şükela:  tümü | bugün
  • a$mi$ yukselti.
  • (bkz: uludag) (bkz: erciyes) (bkz: ağrı dağı) (bkz: ılgaz) (bkz: palandöken) (bkz: kartalkaya)
    (bkz: himalaya) (bkz: vezüv)
  • (ara: dagi)
  • snatch'de dog kelimesinin cingenelerce* söyleniş şekli.
    (bkz: kupek)
  • ustune cıkılan bir $ey. yapana da dagci derler.
  • eşkiya barınağı
  • yaşamın kendisi..karlı, yer yer kayalık, yer yer yumuşak düzlüklerin olduğu,üşüdüğünüz, güneşe en yakın olduğunuz, düştüğünüzde canınızın feci yanacağı, ne kadar yükseğine tırmanmak isterseniz, o kadar kendinize ulaştığınız, yorulduğunuz, kanadığınız,özgür olduğunuz, salt özgürlüğün hiçbir anlamı olmadığının ayırdına vardığınız, en nefis kokulu dağ çileklerinin arı tadına vardığınız, zehirli sarmaşıklarla günlerce hastalandığınız, yoksunluk ve sadeliğin ve asıl zenginliğin ta kendisi..
  • ulu bir bilgedir, sessizce düşünür durur; tarihten eskidir, tarihle büyür; bağrında saklıdır binbir hazine, ama gizlemez arayandan sorandan, paylaşır sonuna kadar, cömerttir. ne kadar uluysa , o kadar aktır başı; ne kadar aksa başı; o kadar ermiştir göğe. kötüyle iyi, çirkinle güzel, avcıyla avdır nesiller boyu kıpraşan, gelişen serpilen üzerinde giysisi. silkinmesi can da yakar, can da verir yüce dağın. gölgesi serin, tepesi mağrur, pınarı candır dağın; eteğine sırtını dayamış çobandır dostu kaval çalan; tepesinde süzülen kartaldır yareni nöbet tutan; mağarasına kovuğuna sığınan abrek'dir çocuğu, altıkça kanı, taş kesilir de ağlayamaz yüce dağ.
  • rüyada görüldüğünde, kötü şanş ve monoton bir iş hayatini simgeleyen kelimedir.
  • bir papatyanın tam ortasına ilişmeden iliştirilmiş bir notta şöyle yazıyordu:

    sevgili dağ,

    tırmandığım, mahsur ve maruz kaldığım, bana sunulmuş yaram, gönül gözümü dağlayan dağ! sana küstüm ben. mazur değilsin. haberin olsun.

    daima senin

    fare