şükela:  tümü | bugün
  • california merkezli bir bisiklet ureticisi. 1975 yilindan beri bu isi yapiyorlarmis. tayvan, cin ve macau'da uretim yapiyorlar. bisikletlerinin ozelligi katlanabilir olmalari. standart dag ve yol bisikletleri de uretiyorlar fakat asil urun gamini katlanabilen ve kucuk capli lastikleri olan, ufak bisikletler olusturuyor.* zaten sloganlari da soyle; "folding bicycles. it's all we do". 'katlanabilir' kismini acmak gerekirse; bir zamanlarin pinokyo'suna benziyor denebilir. kadronun ortasina yakin bir yerde mentese diyebilecegim bir mekanizma var ve bunun sayesinde bisikleti ortadan ikiye katlayabiliyorsunuz. bu mentesenin altinda bavullardakini andiran kucuk bir tekerlek var, bunu da acinca 3 tekerlekli hale gelen katlanmis bisikletinizi cekerek goturebiliyorsunuz.* bisiklet bu haliyle buyukce bir bavula sigar herhalde. bu arada sap gibi dizayn edilmis gidonu da cekmek icin bir aparat oluveriyor.

    zannediyorum hedef kitle buyuk sehirlerde yasayan, en azindan pazar gunleri parklarda bahcelerde sakince bisiklete binelim diyenler. zaten reklamlarinda da buna benzer goruntuler kullaniyorlar. bisikletin kendisi de buna uygun zaten. hiz yapmaya, zorlamaya gelecek seyler degiller.* uc bir ornek vereyim; miami'de yasiyorsunuz, denize gidip gelirken kullanmak icin super bir arac ya da mantikli bir ornek vereyim;* sehir icinde markete gidip gelmek, belki arkasina takacaginiz aparatla cocugunuzu gezdirmek icin birebir. piyasadaki cogu bisikletten* fazlasiyla kaliteli, evladiyelik tabir edilen cinsten. ben yillarca fren ayariyla bile oynamadan aldigim gunku gibi kullandigimi hatirliyorum.

    bak aklima geldi; bundan seneler seneler once* ufak bir cocukken hem de edremit* gibi bir yerde* bu bisikleti magazada gordugumde vurulmustum. bir bmx almak uzere cikmistik evden ama bu bisiklet bir anda fikrimi degistirmisti. hala hayret ediyorum o kadar guzel bisikletleri ankara'da, izmir'de bile gormemisken edremit'te ne ariyorlardi. magazanin zemini hali kapliydi, neredeyse kokusunu bile hatirliyorum. buyuk bir hevesle saldirmistim bisiklete. 3 vitesli ve metalik maviydi. gobekten vites denen seyin ne oldugunu ilk kez bu bisiklette gordum. cok sessizdi. sahin'den inip bmw'ye binmek gibi bir tad birakmisti bende. hicbir yeri gicirdamiyordu.** eve donerken* sabirsizliktan kivraniyordum resmen. nihayet dahon'uma bindigimde aldigim hazzi unutamam. bu da boyle bir animdir.

    gerekli linkleri de vereyim tam olsun;
    http://www.dahon.com/
  • daha cok ortaya$ ve uzerine hitap eden bir markadir, reklamlarinda o ya$ grubundan mankenler kullanirlar. bu hitabetin gerekcelerinden biri de bir bisiklete 600 eur verebilecek butceyi genclerden pek beklememeleri olabilir.

