şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: paris dakar)
  • afrika'nin en buyuk sehirlerinden biri. tozlu, kirli, moloz dolu sokaklari, mucize eseri calisan eski taksi ve dolmuslari, hava kirliligi, insana yapisan saticilari, ic burkan fakir dilenci cocuklari ile ucuncu dunya neymis, biz neymisiz, avrupa-amerika neymis sorunsalina perspektif kazandiran sehir.

    butun bunlarin yanisira, cok yardimci ve sicak insanlari, sahane restoranlari, konforlu otelleri, supersonik gece yasami, guzel plajlari ile icine dalip ciktiginizda, hep bi daha dalmak istediginiz bir alem.
  • belli bir standardın üzerinde yaşamanın inanılmaz pahalı olduğu, bir tarafta çılgın bir gece hayatı göz kırparken diğer tarafta fakirliğin cirit attığı bir garip batı afrika şehri.

    batı afrika'nın en çok tercih edilen limanı da bu şehirdedir.

    --

    yıllar sonra gelen ek: ayıptır söylemesi dünden beri dakar'dayım, gerçi ayıp olacak da bir şey yok, saint-germain'e taşınıp da sanat galerilerinde fink atıyor değilim -henüz- neticede. lakin az önce sözlüğe bir bakayım dedim ne yazılmış dakar'la ilgili diye, bakmaz olaydım. dün ilk defa geldiğim, öncesinde hakkında en ufak fikrim olmayan dakar hakkında beş yıl önce entry girmişim ciddi ciddi. bir de havalı ki sormayın, belli bir standardın üstünde yaşamanın pahalı olması, göz kırpan çılgın gece hayatı. hayır anlıyorum, götümden entry uydurmuşum da, neden böyle bir şey yapmışım onu anlamadım, hele ki bunu neden dakar üzerine yapmışım onu hiç anlamadım. bu vesileyle yanıltmış olduğum takipçi kitlemden özür diliyor, bundan sonra hakkında en ufak fikrim olmayan konular hakkında atıp tutmak suretiyle entry girmeyeceğime söz veriyorum. bir garip batı afrika şehriymiş.. neresi garip lan, ne güzel şehir işte. tövbe tövbe.
  • thiossane, just 4 u, alize gibi canli muzik mekanlari, ayni zamanda koch-b, nirvana gibi yuksek sosyete, tiki klupleri de olan gece yasami guzel sehir.
  • pek kozmopolit batı afrika şehri. tayland mutfağından hint mutfağına kadar akla hayale gelecek hemen her türlü restoran vardır. binbir türlü balık ve deniz ürünüleri ile beraber güzel fransız şarapları atlantik manzaralı mekanlarda afiyetle tüketilir. barlarda çıkan gruplar nefis müzik ve dans ziyafeti sunarlar ki kaçırılmaması gereken şeylerden biridir dakar mekanlarında. fildişi sahili şehri abidjan'dan sonra batı afrikanın en gelişmiş şehridir.
  • (bkz: dakar rallisi)
  • john coltrane'in de imzasını taşır. 1957'den kalma bir güzelliktir.
  • buranin insanlari mutemadiyen kosar, mekik sinav ceker. top verseniz belki buyuk futbolcu olacaklardir ama hayir onlar kosmaya programlidir. sabahtan aksama kadar kosan insan gorursunuz. grup halinde kosarlar, tekil kosarlar ama hep kosarlar.

    tek turistik yeri gore adasidir, fransislarin koleleri tuttugu ufak sirin bi ada ha bisey var midir adada yoktur bizim sirince daha bir guzel daha bir sirindir.

    gercek dakar ise sehir merkezinin arkasinda insanlarin komun halde coplerin uzerinde yasadigi, kurutulmus balik kokusu, sinek ve at sidiginden yurunmeyen yollarda gizlidir.

    senegalin baskenti olan bu sehirde sadece bir tane trafik isigi vardir ve o da bozuktur.

    burada mcdonalds ya da pizza hut tarzi fastfood restaurant yoktur. lubnan restaurantlarinda yenilebilir seyler bulabilirsiniz yahut garanti olsun balik yiyin.

    bati afrikanin en gelismis ulkelerinden bir tanesinin marinasinda 3 tane balikci teknesi gorunumlu ufak yat vardir. plaji oyle cok matah degildir 70 km otedeki sally sehri daha bir turistik diye gecinir ama oranin plaji da cok matah bir yer degildir.

    hemen hemen hic bir sey uretmez bu ulke en cok balik varmis onun da avlanip satis haklarini cinlilere satmislar. fakirlik artacak gozukuyor.

