şükela:  tümü | bugün
  • kitapyurdu.com'da 10,85 tl'ye sipariş verdiğim, bejan matur imzalı kitap.

    http://www.kitapyurdu.com/…sp?id=576853&sa=75855650
  • kürt sorunun kaynaklarını anlamamıza yardım edecek, meselenin sadece ekonomik bir sorun olmadığını, meselenin bizim ortasınıf memur kafalı kemalistlerin anlamadığı dil sorunu olduğunu(büyük kısmı ile) anlatan, anlatırken bdp ve pkk çizgisini ince ince ama tahripkar bir şekilde eleştiren... resmi açılıma yakın bir anlayışın yer yer izlerinin hissedildiği güzel kitap....
  • okurken de okuduktan sonra da insanın, içinde yaşadığı bir kitap. tüm klişe politik söylemleri aşıp insanın içine bakmayı, savaş mahalinde bile savaşanlar
    arasındaki ortak paydayı bulup göstermeyi amaçlamış yazar. kürt soruna olabildiğince doğru bir yerden baktığını düşündürdü bana. bejan matur, bu kadar zor bir konuyu böylesi zor bir noktada ele alırken, kitabı şairliğine yorduğum bir estetikle bezemeyi de ihmal etmemiş. daha da hassas olunabilir
    miydi, daha da gerçekçi olunabilir miydi, daha da samimi olunabilir miydi bilemiyorum...
  • hayatımda ilk defa bir kitabı elimden düşürmeden bitirdim, bitirdim denmez aslında sömürdüm resmen aynı anda iki kitap okuma diye birşeyler duymuştum, deneyeyim dedim, dağın ardına bakmaka başlamadan önce elife başladım sonra 40. sayfada bıraktım, bırakış o bırakış.
    önce kitabı ayaklarınızın altına koyuyorsunuz daha sonra çocuksu bir merakla bakıyorsunuz dağın arkasına, gördüğünüz şey sadece "insan". bejan matur insanların anne düşkünlüklerine satır aralarında olabildiğince yogunlaşmış, çok hoşuma gitti. kasılarak okudum bir yer vardı, şevin ile brusk'un o kaos içinde evlenmeleri.
  • içten, inançlı ve şairane...
    öyle bir inanç ki hem geçmiş hem de gelecek feda ediliyor uğruna.
    gerçeklerin diğer insanların bildiğinden çok farklı olduğuna inanmak ve bunun için sadece hayatını değil geride bıraktığı her şeyi feda etmek...
    oraya gidenlerin hepsi derin bir inanç besliyor. sarsılması imkansız bir inanç ve bejan matur harika bir üslupla anlatıyor tüm bunları.
  • bejan matur'un o sihirli olmayan, herkesin konusup, pek birseyini bilmedigi dagin ardini gostermeye calistigi kitap, kitaptan da ote bir anlatma cabasi. oturup dinlenilesi gercekten, tavsiye edilir.
  • bejan matur'un kitabının bir eleştirisi için selin pelek'in toplum ve kuram'ın beşinci sayısındaki incelemesi -dağın ardına -tepeden- bakmak ya da kürt aydınında özoryantalizm sorunu- şiddetle tavsiye edilir. pelek, matur'un çalışmasının apolitik özelliklerini öne çıkarıyor ve matur'un tek tek ağaçları incelerken ormanın kendisini es geçtiğini dile getiriyor.
  • bejan matur'un zaman gazetesindeki yazı dizisini toparlayıp hazırladığı kitap. o dizide denk geldiğim röportajlarda göz ucuyla dağın ardını gösteriyor gibiydi, siyasetten, dinden, ideolojiden uzak şekilde sadece insanı anlatıyor gibiydi. kitabın ise özellikle ilk kısmı kirlenmiş gibi, sanki arka planda arkasında durulamayacak emelleri varmış görüntüsü çiziyor. yarıdan sonraysa bejan'dan beklediğim yöne doğru geliyor. açık söyleyeyim pkk'ya güzelleme şeklinde ilerliyor, okuyan birini dağdan uzak tutmayı bırakın aksine dağa yönlendirir havası var. kalemi yumuşak kullanıyor bejan, söylediği şeyler oldukça saçma dahi olsa uslubu bunu örtebiliyor. etnik kimliklerin hiç biriyle işim olmaz, kültürel çeşitlilik(ne kadar çok o kadar iyi) olmaları dışında benim için en ufak anlam ifade etmezler, fakat kitabın ilk yarısı için konuşuyorum okurken bir an kendimi "dağa çıkmalısın" derken yakaladım. bejan matur'un böyle bir amacı olduğunu sanmıyorum ama kitabın bana hissettirdikleri bunlar oldu. tekrar belirteyim kitabın ilk yarısı için geçerlidir bu dediklerim, daha sonra savaştan uzak bir dil kullanılıyor.

    yukarıdaki sebepten ötürü bazı okuyucular eminim ki kitaptan hazzetmeyip okumayı bırakabilirler, okumaya devam edin, yazarın dağın ardındakilerin penceresinden de kesitler sunduğunu unutmayın. bu adamların gördüklerini, düşündükelerini, hissettiklerini de aktarıyor okuruna.
  • bejan matur gibilerinin kullandığı dil nedense bana çok itici gelmiştir.evet kitabı okudum ve şunu anladım: bejan matur dağdakileri masum gösterme çabası içerisine giriyor bunu yaparkende resmi ideolojiye sırtını dayamaktan çekinmiyor.renk vermemeye çalışıyor,safını belli ettirmiyor ve sonuçta samimi bir dil kullanmış olmuyor.dağın ardına öyle bakılmaz, güzel abla dedirtiyor.can dündar'ın şemdin sakıkla yaptığı ropörtajı hatırlatıyor.şemdinin dağa çıkış süreci sadece babasının despot oluşuna bağlanması gibi.evet buda bir etken tabi ama işin özüne inmeye sanırım kimse cesaret edemiyor.