şükela:  tümü | bugün
  • taze bir sekizinci nesil yazar. rakıyla arasının pek iyi olmadığını gördük* ama sanırım düzeltecektir bir şekilde. aslan sütü dehaya da iyi gelir*...
  • yazara not: ben sana kızgınım aslında ilk ben yazmadıgım için, o yüzden şımarma hemen!

    beytepe kampüsü'nde susuzluktan, elektriksizlikten, ekmeksizlikten, susuzluktan yakınan, ayyy jnm y kıamaaaaaamm ben sana demem için çırpınan insan.
    ama kendisi ekmek arası makarna yemeyi bilir, cerrah nesi desem bilemiyorum ama, üstü başı diktirmeyi bilir, ninja kaplumbaga olup sırtına taktıgı kaplumbaga kabugunu hediye etmeyi bilir, dipcik rob akrostişi yazmayı bilmekle beraber, günde bilmem kaç kez alminehskljshfhjdvera akrostişi yazmayı da bilir, bilmediği yoktur.

    ama şöyle de bir şey var ki; kendisine ok. demeye bayılıyorum. hakkaten bi gün beraber gazeteyi satır satır okuyacagımızı düşünüp gülüyorum acaba ne manyak haberler olucak ve ne çok gülücez diye. tamam sonrası da yok işte, çok eğleniyoruz. iyi güzel. şımarma huyu vardır hemen, şımartmam!

    yok be şımartırım. avustralya'ya kimin yanına giderim yoksa. ah be! hep al gülüm ver gülüm. yazıklar olsun, kınıyorum. ok bye.
  • marty mcflyımsı bir adam. korkak tavuk yerine indir o eli derseniz hemen atar yapar. dikkatli olmak lazım.
  • dahi olmasının yanı sıra bir çeşit süpermen aynı zamanda.
  • entrylerini okumadan eksilediğim adamdır.
  • sözlüğe girme sebebi yazardır. yeni birşey yazmış mı diye bakılır yazdıysa giriş yapılıp keyifle okunur. sonra anlaşılmayan yerler bir daha okunur.
  • modernlikte çığır açmış, rasyonellikte beni geçen(başka kıstasa ihtiyacım yoktu, bu da hakaret değil sonuçta), hayatta hiçbir durumu kınamama yetisine sahip(ki bu inanılmaz dev bir yetenek), hocasının kendisinin key performance indicatorlarına baktığını aynen bu şekilde belirten artist.

    o değil de, dünyanın öbür ucuna gitmeseydi hayat benim için daha kolay olurdu. buradaki en azından teleskop yazısını silmeseydi o da iyi olurdu. neyse.
  • beni en iyi kendisi tanıyor zannediyordum ama yanıldım herhalde. neymiş doğum günüme kadar kendisini aramayacakmışım da, o arıyor mu diye kontrol edecekmişim. oğlum bak git! binlerce km yolu sadece pekmezini akıtmak için gelmek istemiyorum.

    birisinin evine gitsem çok yakınım değilse 5 saat oturamam bunalırım, kendisine 5 yıl misafir olarak gidip hiçbir masrafa dahil olmayacağım. ve hatta 5 yıl biterken bu süreyi yeniden uzatacağım. ya da uzatmam. sevgilisine/eşine gıcık olursam uzatmam. laf sokarım sonra da efendi efendi toplanır giderim.

    bir de öğrenince ufku iki katına çıkaran şeyler başlığını ne zaman görsem aklıma kendisi geliyor. 5 yıl boyunca her gün o başlığa çok büyük bir kesimin bilmediği ve ufkunu açacak şeyler yazabilir gerçekten. ne diyim, küstüren sözlük utansın.

    kötü yönü duygusuz olması. duygusal zekası yüksek ama duygu yok.

    o değil de, aramızdaki saf dürüstlüğü inanılmaz çok seviyorum. tam bir gerçek arkadaş. şu an suratını görüyor olsak kesin şımarık ve ukala bir gülümseme yerleşmiştir yüzüne. kendine gel yoksa çocuğumun aklına yine isminle ilgili komik şakalar sokarım!

    son dakika eklemesi: şimdi aradım dedim ki oda arkadaşıma arkadaşı hem doğum gününde hem de ertesi gün yeni yaşının ilk gününde çiçek göndermiş. yaklaşan tehlikenin farkında mısın, mesajı aldın mı dedim. iyi banane ki dercesine cevap verdi. bunu da buraya sırf unutmamak için ekliyorum. doğum günümde çiçek alırsan önce duygulanıp ağlarım kesin ama sonra gidip çöpe atıcam. hayatımda ilk defa birisine bak şunu al diyorum yaptığı gıcıklığa bak.

    aralık'ta geldiğinde beni her aradığında canım hava çok soğuk çıkmak istemiyorum dedikten sonra instagram'da başka arkadaşlarımla ıstakoz yerkenki fotoğraflarımı paylaşıcam. kendisine bu acı yeter diycem ama öyle de bir insan ki, iyi der geçer.

    son tanım: kimseyi, hiçbir şeyi önemsememenin kitabını yazmış kişi. kendisinden bu konuda çok şey öğreniyorum. (artık burada pozitif bir şey mi dedim negatif bir şey mi, bu da senin derdin olsun derdim ama kendisi bunu da takmaz kafasına. bak yine sinirlendim.)