şükela:  tümü | bugün
  • yakında atv'de başlayacak, yine akıllara zarar bir evlendirme programı. bu sefer damatlar beğenecekmiş, 3 gelin adayı yemek falan pişirip yedirecekmiş kaynanalara falan. ödül olarak da 41 cumhuriyet altını verilecekmiş. ben bu "evlenmeyen kalmasın" hareketini anlayabilmiş değilim. nedir bu insanlarda televizyonda evlenme merakı şaşılacak şey.
  • yemekteyizle biz evleniyoruz kirmasi bir sey. tum turkiye'yi akil fikir sahibi olmaya davet ediyorum.
  • ne kadar yaratıcı bir program şaşırmaktayız!iki tane bol reyting alan programı ortaya karışık yapmışlar.yeni bir şeymiş gibi gelin-kaynana-damat üçlüsüyle servis etmişler.bir de semra kaynana gibi bir kaynana bulundu mu tadından yinmez,reytinge reyting denmez efenm.
  • (bkz: görücü usulü)

    bu program kesin izlenir.. kaçarı yok..
    programı yapanlara sorsan, izleyenlere sorsan; "görücü usulü evlilik çağ dışıdır.. yapmayın etmeyin" derler.. ee bu ne peki?
    3 tane kız öneriyorlar.. annenle gidip görüp seçiyorsunuz..
    bir de evlenirsen ekstra ödüller veriyorlarmış.. ki bu kısım 'normal' görücü usulünde yoktur bile.. yani kızların hiçbirini beğenmesen, ya da kızlar damadı beğenmese bile evlenmeleri için bir de neden koyuyorlar önlerine.. hile yapmasınlar diye boşanmayı da yasaklamışlardır belki de..
  • saçma sapan yarışma programlarından biri. önce kayınvalide adayı ile gelin adayı markete alışverişe giderler. gelin adayı hanım akşam yapacağı yemekler için gerekli malzemeleri kendisine verilen limit dahilinde sinir stres içinde almaya çalışır. burada kayınvalide adayının değerlendireceği durum bakalım gelin adayı hanım hesaplı alışveriş yapabilecek mi? yapsa da beğenmez o ayrı.
    sonra işin mutfak kısmına geçerler. kayınvalide adayı müstakbel gelin hanımın başında dikilip herşeye karışır. sonra diğer gelin adayları ve damat adayı gelir bu hazırlanan yemekleri yemek için. yemekteyiz programının kriterleri dahilinde eleştiriler yapılır. tahmin edileceği gibi kimse hiçbir şeyi beğenmez. çorbanın kıvamı koyu olmuş, o tatlı olmuş, bu tuzlu olmuş...sonra hepsi tek tek kameralar önünde birbirlerinin dedikodularını yapar.. böyle uzar gider. akıllara zarar bir program. kim kimi kandırıyor anlamadım.
  • bugun rastladığım ve beni dumurlara uğratmış yarışmadır. buraya daha fazla şey yazabilmek için çok daha fazla izlemek isterdim fakat biz de insanız bizim de bir sabrımız var. dolayısıyla fazla izlemedim, izleyemedim.

    tamam zaten yemekteyiz gibi programlarda saçmasapan eleştirilere, dönen oyunlara alışmıştık. yemeğin içinden çıkardıkları saçlara tahammul edebilmiştik. milletin geçip göbek atmalarına, şarkı söylemelerine, kıçını başını dönüp dövmelerini göstermelerine, misafir gittiği evde egolarını tatmin etmelerine falan. hadi alıştık. dejenere olmuş toplumumuzun bir kere daha ağzına sıçıldı biz de göz yumduk.
    hayır ben türk toplumu şöyledir, bizim adetlerimiz böyledir diyen biri de değilim ama artık biliyoruz ki yemek masasında ekşitilen yüzler artıcak, bulunan kusurlar eskisi gibi saklanmıycak, hatalar binbir türlü ev sahibinin yüzüne vurulacak. hadi kabul ettik bunları, kendimiz ettik kendimiz bulduk dedik ama bizim de bir sabrımız var.

    gerzek kayınvalidenin enteresan bakışları, kızları yerin dibine sokup sokup çıkartması, kızın birinin ağlaması daha doğrusu ağlıyormuş gibi yapması hatta onu da yapamaması, kadının kendini aşıp tuvalette orayı burayı karıştırması, duş sonrası küvette biriken saç tellerinin (postiş yapılabilcek bir saç teli topluluğundan bahsediyorum) gözümüze sokulması. kadının bunu gidip kızın yüzüne vurması, gelin adayı kızımızın ''o saç telleri abimin'' demesi (bkz: rapunzel abi)

    yemek sofrasında kaşları gereğinden fazla kalkık olan kızımızın enteresan tavırları, cilveli davranışları. (şimdi kalkıcak masaj yapıcak damadımıza diye bekledim ben), diğer kızların bu cilveleşmeler üzerine kızarıp bozarması, mutfakta saçmasapan dedikodular dönmesi, domuz yavrusuyla yakından benzerlik gösteren kızımızın ''biz de kadınız, bizim de ilgiye ihtiyacımız var, her kadın ilgi bekler, biz de bu yarışmadayız...'' gibi ötmesi. benim ağlamakla gülmek arasındaki o incecik çizgiyi ömrümdeki nadir yakalayışım falan filan.

    böyle de güzel bir yarışmadır. ilgiyle takip ediyorum.
  • gecenin bi vakti 550 sayfalık öküz gibi istatistik kitabı çevirisi yaparken açıyorum ben bu programı. arada sırada bi kaynana zırıltısı, bi gelin düdüğü, bi damat çığlığı silkinip kendime gelmeme yardımcı oluyo, çeviri dilinde akıcılık sağlıyo.

    başka bi amaçla kullanmıyorum, sırf iş gereği yani. kuru kuru çekilmez zaten, delirtir adamı bu yozlaşma.

    öte yandan nereye kadar gider daha böyle, başka ne fantastik formatlar keşfedecek bi takım aklıevveller diye de merak etmiyor değilim hani. ama cevabı öğrenmek istemiyorum, korkuyorum.
  • sacmaligin daniskasi mertebesini yakalamis yarisma programi. elle tutulur hic bir yani yok, ustune yorum yapmaya da degmez. yemekteyiz turevi dusuk maliyetli bi dedikodu ve hakaret yarismasi.

    fakat gel gor ki bi sekilde izletiyor kendini. guldurttugunden midir, cildirttigindan midir bi sekilde izliyoruz iste. gunun sonunda yayinci kurulus amacini yakaliyor ve reyting/maliyet fonksiyonunu tavana vurduruyor. ha bu noktadan sonra yok aptal isiymis, yok sacamasapanmis biz ne desek bos. varolma sebebinin hakkini sonuna kadar veren bir program.
  • damat begendi, imam bayildi, "hemsire hayran kalip oracikta verdi" gibi kulturumuzun onemli yemeklerinden biridir. (bkz: yerse)