şükela:  tümü | bugün soru sor
  • günümüzde 19 litrelik geri dönüşümlü polikarbon kapta satılan ve tüketilen su. bir damacana suyun kaynağında doldurma maliyetinin 70 kuruş civarında olduğunu öğrendim bugün. bunca zamandır suya değil de damacanaya para veriyormuşuz.
  • maliyeti 70 kuruşa getiren firmaların üç liraya sattığı ve içerisinde dışkı dahil her türlü bok ( o da dışkı ama olsun) barındıran 19 litrelik su şişesidir.
    beş lira ve üstüne satılanlarda ise bir pislik çıkmamıştır. çünkü nakliye, bayi karı, yıkama, durulama, işletme maliyeti hepsi toplanınca hangi masraftan kısacak. adam bir köyde kaynak bulmuş, ruhsat almış, şişeliyor. o damacanaların önce dış yıkaması, sonra deterjanla iç yıkaması, sonra durulanması var. bunlar hangi suyla oluyor. o kaynaktan gelen suyla. acaba o suyu bir kez mi kullanıyor. yoksa bir kaç kez mi kullanıyor. yakındaki köyün boku yeraltı sularına karışıyormu. analizler periyodik olarak yapılıyormu. yoksa laborant işten çıkartıldı, yerine köyden bir ablamız mı bakıyor.
    işte bütün bunlar maliyeti artırır. üç liraya damacana su olmaz. lan ben boşuna mı veriyorum senelerdir beşbuçuk lira.
  • belediyelerin yetersizliğinin ve acizliğinin de göstergesidir.

    halkın temiz su ihtiyacı devlet tarafından karşılanamamaktadır. karşılanamadığı gibi, sunulan özel hizmeti de denetlemekten aciz düşmüştür devlet. basın bastırınca zorla denetlemiştir.

    türkiye'de kara listeye alınan damacana su'lar ; “gençsu", “karlık madran", “alka madran", “ivriz su!, “beysu", “edk lara", “hünkar", “revan", “buzdağ", “kardelen", “ideal", “hazar vox nida", “bahçeayran", “esensu özayran", “kabalak".

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25371620
  • %10 zam gelecekmiş ortalama. temizlik denetimleri arttığı için maliyetler de artmış. adamlar rekabet edebilmek için hijyen kurallarını gözardı etmişler ya da denetim bahane...
  • 2.5 günde bir tekbaşıma tüketebildiğim.
  • galiba boyutlarını küçülttüler yoksa son zamanlarda bu kadar çabuk bitmesinin mantıklı sebebi olamaz. çok aşırı su tüketen bir aile değiliz ama son zamanlarda çok çabuk bitiyor.
  • son zamanlarda bu suların sağlıksız olduğu, aslında çeşmeden akan suyun daha sağlıklı olduğunu söylüyor bazı biliminsanları. bundan 10+ yıl önce herkes çeşme suyu içerken, su arıtma cihazlarının tavsiye edildiğini (ki su arıtma cihazlarının sağlıksızlığı hakkında konuşmaya bile tenezzül etmiyorlar artık şu anda), sonrasında da damacana suların hızlı bir şekilde hepimizin hayatına "sağlıklı su" olarak girdiğini biliyorken, bu biliminsanları nerelerdeydi ki?
    geçenlerde bir program izlemiştim. damacana suların sağlıksız olduğunu söyleyen bilimadamı, damacana suyun içinde arsenik dahil bir çok zehir türevi madde olduğunu açıklıyordu. karşısındaki su üreticileri de, bunu inkar etmemekle birlikte, bu zehir türevlerinin, dünya sağlık örgütünün koyduğu limitlerin altında bulunduğunu ifade ediyorlardı. aslında fazlasıyla ironik. içinde zehir türevi olduğu bir şekilde kabul edilen suları her gün günde en az 2 lt içerek sağlıklı olmaya çalışıyor olduğumuz.
    kolestrol ilaçlarıyla ilgili benzer bir programda; ilaç üreticileri ilacın kullanımıyla birlikte, kolestrol sonucu meydana gelen hastalıklara karşı riski %33 azaldığını söylüyordu. buna karşı olan bilimadamı ise, ilaç kullanmayan 100 kişi içinden 3 kişi bu hastalıklara maruz kalırken, ilaç kullanan 100 kişiden 2 kişinin bu hastalıklara maruz kaldığını söylüyordu. aslında %33 yalan değil ama 100 kişide sadece 1 kişiye faydası olan bir ilaçtan bahsediyoruz demişti, 99 kişi belki de boşuna bu ilaçların yan etkilerine maruz kalıyordu. bu da çok ironik değil mi?
    ne yiyeceğiz, ne içeceğiz, nasıl yaşayacağız? belki bu duyduğumuz onca dezenformasyona boğularak, hergün kendimize başka bir yol çizerek, doğru şekilde yaşadığımızı varsayarak, umarak. ya da rahvan falan filan. neyse konu çok dağıldı ama su ile ilgili bir şeyler okumak isteyenler için:

