şükela:  tümü | bugün
  • bu kanalda tanıtılan evlerle alakalı özellikli iki şey dikkatimi çok çekti. bunlardan birincisi tanıtılan evlerde yer alan kitapların, dergilerin tamamı, oldukları yerlere dekorasyon amaçlı konulmuş. yani, okunmadıkları, üzerlerinde kafa patlatılmadıkları çok belli. ama istisnasız her evde böyle kitapların olduğu, dergilerin ortalık yerde durduğu bir köşe var. "bu dergiler burada, çünkü okumaktan zevk aldığım dergilerin elimin altında olması hoşuma gidiyor." leyyynnnn. sanki o dergiler oraya özenle konulmamış da okunup bırakış"mış gibi", yersen.

    videolarda dikkatimi çeken ikinci husus ise tanıtılan evlerin hiçbirisinde oturma grubu denilen şeyin olmaması. bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum ama bu evlerin istisnasız hiçbirinde oturma grubu yok. evlenmeden önce alacağımız oturma grubunun, gelecek olan anne-baba, akraba, misafirleri de düşünerek "yataklı" olmasına dikkat eden bizim gibiler için bu yaşam tarzı çok "farklı". bence çekyatlı oturma grupları çok kullanışlı.

    iki husus dedim ama hadi dikkatimi çeken bir hususu daha belirteyim. ama bu durum tanıtılan evlerden ziyade o evlerin sahipleri ile alakalı. çok yapaysınız be abi, konuşmalarınız, tonlamalarınız, vurgularınız, jest mimikleriniz, iş hayatlarınızın çok yoğun olması, şehrin kalabalığından uzaklaşmayı seviyor olmanız, arkadaşlarınızla evinizin mutfağında birlikte vakit geçirmekten mutlu oluyor oluşunuz çok suni, rahatsız edici. o hayatlarda mutlu olmadığınızı biliyorum, çünkü mutluluğun neyle alakalı olduğunun az çok farkındayım. sizinki o her köşesi "düşünülmüşlükler"le dizayn edilmiş evlerinizde mutlu bir hayat yaşamak değil, mutsuzluklarınızı gizlemeye çalışmak.

    neyse, öyle işte. ama dediğim gibi bence çekyatlı oturma grupları çok kullanışlı, hem koltuk olabiliyor hem de yatak. siz bu meseleyi bir düşünün.

    bir de son olarak: "köşe takımımızın (köşe takımının değil ama "takımımızın", bizim köşe takımımızın, "bizim") yanında duran bu ahşap sepeti üç yıl önce bit pazarından aldım. boş vakitlerimde bit pazarında vakit geçirmeyi çok seviyorum. görür görmez sepete aşık oldum ve sepetin mutlaka evimde olması gerektiğini düşündüm. azılı bir pazarlıkçı olduğum için satıcı ile ciddi bir pazarlık yaptım ve çok uygun bir fiyata bu sepeti alabildim. bu sepetin burada olması "bizi" çok mutlu ediyor."
  • ağır beyaz yakalılık ve cihangir türkçesi eleştirilerine katılmakla beraber, severek takip ettiğim youtube kanalı. çevrede janjanlı kadife, düğmeli, oymalı kakmalı mobilya görmekten bıkmış genç kitleye ilaç gibi geldiği kesin burada paylaşılan evlerin. yüksek fiyatlı mobilyalar ve dekorasyon ürünleri ile beraber (bkz: hamm) sağdan soldan toplanabilecek ya da diy şeklinde insanların kendilerinin yapabileceği şık dokunuşlar da paylaşılıyor. maddiyat bir yere kadar, bu iş biraz görgü ve zevk işi ve buradaki insanlar bir şekilde kendi yaşam alanlarında nitelikli bir seçki oluşturmayı başarmışlar.

    daire ile ilgili tek rahatsızlığım ise fazla gergin instagram hesabı yöneticisi. çok beğendik, çok güzel diyenlere kalpçik, geri kalan herkese laf sokma, atar ve ironik bir gülücük :) ile cevap vermese keşke. bir de yorum silme özelliğinden bahsedilmiş üst entrylerde, o kadarını takip edemedim. hoş pek çok hesaba göre yorumları takip eden ve cevap veren aktif bir hesap yürütüyorlar ama ne bilem insan orada da biraz cool'luk bekliyor.
  • her hafta pinterest'te defalarca karşılaştığınız, en az %40'ı ikea'dan döşenmiş bir başka iskandinav stili evi farklı isimde bir stilmiş gibi bize sunan, sürekli kendini tekrarlayan ve artık aşırı sıkıcı hale gelen youtube kanalı. en son erenköy'deki boho minimalist ev videosunda ev sahibi öyle dedi diye ayıp olmasın deyip mi başlığı öyle yaptılar, yoksa gerçekten bir fikirleri mi yok bilmiyorum. lütfen pinterest'te her okuduğunuzu doğru ve koçtaş dergisinde hasır ve makrome ürünleri "bohem" kategorisinde sundular diye bohemin öyle bir tarz olduğunu kabul etmeyin!