    turistik gitmeyi dusunenler fazla beklenti icinde olmasin hatta gitmesin ne isin var dakarda kardesim?

    son olarak %95 muslumandir guvenli derler ama can sizin yerse dolasin...
  • ingilizcenize güvenerek gidebileceğiniz şehirlerden biri kesinlikle değildir. halkı ya senegalese ya da fransızca konuşmaktadır. yerel sanatçıların ürettiği ilginç resimler ve tablolar kelepir edinilebilir; tabi çok turistik davranmazsanız. en güzel barlarından biri, nirvana'dır.
  • pek sevemediğim şehir. gidecek arkadaşlara yardım amacıyla kısa süreli gözlemlerimi aktarayım.

    ilk olarak şehrin havaalanını göreceğiniz için zaten senegal ve dakar hakkındaki düşünceleriniz daha ülkeye ilk ayak bastığınız anda şekillenmeye başlayacak. hatta biraz daha ileri gideyim, eğer istanbul'dan thy ile yolculuğa başlarsanız sizinle beraber seyehat eden senegalli kardeşlerimizin tavırlarından ülkeyi epey bir analiz etme fırsatınız olacak.

    afrika'daki bir çok şehir gibi bu şehirde de belirli bir standardın üzerinde yaşamak çok pahalı. gideyim düzgün bi cafe'de bir şeyler içeyim ya da adam akıllı yemeklerin olduğu bir restoranda yemek yiyeyim dediğiniz anda ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız. ortalama bir öğle yemeği 30-35 euro civarında tutuyor. ama biraz daha halkın arasına karışıp daha uygun bir şeyler yemek isterseniz o da türkiye'dekinden çok daha uygun gelecektir. tabi bunun bazı dezavantajları var. beyaz olmanın verdiği dezavantajla gezdiğiniz her yerde size zengin piçi gözüyle bakılacak. malesef adamlarda böyle bir mantık oturmuş. beyaz=zengin gibi görüyorlar. bunun için de dolandırılma riskiniz her zaman olacaktır. gitmeden önce alacağım her şey için pazarlık yapmam tembihlenmişti bana. ben de öyle yaptım. arkadaşlarım için hediyelik eşya almak için girdiğim bir mağazada beğendiğim bir tamtam(darbukanın yandan yemişi) için satıcı önce 15000cfa(senegal para birimi) istedi. merci(köpek gibi fransızcam vardır) dedim ve arkamı döndüm. yapılan uzun görüşmeler neticesinde tamtamın yanında bir tanede ağaçtan oyma zürafa biblosunu 4000 cfa'ya aldım. bu örneği adamlardaki pazarlık anlayışını gözler önüne sermek için verdim. dışardan yemek dışında alacağınız her şey için pazarlık yapın. öyle ki taksilerde taksimetre benzeri bir teknoloji olmadığı için taksilerle pazarlık yapıp binin. sonra gideceğiniz yerde bir şok yaşama riskiniz çok fazla. "x'e ne kadara götürürsün kanki?" diye sorduktan sonra söylediği fiyatın yarısı civarında bir fiyata anlaşmaya çalışın. denedim %100 çalışıyor.

    şehir'de bir de büyükelçiliğimiz mevcut. semt olarak adını hatırlayamasam da şehirdeki diğer ülkelerin de büyükelçiliklerinin bulunduğu nispeten nezih bir mevkiinde olduğunu biliyorum.

    şehirde gezip görülecek bir kaç yer mevcut. afrika'nın doğuşunu simgeleyen bir heykel, eski bir fener bir de köle ticaretinin başlangıç noktası olarak kabul edilen bir ada. aklımda kalanlar bunlar. tam bir turist ruhuyla gezemediğim için ayrıntılar konusunda biraz zayıf kaldım.

    flag diye bir biraları var ve sanırım senegal'in yerel birası (bu bilgi garsondan alındığı için hatalı olma olasılığı da mevcut, ayrıca internette belçika birası olduğunua dair bir kaç yalan yanlış bilgi de var). denemeye değer bulduğumu söyleyebilirim. bunun dışında şehirde balıkçılık önemli bir geçim kaynağı olduğundan denebileceğiniz envai çeşit balık var. bunlardan aklımda kalan trimf ya da benzer bir isme sahip bir balık oldu. lezetli. özellikle tavada olanı.

    şimdilik eyyorlamam bu kadar. iyi yolculuklar.

    edit : balığın adı thiof'muş. uyarı için noluo lan'a teşekkürler.