    http://birnefesal.com/2013/03/13/712/#more-712
  • kesinlikle içilmesi taraftarı olmadığım su çeşidi. eninde sonunda kanserojen hale geliyor bu suların bulunduğu kaplar. çünkü damacanaların bir çoğu kanserojen maddelerden üretiliyor ve içerisinde gıda maddesinin bulundurulmaması gereken türleri de var. tabi yurdum henüz bu konuda da geçiş sürecinde olduğu için henüz yeterli bir bilinç oluşmadı tam olarak. en sağlıklısı 1.5 lt.lik pet şişelerde satılan doğal kaynak ya da doğal mineralli suları içmeniz. ayrıca içtiğiniz suyun içeriğinde ne olduğunu bilmenizde fayda var. bunun için bir rapor hazırlanmış: http://www.gidahareketi.org/su/
  • kapitalizmin insan hayatina yerlestirdiği en büyük saçmalıklardan biridir.
    gözünüzü kapatıp geçmiş haber bültenlerine gidin elinde bir mikrofon biri hızlı bir şekilde konuşuyor çeşme suları sağlıklı mı?
    biraz daha ilerleyin bu sudan içen hasta oluyor.
    biraz daha ilerleyin içtiğiniz çeşme suyunun ph değeri doğru mu?
    sonra birden bedava denecek ucuzlukta şişe sular satılmaya başlandı başta insanlar garipsedi ama yazın sıcakta çarşıda pazarda insanlar çeşme aramak yerine satın almaya başladı.evet yanlış değil her 100mde bir çeşme olurdu x kişisinin hayratıdır başında iple bağlı metal bardağıyla birlikte.mahalleli gözü gibi bakardı.hatta aynı şebeke suyundan gelmesine rağmen ona tatlı su derlerdi.ilk piyasaya cıktığında gerçekten o kadar ucuzdu ki birden herkes elinde yarım su şişeleriyle dolaşmaya başladı.ardından bir dizi reklam furyası su hayattır, bilmem nerenin derinliklerinden, millet ne kadar berrak...aga reklamı yapılan ürün su su.kafaya oyle bir yerlesti ki çeşme suyu kötü bu su harika.sokağa girdik sıra evlerde nasıl olacak?
    -damacanayla.
    annenin kafasına oyle bi isledi ki o reklamlar ana yüreği icirir mi çocuğuna çeşme suyu verdi siparişi komşu altta kalır mı o da aldı bir damacana aga size yemin ederim islamiyet bu kadar hızlı yayılmamış, ceza bu kadar hızlı rap yapmamıştır. bu kadar yazdım konuyu çok saptırdım ama bugün 500ml suya 75 kuruş aldılar be sözlük limonlu soda 75 kuruşa satılırken su nasıl 75 kuruş olur amk parası değil ama suyun bu fiyata satılması çok koydu be sözlük.
  • geçen sene gecenin bi vakti yurdun kenarında karanlık ve pek kimsenin geçmediği bi noktada gördüğüm manzara kendisinden soğumama sebebiyet vermiştir.

    adamın teki; istanbulda çok yaygın olan, ismiyle alakası olmayan g...pınar** denen markaya ait pis bir tankerin yanında etrafını falan kontrol ederek şüphelenilecek hareketler yapıyodu. gayet net görebileceğim bi noktadan izlemeye başladım adamı. üstünde markanın adı yazan pis bi su tankeri, küçük eski bi minibüs arasında mekik dokuyan amcamız, minibüsten boş damacanaları alıyor, şöyle bi havaya kaldırıp bakıyor, tankere bağlı iğrenç bi hortumla damacanayı dolduruyor, hortumu yere bırakıp damacanayı minibüse koyuyor yenisini dolduruyordu.

    şimdi markayı karalamaya kalksam birileri uydurmadığını nerden bilelim dicek, sonra ticari itibarı zedeleme konusu var o yüzden açıkça yazmadım markayı ama bilen bilir, vatandaşlık görevimi yapmış olayım, zira sık sık karşılaşıyorum söz konusu markayla.

    bu ve bunun gibi ne idüğü belirsiz markaları almak pek mantıklı değil, daha neler yapıyolardır kim bilir. cam damacana alıp 5 ltlerle doldurmak en mantıklısı sanırım.