    bu arada yine "ev çok güzel ama minimalist değil yine iskandinav" yazdım diye saçma sapan bir cevap aldım youtube görevlisinden (!).
  • sevdigim bir kanaldi videolarini da bir ic mimar olarak takip ederdim.
    bugunku ev icin (sena/ressam, trabzon), dairenin instagram hesabina asagidaki yorumu yazdim.
    'artik butun evler antika/bitki/makrome ucgeninde kaybolmus gibi. guzel mi? tabi ki. ama cok pinterestvari'
    meslegimin de etkisiyle yerelligin yok olmasindaki rahatsizligimi anlatmaya calistigim bu yorumuma, bu guzide daire hesabindan 'pinterest kotu birsey mi?' gibi bir cevap geldi. bu yorumun altina 3-4 kullanici da bana katildiklarini belirtti ve daire hesabina kotu anlam olmadigi halde her yoruma neden tepkisel cevap verdiklerini sordu. tam ne demek istedigimi aciklamaya calisirken bir baktim yorumun tamamini silmisler.
    bu durumu anlatan kibar dille bir baska yorum yazdim onu da sildiler dsjakldjas

    daha once okudugum 3-4 elestirel yorumun da silindigini gordum. kisaca hic bir elestiriye tahammulleri yok. instagram hesaplarinda ve youtube'ta 'ay bayildim , harika, cok guzel' yorumlarini tutuyorlar sadece. duruslari cok amatorce. sen boyle kendince marjinal, ozgurlukcu insanlarin evlerini gostererek takdir topla sonra cocuk kafasiyla hosuna gitmeyen yorumlari sil tek tek. kusura bakmayin ama hic samimi degilsiniz ve bu kafalarla yonetilen bir platformdan bir halt olmaz. bu yayina evlerini acmayi dusunen canim insanlarin da su grubun vizyonsuzluklarini gorsun isterim.

    edit: debe ye girmisiz. tesekkurler sozluk.
    rica uzerine,
    (bkz: twitter'daki potansiyel çocuk istismarcısı)
  • son yayimlanan bölümünde trabzon’da kent yasamindan uzak yasayan ressam sena’ya, anadolu sigorta reklami yaptirtmis youtube kanali.
  • gittikçe beni geren youtube kanalı. tamam çok güzel evler, çok yaratıcı fikirler (pinterest kopyala-yapıştır) ama bir anda evin anadolu sigorta konut paket poliçesi niye giriyor araya? dekorasyondan konuşurken kıymetlimis evimiz hep güvencede diye niye başlıyorlar? ayrıca bu insanlar bu paraları nasıl kazanıyor? yani ressam hanım ablamız kaç tablo satıp kaç tl kazanıyor ki o kıskançlıktan öleceğim mutfağa sahip oluyor? ondan bir kaç bölüm önceki bodrum'daki ahşap ev sahibi abimiz yoga eğitmenliğinden kaç milyor aldı o evi yaptı? sen milyor sen milyar bu paraları nasıl kazandın? * millet freestyle meslek sahibi olup home office çalışırken yüce rabbim ben niye sabah 8.45 akşam 17.30 masa başında gözlerimi belerte belerte çalışıyorum?

    masa başında gözlerimi belerte belerte çalışırken kıymetli gözlerime bişey olmasın diye gözlerimi de (bkz: anadolu sigorta) sağlık poliçesiyle güvence altına alıyorum. çünkü anadolu sigortada kaybetmek yok sgshsnsjjska
  • gelin evinin ust gelir grubuna hitap eden versiyonu.
  • youtube'da iki kanalı yakınen takip ediyorum biri (bkz: ümid gurbanov) (bu başlığa gelenlere de tavsiyemdir) diğeri de son zamanlarda daire kanalı. itiraf ediyorum çok mıymıy nişantaşı modunda konuşan ve bitki-hayvan-vintage-makrome üçgenindeki evler biraz baysa da -onları da şöyle hızlı hızlı bakıp geçiyorum- genel olarak keyifli buluyorum. helee ki trabzon'daki ev gönlümü çaldı. her bölümün zaten hepimize hitap etmesini beklememiz saçma olur, farklı bir şey ortaya koyulması açısından yaptıkları işi beğeniyor ve kaliteli buluyorum. trabzon'daki bu ev bana adeta bir seyahate gidip ilhamla dönmüşçesine enerji verdi. salonun penceresinden görülen o hırçın dalgalar gözümün önünden gitmiyor. neyse bu eve dahil değil:)

    bu arada admini agresif bulmuyorum sadece alışık olmadığınız kadar mesafeli ve iş disiplini olan bir tip bence. neyse anadolu'dan devam ederlerse memnun olacağım zira nişantaşı ve suadiye insanı görmek istemiyorum nedense.
  • sürekli denk geldiğimden sonunda açıp bir tanesini izlediğim ev dekorasyonu kanalıdır. buradaki yorumların hepsine eksiksiz katılmakla birlikte fazlasını eklemek istiyorum. benim izlediğim aslıhan/doktora öğrencisi idi. öyle karmakarışık, bir şeylere karar vermemiş bir kadın vardı ki orda, anlamakta güçlük geçtim. dedemin radyoları, dedemin film makinesi, dedemin plakları, dedemin caz hayranlığı, dedemin... adeta nilhan osmanoğlu konuşuyor karşımda. ek olarak o kitapların hepsi öyle muazzam yerleştirilmiş ki... bir tanesinin açıp okunmamış olması, her yerde farklı bir akımdan parçalar olması da günümüz insanını özetler nitelikte... iran halısı olsun ama o çok doğu oldu, ikea'dan sandalye alayım, e ama bu da çok kapitalist oldu, bari eski türk kültüründen bir şeyler koyayım da bize ait de olsun, e olmuşken abd'den de şu masayı koyalım... gibi bir evdi.