şükela:  tümü | bugün
326 entry daha
  • her firsatta underrated oldugunu soyleyip saygi dilense de denver serisinde ve gsw serisinin su ana dek olan kisminda gosterdi ki hic de oyle zannettigi gibi bir superstar degil. denver'a karsi 7 mac boyunca lideri oldugu takimi birak ileri tasimayi, mccollum'un insanustu performansi olmasa, elenmenin esigine getirdi istikrarla devam ettigi kotu performansi sayesinde.

    en buyuk sorunu, pass-first olmayan bir pg olmasi. lillard'in oyun kurucu oldugu bir takim (portland'da point forward tipi bi forvet de olmadigi icin) boyali alani efektif kullanamiyor asla. mccollum sg pozisyonunun hakkini fazlasiyla veriyor ama pg oynayan lillard'in neredeyse tamamen sut odakli bir oyuncu olmasi nedeniyle, onun elinin yandigi ve bu sayede galip gelinen maclarda dahi ripcity dogru basketbol oynamiyor.

    okc serisini izlemedim ama denver serisinde galip geldikleri dort macta da "bu takimda yanlis bir seyler var" dedirttiler bana. belki de avrupa basketbol ekolune daha asina oldugumdandir, bilemiyorum. tugla attigi gunlerde ise hic cekilmez oluyor lillard. cunku takimi rahatlatan paslari ve oyunu acan bir saha gorusu yok adamin. the underrated prince rolune burunmesi icin o sacma sapan sutlarin yuksek yuzdeyle girmesi gerekiyor okc serisindeki gibi. ancak o zaman paul george gibi, "o sut girmis olabilir ama dogru sut degildi" diyip saygiyla izleriz. girmeyince soylenecek tek sey "dogru sut o degildi zaten" oluyor.
  • choker.
  • warriors serisinin 2.maçından beri sakat sakat oynadığı ortaya çıkan gard.
  • artık nba çevrelerinin bir araya gelip underrated mi overrated mi olduğunu fikir birliğine bağlaması gerek.

    thunder serisinde lillard: 33 sayı ort, %45 şut
    nuggets serisinde lillard: 25 sayı ort, %39 şut
    warriors serisi ilk 3 maçında lillard: 20 sayı ort, %32 şut