puan veriyor). donanım haber ölücüsü gibi karlı çıktım.

    bir de burası ben kendimi bildim bileli tadilatta amk.
  • hoş görünür, çok katlıdır. hemen içine girmeden kahve dünyası vardır. fakat içerisi deli gibi sıcaktır. kışın kat kat kazakla ve montla girdiyseniz, oracıkta soyunasınız gelir. hele yazın, inanılmaz çekilmez bir hâl alır. özgürce kitap okuyabileceğiniz koltukları vardır ama haftasonları acayip dolar, öyle ayakta vitrinlerin arkasında okursunuz ilginizi çeken eseri. bütün bunlara rağmen diğer kitapçılardan çok ayrı bir yeri vardır. aradığınız her şeyi bulamazsınız belki, ama o güne dek aramadığınız bir kitap veya dergi sizi cezbedebilir tunalı d&r'ın da.