şükela:  tümü | bugün
  • yer:ev
    zaman:belirsiz

    kapı açılır, ayakkabılar topuğundan destek alınarak el değmeden çıkarılır, son aykkabı birkaç adım geriye fırlatılır.

    eve girilir anahtar bir kanepeye fırlatılır, t-shirt diğer kanepeye, pantolon durulan yere. televizyonun karşına geçilir. zapping oyunu oynanır, 1-2 dakika çizgi film seyredilir, 1-2 klip mankenine erekte olunur, trt-3 teki 1988 rusya-usa basketbol maçının son 3 dakikası seyredilir, reklamlarda makarna görülür. iştahlanılır.

    mutfağa girilir, tencereye su konur, ocağın altı kibritle yakılır, kibrit boşa gitmesin mantığıyla bir de sigara yakılır. suyun içine tuz koyulur, makarna aranır, dolaba bakılır ceviz görülür 3-5 tane yenir. makarna bulunamaz, buzdolabına bakılır, yoğurt görülür 4-5 kaşık yoğurt yenir, yoğurt yerine koyulurken yanda bira görülür alınır. açacağı ararken tencere görülür, karnın doyduğu farkedilir, tenceredeki su çaydanlığa boşaltılır, demliğe çay koyulur.

    dışarıdan gelen "gevreeeeeyk" sesi ile balkona çıkılır, 2 gevrek alınır, masanın üzerinden bulunan bozukluklarla, gevrekçiye boxer giyilmiş olarak ödenir.

    mutfaktan gelen su taşma sesi ile çay demlenir, bilgisayar masasına gazete serilir, serilen gazetedeki bir haber ilgi çeker okunmaya ve gevrek yenmeye başlar. haberin devamı üçüncü sayfada olduğu için sayfa çevirilir, kırıntılar yere düşer

    süpürge almaya gidilir, mutfaktan gelen ikinci taşma sesi ile ocak kapatılır. süzgeç aranır, yerine makarna süzgeci kullanılarak bardağa çay konur. bir yudum alınır, tuzlu olduğu için püskürtülür. içine bol miktarda şeker konarak nötrlenmeye çalışılır, bir yudum daha alınır, kusulur.

    lavaboyu temizlemek için sıvı deterjan aranırken süpürgenin hortumuna ayak takılır, düşülür. süpürgeyi odaya götürülür, kırıntılar alınırken "bari odayı da temizleyeyim" düşüncesiyle köşe bucak temizlenir. gardrobun içinde siyah kot pantolon görülür, üstüne süpermen t-shirtü giyilir, aynaya bakılır. saçlar benzemediğinden saça bol miktarda jöle sürülür öne perçem yapılır, gözlük takılır.

    aynaya poz verirken, sakalların uzadığı farkedilir, traş olmaya gidilir, köpüğün bittiği farkedilir, yandaki diş macununa uzanılır, fırça bulunmaz ...

    (bkz: gider bu)
  • yalnız çıktığı ilk soförlük deneyimini, gecenin bir vakti gayet de park bile edebildiği arabayla sapasağlam, hatta gururlu filan tamamlayıp, ön camı sonuna kadar açık unuttuğunu ertesi gün aldığı dalgalı ayarlarla öğrenen insandır.

    ayrıca,
    (bkz: yapılmış en aptalca dalgınlık)
  • otobüs durakta yolcularını indirmiş harekete geçtikten sonra - duruun ben inicem, diye feryat eden insandır
  • ramazan ayında oruç tutan sigara tiryakisi bir insandır..özellikle iftar saatine yakın yaptığı hareketlerden kesinlikle sorumluluk hissetmez hatta hatırlamaz..onun için gün iftardan sonra yaktığı ilk sigara ile başlar..
  • beyninizin buyuk cogunlugunu bir olay isgal ettigi ama yapmaniz gereken de isler oldugu zaman, sanki bilgisayarin cok yavaslamasi gibi bir hal alan insandir. cpu'nun buyuk cogunlugunu gorunmeyen kafayi yoran is alir cunku arka planda hep o isi dusunursunuz ve siz hayata yavas bir sekilde devam edersiniz.
  • sürekli pardon diyen insan
  • gelmeyen otobüsünü otobüs garajında beklerken kaçırabilen insandır. hayatının geri kalan kısmında yakınlarını sadece inince değil, binince de araması tembihlenecektir.
  • aklında o kadar çok şey vardır ki, etrafında olup bitenlerin farkında bile değildir. bir nevi gözlerine perde inmiştir.* *
  • ütüyü prizde, yemeği ocakta, evin anahtarını iş yerinde, işteki dolabın anahtarını evde, kolundaki gümüş saati arkadaşında, kimliğini yurtdışındaki kardeşinin cüzdanında, kendi x şehrinden y şehrine dönerken şarj aletini olaydan tamamen bağımsız z şehrinde, kredi kartını kimbilir ne cehennemde, koskoca çantayı sokak ortasında, kaşesini burda, kalemini şurda, steteskopunu orda bırakır.

    her seferinde evden çıkarken tam kapıyı kapatacakken/kapatmışken/hadi bilemedin sokağın başına varmadan aklına bir şey gelir; illa ki geri bir koşu içeri dalar, o olmadıysa "hay bin kunduz nasıl çıkmış aklımdan aman bugun de olmayıversin" diye söylenerek uzaklaşır. her ayrıldığı ortamdan üst baş yoklayıp geriye kaçamak bakışlar atarak çıkar, sıklıkla da bir 5-10 dakika sonra çanta kurcalayıp homurdanarak unuttuğu telefon şu bu toplamaya döner. gelgelelim öyle dalgındır ki kimi zaman bu dönüşler elindeki anahtar, cebindeki telefon, çantadaki cüzdan için yaşanan boşa ekşınlardır. akılsız başın cezasını ayaklar çeker.

    dalgınlık bunla da kalmaz zaman zaman karşıdaki konuşanın tek kelimesi dahi geçmez bu tarafa, duyduklarını algılayamadığında yeri gelir üç dört kez yineletir, kimi zaman da bilgece kafa sallar polemiğe girmez. ha bir de bi' lafa başlar ama konu biraz uzarsa başını sonunu daha önce anlatıp anlatmadığını umursamadan daldan dala yürür gider.

    dikkatini havada uçan sinekten sokaktan geçen arabaya geçen gün problem yaşadığı adamdan fasülyenin faydalarına bin parçaya böldüğü için yaşanır bunların çoğu. pek tabi düzenli kullanılan kimi ilaçlar da bu durumu tetikleyebilir.

    tüm dalgınlara ve yakınlarına sabır dilerim.
  • sürekli etrafındakilere farkında olmadan sorumluluk yükler.