    http://www.faltundklapprad.de/silverlight.aspx adresinden cogu modeline epey yakindan bakabilirsiniz. (lafaramizda kusmuk karde$iniz programladi siteyi)
  • david hon adlı bir adamın, adının ik hecesini ve soyadını kullanarak yarattıgı bisiklet markası.
  • baba oğlun geçinememesi sonucunda yollarını ayıran, oğul han'ın da tern isimli katlanır bisiklet markası yaratmasıyla piyasayı komaya sokan, katlanır bisiklette öncü firma. yurdum piyasasında bulunmamasının sebebi de bütün bisiklet ithalatçılarının başını yakan sedonadır. ee yol verdiler sedona'ya garibim ithalatçılar da gümrükte bekleyen ürünlerinin sezon bitmeden salınmasını bekliyorlar.
    üst seviye katlanırları fantastik fiyatlara çıkabilmektedir ama neredeyse gerçek yol veya dağ bisikleti performansı verecek kadar üzerinde çalışılmış ve üst düzey parçalar kullanılmıştır. diğer sikko katlanır yapımcıların yaptığı gibi 15-20 dolarlık shimanolar koymak yerine babalar gibi sramleri dayamıştır bisikletlerine. tabi bu da fiyatlara yansımıştır. ama olsundur, cep telefonuna 2500-3000 tl veren yurdum insanı güzelim bisikletin 1500 tl olduğunu duyunca niye aklını yitirir anlamam...
  • bir kac aylık bekleme sonucunda nihayet kavusabildigimiz modanin yaz aksamlari tadindan yenmeyen sokaklarinda dolasmayi daha bir keyifli hale getiren bisiklet
  • hakikaten vitessiz olan cadenza solo modelini evime aldığım bisiklet. yılların cannondale sürücüsü olarak yine amerikan'ın köpeğiyim ondan amerikan bisikletine biniyorum diyerek dahon'a geçtim. özel göbeği sayesinde pedalın sertliği, çekiş gücüne göre değişiyor. şuana kadar herhangi bir yokuş beni zorlamadı tabii spd de bunda bir etken. gidonun zerafeti ve estetiği kesinlikle mükkemel. sele borusunun altında pompası var. daha doğrusu sele pompa özellikli. 7005 aliminyum oluşu ise sağlamlık ve hafifliğinin göstergesi. bisikleti gidonundan ön tekerleğini kaldırın ve akarını görün. süper bir jant göbek sistemi var. alın, dünya turuna çıkın. god bless american bikes diyor, havlıyorum.

    gaza gelmeyin notu: trek 7.9 fx'im bir kaç güne geliyor. yoksa risk budur.
  • 15 dakikalık bir sürüş esnasında etraftan bisikleti gören/bilenler tarafından dile getirilmiş 15 ayrı methiye duyacağınız bisiklet
    dedikleri kadar var mı, evet var...
  • cadenza solo gibi çok şık bir modeline sahip olduğum katlanabilir bisiklet üreticisi firma. bütün modelleri birbirinden güzeldir. tournado modeli hayatımda gördüğüm en güzel bisiklet olma özelliğine sahip olmakla birlikte duvara tablo yerine asılabilitesi vardır. binmeye kıyamazsın o derece. ne yazık ki türkiye'ye bütün modelleri gelmiyor. ahh bi gelse zaten.
  • özellikle katlanabilir olmasıyla gönlümü fethetmiş bisiklet markası.

    vitesse d7 modeline sahibim, -bu yaz tadını pek çıkaramasam da- iyi ki de sahibim.
  • bir adet vitesse d8 modeli ile sahibi olduğum şukela bisiklet markası. tavsiyesi olan arkadaşlar, bir mesaj uzağınızdayım.

    edit: bir aylık tecrübe sonrasında en çok merak edilen hususlara değineyim. öncelikle standart dağ bisikletlerine oranla hızında en fazla %15-20 kayıp olmaktadır ki bence mobilitesi düşünülünce göz ardı edilebilir. katlanma süresi alışma sürecinden sonra iddia edildiği gibi en fazla 15 saniye sürmekte. katlanabilmesi gerçek anlamda bir mucizenin gerçekleşmesi gibi. taksiden, metroya her türlü araca ekstra ücret ödemeden ve bence en önemlisi "yasak" direnişi yaşamadan girebiliyorsunuz. en arıza ortamlarda dahi bisikletinizi katlayarak problemi ortadan kaldırabiliyorsunuz. bunu sadece toplu taşıma araçları açısından düşünmemek lazım. dışarıda park edemeyeceğiniz bir ortamda kalmanız veya ziyarete gittiğiniz arkadaşınız da bir gece geçirmek istediğinizde bisikleti güvenceye almak bir sorun olmaktan çıkıyor. keza benim gibi şehir merkezinde dar bir alanda ve eski bir binada oturuyorsanız merdivenlerden çıkarıp indirmekte son derece kolay oluyor.