şükela:  tümü | bugün
  • başlık tam olarak şöyle olacaktı: daha evlilik düşünmüyorum deyip sonra göz göre göre başkasıyla evlenme planları yapan kız.

    aslında durum tam da evlilik teklifi falan değildi. hoşlandığım bir kız vardı. aramız da iyiydi. daha o zamanlar aile kurmak gibi hayalim vardı. işte ben de bu amaçla kıza gel bir birimizi daha yakından tanıma fırsatı verelim. böyle bir düşüncem var gibilerinden bir itirafta bulundum. kız da bana şimdilik böyle bir planım yok. seni boş boşuna bekletmek istemiyorum. sen kendi yoluna devam et, daha iyisini bulursun falan dedi. klasik, sorun sende değil bende tavrı yani. ben de bunun üzerine bir süre bozuk attım kıza karşı. bu da bana kırıldı neden böyle davranıyorsun diye. ama dayanamadım, yavaş yavaş atlatmaya çalıştım bu durumu. zamanla düzeldi aramız ama yine de bir burukluk vardı içimde. hala bir umut mu vardı bilmiyorum. bir beklenti içindeydim hep. dediğim gibi, aramız o kadar iyiydi ki, kızın benden hoşlandığını bile düşünüyordum. dedim herhalde bende de bir gelişme olmadığını görüp planlarında değişiklik yapmış. derken bir de duydum ki, görücü falan gelmiş, kızı da vermişler. bunu duyunca birşeyler koptu içimde. beni bekleme, sen kendi gelecek planlarını kur diyen kız benden önce plan değiştirmiş. sordum kendisine bu ne diye. anlattı işte, aileler kendi aralarında kunuşup anlaşmışlar, ben de bir şey diyemedim, razı oldum falan. halbuki öyle başkasının lafıyla hareket edecek biri de değildi. nasıl böyle oldu, anlayamadım. bende mi yanlış birşeyler var diye düşündüm. ama artık umrumda da değil gerçi. ne diyeyim, mutlu olsunlar.
  • evlilik düşünmüyorum değil, "seninle" evlilik düşünmüyorum demek isteyen kızdır. bilmemkaç yaşından önce evlilik düşünmüyorum deyip 7-8 ay sonra eski sevgilisiyle sözlenenleri de vardır (nerden bildiğimi hiç sormayın).
  • birlikte yeterince mutlu bir hayat kuramayacağını düşündüğüm kız.

    takma dostum. biri gider biri gelir. kendine, geriye bakıp "ne safmışım" diyeceğin günler yaşatma.
  • "hayır" dendiğinde ısrarla "neden" diye soracak kadın-erkek herkesin maruz kalabileceği durumdur.

    ilişkilerde hayır, hayırdır arkadaş. en basitinden çekim yoktur arada. bunun görüntüyle falan da tek başına alakası yok, mal varlığınla da. "neden" diye ısrarla üzerine gidersen karşındakinin dil yeteneğine ve naiflik seviyesine göre pek çok mazerete maruz kalacaksın. sonra hayatının adamını/kadınını bulan şahıs da "ya aslında öyle demiştim ama ayıp olmasın şimdi, bir süre bekleyeyim" demez. demesin. sen de sorma!

    not: "net olsun, direkt söylesin" diyenler çıkacak. bazen karşındaki öyle bir özgüvenle ve şaşkınlıkla soruyor ki "neden" diye, kıyamazsın o egoyu sarsmaya.
  • sizi reddettikten sonra reddetmeyi aklının ucuna dahi getirmeyeceği bir başkasıyla tanışmış olan kadındır. illa yedekte birini tutuyor olması gerekmez.

    hayat sürprizlerle dolu ve yarın kimle tanışacağımızı bilemiyoruz. benle olmayan ya da sizle olmayan birkaç ay sonra bir başkasıyla olabilir.
    başlığa konu şekilde sizi reddeden başkasına gidebileceği gibi reddedilen kişi de vakit geçirmeden başkasına koşabilir. bu durumda onun da yedeği olduğunu mu düşünmeliyiz?

    ben evlenmeden önce 5 yıl sürmüş başka bir ilişkim vardı. evlenmek istediği için ayrıldık, benden birkaç yaş büyüktü. benim başımda kavak yelleri idi, yeni mezun olmuştum ve evlenmek aklımın ucundan dahi geçmiyordu.
    ayrılık birkaç aylık bocalamalar sonrası netleşince başkasıyla evlendi. bu durumun bundan hiçbir farkı yok.

    onu reddettikten sonra ben evlenseydim “e hani evlenmek istemiyordun, nasıl başkasını kabul ettin” demesi kabul edilebilir değilse benim de ona “e hani sen benim için ölüyordun, bu ne perhiz ne lahana turşusu” demem de kabul edilebilir değildi.
    o zamanlar bütün arkadaş çevremiz onu desteklemiş ben cadı ilan etmişti. ama o birkaç ay sonra evlendi ben birkaç yıl sonra .

    reddedeni cadı, reddedileni ilah ilan etmeyi çok seviyoruz.