şükela:  tümü | bugün
  • üzerinde bir çok araştırma yapılmış/yapılmakta olan, temiz enerji arayışı nın bir parçası ve malesef ülkemizde değerlendirilmeyen enerji çeşididir.

    sınırlı sayıdaki türkçe kaynaklardan birisi için:

    http://www.dalgaenerjisi.com/
  • üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde; ilk yatırımından ve bakım giderlerinden başka gideri olmayan, primer enerjiye bedel ödenmeyen, doğaya her hangi bir kirletici bırakmayan, ucuz, temiz, çevreci ve çok büyük bir enerji kaynağını değerlendirmek için kullanabileceğimiz fakat; hazırı tüketmek, işin kolayına koşmak, yabancı hayranlığı gibi toplumsal hastalıklarımız ve kısa vadeli politik beklentilerimiz nedeniyle bir türlü yararlanamadığımız enerji çeşidi.
  • (bkz: wavegen)
  • 2012 civarında, kuzey carolina'da bir dalga enerjisi santralının çalışmaya başlayacağı söylenmekte. dalga tarlaları filan kuruyor işte gavur.

    http://en.wikipedia.org/wiki/wave_power
  • su sekilde elde edilir.

    dalgalari goren bir kisi samrelini kapip denize atlar ve kendini dalgalarin arasina birakir. disaridan bakildiginda dalgalarin ustunde samrelle kaymaktan aldigi zevki gormemek mumkun degildir. dolayisiyla, onu goren diger bireyler de samrellerini kapip gelirler. kisa bir sure icinde dalgalarin ustu samrelle dolar. buraya kadar gerceklesen olayin itici gucu samrel konsantrasyonudur, yani samreller cok olduklari bolgeden az olduklari bolgeye yanlarinda sahipleri oldugu halde ilerlerler. bir noktada dalgalar samrel doygunluguna ulasir ve artik daha fazla insan gelmez. buna dalga enerjisi fiziginde dalga-samrel dengesi denir ve dalga-samrel denklemleri diye bilinen birkac tane kismi turevsel denklemler ile ifade edilir. bundan sonra dogal olarak eglence tavana vurur. bu eglenceden dogan enerjiye de dalga enerjisi denir.
  • kuzey karolina'nin yani sira oregon, florida gibi eyaletlerde veya iskocya, portekiz gibi ulkelerde, okyanusa kiyisi olmanin verdigi avantajla kendisinden pek guzel faydalanilabilecek bir tertemiz enerji kaynagidir.

    henuz emekleme asamasinda olan bir teknolojidir. bildigim kadariyla kendisinden faydalanan dunyanin en buyuk enerji uretim santralinin, ruzgariyla insani buz kestiren, dalgasiyla adami hasat eden nemrut ulke iskocya'da kurulmasi planlanmaktadir. turk lirasiyla 10 milyon liradan biraz daha pahaliya mal olacak olan bu dunyanin en buyuk dalga enerjisi santralinin enerji uretim kapasitesi 3 (yaziyla uc) mw'dir. ayrintili bilgi icin:
    http://www.pelamiswave.com/content.php?id=150
    http://news.bbc.co.uk/…uk_news/scotland/6377423.stm

    karsilastirma icin: turkiye'nin su siralarda ihaleye cikardigi nukleer santralin uretim kapasitesi ise 3 ila 5bin mw civarindadir, (kaynak: http://www.cnnturk.com/…pid=40&hid=2&haberid=440997)
    yani dunyada hali hazirda var olan en buyuk dalga enerjisi santralinin 1,000-1,500 kati kadar. bu santralin insa maliyetinin ise 3 milyar liradan az olacagini, yani iskocya'daki dalga enerjisi santralinin yalnizca 300 kati pahaliya mal olacagini tahmin ediyorum. (tabi bu dogrudan saglikli bir karsilastirma degil, nukleer atiklarin masraflarini da hesaba katmak gerekir. ama aradaki bu denli buyuk ucurumu kapatacak olcude olacagindan emin degilim)

    kisacasi dalga enerjisi gunumuzde, karbon salinimi uretmeyen enerji teknolojileri arasinda verimli olarak nitelendirilebilecek bir enerji degildir henuz. bugunku haliyle nukleer enerjiye birebir alternatif olusturabilecegini iddia etmek de pek gercekci degildir: nitekim demin belirttigimiz gibi dunyanin en buyuk dalga enerjisi santralini kuran birlesik krallik'ta da 23 tane nukleer santral, toplam 12,000 mw kapasiteyle calismaktadir.

    son olarak, bu veriler dalga enerjisine bugun icin bel baglamanin pek makul olmadigina isaret eder, ama gayet temiz ve gelecek potansiyeli olan bu enerji turune topyekun sirt cevirmeyi de gerektirmez elbette.
  • şimdilik pek ekonomik görünmemektedir. zaten delikanlı adam dalgasından enerji üretmez.
  • google'ın, yeni kuracağı sunucu tarlaları için kullanmayı düşündüğü enerji.

    (bkz: #14066164)
  • (bkz: pelamis)
  • 1920 yılında zamyatinin biz*adlı romanında sözü edilen teknolojidir. daha geriye bakıldığında 1799 yılına uzanan bir geçmişe sahiptir.