şükela:  tümü | bugün
  • ilkokul sıralarında, hatta anasınıfında öğrendiğimiz avcılardan nefret etmemize neden olmuş bir şarkıydı.
    sözlerini de yazayım tam olsun:
    dağlar ardında bir orman varmış
    orda bütün hayvanlar dostça yaşarmış
    bir avcı* gelmiş çok da zalimmiş
    kesmiş bütün ormanı yakmış onları

    diye giderdi. bunu bilen miniminiciki de bilir
    (bkz: aramaya üşenmedim mamafih bulamadım)
  • notalarını da yazayım tam olsun:

    mi mi fa fa miiiiii
    sol sol la la soooool
    mi mi fa fa miiiiii
    sol sol la la soooool
    mi mi fa fa sol sol la!!!
    mi mi fa fa miiiiii

    bemol ve diyez yoktur, kısa notalar 1/2, sondaki uzunlar 2'liktir.

    ilkokulda blok flüt** denen plastik nesneyle hayatta çaldığım ilk eser olarak ebediyen unutulmamak üzere bilinçaltıma işlemiş şarkıdır. zaten unutmak da istemem, gerektiğinde hayat kurtardığı olmuştur çünkü. örneğin, ilkokulda tüm dersleri pekiyi iken resim dersi 1 olan, sınıf öğretmeninin utanıp da karnede 3 (orta) verdiği öğrenci *, ortaokulda da 3 yıl resim derslerinden ilk dönem zayıf alıp, ikinci dönem hocaların "resimden de bütünleme mi yapacaz" kaygısıyla verdiği notlarla 4,5'tan 5 ile (bkz: onlu sistem) geçmiştir. lisenin gözünü seveyim, daha en baştan müzik ve resim olarak kol seçimi vardır.
    liseye kayıt günü, kayıtları yapan müdür muavini hangi kolu seçtiğini sorar. tabii ki sekiz yıldır o anı bekleyen insan "müzik" der askerden teskere almışcasına mutlu. ancak bir sorun vardır ki, herkes aynı tercihi yapmaktadır ve resim derslerine de öğrenci lazımdır. müdür muavini yan masada bekleyen bir flütü alıp "hmm, bir şey çal da diğniyek bakalım" diyerek beklenmedik bir eleme öne sürer. işte o anda hafızadan gelen ilk parça (bkz: fifo) tabii ki dağlar ardında bir orman varmış şarkısıdır. biraz da arkandan atlı kovalıyormuşcasına hızlı hızlı çalınca, karşıdaki muhtemelen "ne güzel oyun havası bile çalıyor çocuk diye düşünüp, alan hanesinde tereddütsüz müzik kutucuğunu işaretler. resim koluna başka bir keriz düşürmek gerektir artık.
  • sözleri bir yana , o meşhur kaotik ezgisiyle yıllar sonra bile her söylediğimde , sanki etrafımda bir yerlerden yarasalar fırlayacakmış hissi veren * çocuk şarkısı..
  • çocukların genelikle korkunç bir ses tonuyla söylediği şarkıdır.

    dağlar ardında bir orman varmış
    orda bütün hayvanlar mutlu yaşarmış
    bir avcı gelmiş çok da zalimmiş
    kesmiş bir bir hayvanları
    yakmış ormanı
    yağmur yağmamış,
    çiçek açmamış
    o zalimin sonunu gören olmamış...
  • kucukken her duydugumda manyak gibi agladigim, aklima o aralar okudugum resimli bambi kitabindaki bambi'yi de o avci vurur mu seklinde bi endise getiren, psikolojimi bozan, nefret abidesi sarki. ne guzel "ataturkum seeeni cook severriizz" kanonlari, mutlu cocuk sarkilari varken manyak misiniz 7-8 yasindaki bebelere bunu ogretiyorsunuz lan!?! yemin ederim simdi bile bi huzunlendim, orman manzarasina karsi bir raki acicam. yanmasin ormanlar, yazik lan...
  • (bkz: çocukken hüzne boğan şarkılar)
    içimi karartırdı müzik dersinde. bir de hoca zorla flütle çaldırırdı. işkence gibi.
  • komşunun oğlunun yarım saattir blok flütle çaldığı şarkı... neyse ki depresyonda falan değilim.

    bu kadar korkunç bir şarkı olamaz ulan...
  • komşunun oğlu tarafından cumartesi sabahı, hala ısrarla çalınmaya devam eden şarkı.

    çocuğum ne derdin var da bu yaşta bu kadar karamsar bir şarkıyı çalıyorsun.

    hayır müzik sınavına hazırlanıyorsundur diye bir şey dememiştim ilk başta (bkz: #30861002), ama cumartesi olum bu gün... dinlensene? git televizyon izle, ya da hava güzel dışarı çık. cumartesi sabahı blok flüt mü çalınır?

    edit: tamam ulan, flüt çal, blok flüt çal, da başka şarkı çal çocuğum..!
  • yeğenimin birkaç sene önce anaokulunda öğrendiği, söylerken gayet metin olduğu halde uykusuzluk'la beni depresyona sürükleyen şarkı.

    böyle şarkı mı olur lan dedim, sözlüğe baktım, varmış hakkaten. heheh.