şükela:  tümü | bugün
  • ismini bulunduğu semtten alan diyarbakır'ın en meşhur ciğercisi. mekan dağkapı semtinde daracık girilen bir sokakta dört katlı bazalt taşlarından yapılmış mimarisiyle sizi hemen etkileyecek bir binadır . sahibi yıllarca sokakta seyyar arabasında ciğer sattıktan sonra bu dükkanı açmıştır. harı alınmış közün üzerinde pişirilen ciğer açık havada duman altı kürsülerde ya da klimalı, koltuklu aile salonunda afiyetle mideye indirilir.
  • yerel tatlara olan düşükünlüğü ile bildiğimiz vedat milor tarafından ivedi bir şekilde 'ziyaret edilecekler' listesine alınmasını umduğum diyarbakır ciğercisi. evet klimalı bir aile salonlar var, ama mekanın diğer bölümlerinin görüntüsüyle 'salaş' havadan kurtulamamış, çok da iyi olmuş. ciğeri güzel, ciğer sevip de yedikten sonra 'dağkapı ciğerini beğenmedim' diyene rastlamadım hiç. ama ciğerinin dışında közlenmiş sivri biberinin de üzerinde durmak lazım kanımca. sanırım hem seçtikleri biberin cinsinden hem de özenle közleniyor olmasından dolayı, en az ciğer kadar zevk verir yerken. bakır taslarda ayran zaten artık bütün yerel kebapçıların en önemli trendi.
  • her seferinde bir kuşbaşı en fazla bu kadar güzel yapılabilir dedirten yer. adında ciğer geçip ciğeriyle ünlü olsa da ben hiç yemedim. her seferinde işimi riske atmadan kuşbaşı secerim. ancak hijyen arıyorsanız pek beklemeyin. çünkü şişleri getirirken tabağın üstündeki ekmeği pek değiştirmezler. sizden önce birilerinin kullandığı yağlı bir ekmek olur hep altta. ben bu durumdan nefret etsem de gidiyorum.
  • diyarbakır'da bulunduğum her gün sabah kahvaltısına giderdim buraya.günün ilk öğünü olarak bir başkadır ciğer.
    istanbul'da birçok ciğerciye gidip buradaki lezzeti hiç bulamadım.küçücük küçücük çük kadar kesilmiş ciğerler çok lezzetsiz. en son taksim dekicanım ciğerim'e gittiğimde. nasıl abi diye soran arkadaşıma.dağkapı'nın yanından geçemez derken garson duyup:
    -abi onlar dana ciğeri yapıyorlar.
    demesiyle dumura uğradım.siz ne ciğeri yapıyorsunuz ki arkadaş? benim bildiğim bu en güzel danadan olur zaten.

    uzun lafın kısası ciğer ortamlarının bir numarasıdır gözümde.
  • diyarbakır'da tavsiye üzerine gidip denediğim ancak içerdeki atmosferi görünce nereye düştük lan dememe rağmen çıkmadığım ciğerci... bi kere hijyen açısından vasat bile olmadığını düşünüyorum. ciğeri güzel, közlenmiş biberi de, açık ayranını bile denedim ki kapalı ayran var mı diye soramadım bile... bir porsiyon ciğer artı ayran 10 tl, fiyat kalite ve ambiyans açısından iki yıldız veriyorum. bi daha adımımı atmam.

    sonradan öğrendim ki üst katlarında aile salonu varmış sanırım ama oraya gidileceğine lise caddesindeki umut ciğer salonu tercih edilebilir.

    (bkz: umut ciğer salonu/@sortayms)
  • et köftesi de oldukça lezzetli olan kebapçı. diyarbakır'a yolum düşünce menüm ciğer,dalak ve köfte şeklinde. tavsiye ederim.

    zaten diyarbakır diyince

    -sabah hasan paşa hanında kahvaltı
    -öğlen ciğerci
    -akşam kadayıf
  • diyarbakır'a gittiğimizde taksicinin tavsiyesi üzerine mamalandığımız, ciğeri on numara olan mekandır.
  • lavasi disinda on numara mekan. imce lavas istemedim gerci belki vardir.
  • bulunduğu semtin adıyla anılan ünü diyarbakır'ı aşmış ciğerci. iri kuşbaşı doğranmış ciğerin yanında getirilen, közde soğan, biber ve nar ekşili ezmeden gözünüz döndüğü için hijyen falan görmez gözünüz. ciğer dışında bilumum sakatat itinayla servis ediliyor. son gittiğimde, suyu masaya sürahiyle getirip bırakıyorlardı, suya para almayan işletme çölde kutup ayısı görmek gibi olduğu için istanbul'da insan duygulanıyor ayrıca kazara biber acı çıkarsa lavaş, su, domates çok işe yarıyor.
  • yabancısının tavsiye üzerine gitmediyse ve dağkapı'da tabelaları inceleyerek geçmezse varlığından haberdar olamayacağı daracık bir çıkmazda bulunan; yakınlardaki birçok rakibine göre daha kirli (silinse de yağlı kalan masaları kastediyorum) ve daha döküntü bir yer olmasına rağmen orada yenilen ciğerin tadının başka hiçbir yerde alınamayacağı mekan.

    kaç zamandır bi bunu bir de buket lahmacunu sayıklayıp duruyorum. tabi ki boş durmuyorum. diyarbakır'a hiç gitmemiş bikaç tanıdığı (ki daha önce gitmiş olsalar bunca çabaya gerek kalmaz) önce iyice heveslendirip, bahaneyle kapıp 1-2 günlüğüne götürme girişimim olucak. kimisinin üzerinde bikaç aydır çalışıyorum. ciğerimi de yiycem, lahmacunumu da. üstüne de kadayıfımı yiycem. hiç pişman olmuycam.*bu arada tam da şimdi birini ikna ettim galiba.*