şükela:  tümü | bugün
  • "sabaha karşı dörtte acı acı çalan telefon geceyi böldü, karayiplerde nobel bariş ödülü için teşekkür konuşmasini hazirlarken uyumuş olan nanofizik uzmani jason flecthdong bir an için yerinde zıpladı... yine de, derin meditasyon günlerinden kalan bir alişkanlikla, tam anlamiyla uyanik olmasi ve içsel dengesini kurmasi için gereken süre .002 saniyeden fazla değildi... çevresinde mozart'la yarisabilen i.q.'sü sebebiyle 'düşüne taşina duvarin arkasini görebilecek bir adam' olarak anilan fletchdong o telefonu açmamasi gerektiğini, yoksa langdon'un başina gelenlerin ona da olacağini biliyordu... ama lanet romanin 500 sayfa olmasi gerekiyordu..."
  • 1. ana karakterlerinizi şablona göre önceden belirleyin:

    erkek kahramanda aranılan özellikler:
    30 yaşından gün almış,
    tercihen iki yabancı dile hakim,
    prezantabl,
    seyahate engeli olmayan,
    akademik çevreye aşina.
    yoğun çalışma saatlerini değerlendirebilecek.

    hatun kahramanda aranılan özellikler:
    40 yaşından gün almamış,
    4 yıllık fen bilimleri (tercihen matematik, fizik) mezunu,
    tercihen master, mba,
    en az iki yıllık iş tecrübesi,
    referans gösterebilecek,
    fiziği düzgün.

    araya giren üçüncü kişi:
    50 yaşının üzerinde,
    yöneticilik deneyimi olan,
    gizli işler çevirebilecek, güvenilir,
    ordu personeli, bilim adamı, apartman yöneticisi, indiana jones rollerine yatkın,
    tercihen özürlü,
    not: adayların hatun kişi tarafından baba yarısı olarak görülmesi tercih sebebidir.

    2. hikayeyi adım adım oluşturun:
    a) hikayemiz "lan burda biri öldü ama kim acaba" konseptiyle başlar.
    b) "aa .. hassiktir! bakın lan hilmi abiyi vurmuşlar"
    c) konu açıklığa kavuştukça cinayet gizemini arttırmaktadır.
    d) bu işi olsa olsa robert langdon çözer.. ramboyu çağırın.
    e) robert langdon: -ah keşke hilmi abi burda olsaydı da ona danışsaydım bu bulmacayı..
    f) aşağıdaki diyalogları zenginleştirerek 200 sayfaya yayın
    robert langdon: -aa .. hassiktir! bakın lan hilmi abiyi vurmuşlar.
    baba yarısı: -günaydın. ben vurdum. dünyanın iyiliği için.
    taş hatun: bilgisayara virüs girmiş!
    robert langdon: -ne alakası var salak karı.. bak burda yazıyo işte isa, meryem, bişey bişey..

    3. hikayeye birden fazla kötü adam eklemeyi unutmayın:
    kel behzat: başından beri gaddarlığı ile herkesin nefretini kazanmıştır. arada ölür bu kesin.
    peder ozonyo: aslında çok iyi bir insan gibi görünür ama kitabın ortalarına doğru sapıtmaya başlar, en sonunda masum olduğu anlaşılacaktır.

    4. çarpıcı bir tarihsel mucize bulun. teknoloji ve bilim karıştırın:
    örn: leonardo da vinci bir eserine 1024 bit rsa keyi ile şifre koyar ve romaya gömer, gelecekte müteahhitler buraya vatikan yada cam piramit yapacaklardır. malesef şifrenin çok önemli bazı şeyleri ölen abinin yüzüğüyle ortadan kaybolur...

    5. son olarak kitabınızın tamamlandığında a4 şeklindeki taslakları balkondan atın, sonra asansörle aşağı inip kağıtları bulduğunuz sıra ile istifleyerek toparlayın. kitap yayına hazır. afiyet olsun.
  • "k.u.m.a.'nin, şimdiye kadar orada çalişmayan sadece dört kişi tarafindan görülebilmiş olan 'geleceği tahmin etme odasi'na giren fletchdong gözlerini şaşkınlıkla açılmaktan alıkoyamadi... 153 i.q.'süne bağli derin gri gözleri etraftaki bütün detaylari kavramaya çalişirken, beyninin bir kismi da dünyadışı bir madde olan saydam alüminyumdan yapilmiş bu odanin maliyetini hesaplamaya çalişiyordu... evet, jason aslinda yari türktü..."
  • maazallah dan brown'a birşey olur da adam ölür kalırsa gelecek nesilleri yeni dan brown eserlerinden mahrum bırakmamak üzere yazılmıs rehberdir.

    kahramanımız <buraya isim girin, karizmatik olmali> 40 yaslarinda bekar, karizmatik ve zeki bir bilimadamidir.

    <üniversite adı girin, mümkünse ivy league olsun> üniversitesinde < kriptografi/ antropoloji/ oşinografi/ antik çağ felsefesi / teoloji...veyaz benzer birşey seçin> öğretim üyesi olan kahramanımız bir gün eski <dostu/ mentoru/ öğretmeni>'den bir telefon alır ve yardıma koşar.

    telefon eden kişi 70 yaşlarına yakındır ve bir <gizli tarikat üyesi/ mason/ cia başkanı/ devlette çok gizli araştırma yapan bir kurumun başkanı> olup mutlaka bilimle uğraşan orta yaşlarda <kızı/ kardeşi/ dişi olmak kaydıyla yeğeni> mevcuttur.

    kahramanımız yardım isteyen kişiye ulaştığında ise çok geçtir. arkadaşı ismi <buraya artık bol kesme işaretli bir isim uydurun. kulağa tuhaf ve arkaik gelen herhangi bir harf öbeği de olur, elf isim jenaratörü bile kullanabilirsiniz> tarafindan kaçırılmıştır.

    kötü adam, kendine acaip ritüeller ve muhtelif işkenceler < kırbaçlama/ zincirle duvara asma/ beş gün aç gezme/ testislerini burma/ çüküne ağırlık asma...hayal gücünüzü zorlayın işte!> çektirerek arınmakla kafayı bozmuş ve dünyayı ele geçirmek isteyen bir delidir. mutlaka çok güçlü ve çok akıllıdır. başta normal ve acınacak biri iken bir olay sonucu kafayı çizmiş ve mutlaka acaip bir dini inanç sahibi olmuştur. kafayı sıyırdığı konu ile ilgili bütün dünya literatürünü <sümerce kaynaklar da dahil> iki yılda filan okumuş ve bitirmiş olması önemli, atlamayın!

    yaklaşık 3. bölüme doğru, kahramanımız bir <müze/ kütüphane/ tapınak/ gizli laboratuvar> içinde kaçırılan arkadaşına ait bir <el/ göz/ kulak/ veya herhangi bir başka organ> bulur.

    bu organın bulunduğu yerde <kanla/ idrarla/ dövme ile/ ya da egzantirik herhangi bir şekilde> yazılmış ve kahramanımızın çözmesi için bırakılmış bir mesaj vardır.

    kahramanımız bu mesaja bakar. önce birşey anlamaz; sonra bölüm ilerledikçe konuyla ilgili kendisinden çok daha az eğitimi olan kadın kahraman sayesinde "birden" şifreyi çözer.

    şifre bir tane olursa yetmez, her çözülenden sonra yeni bir şifre çıkmalı. üstelik arada çözülmüş sanılan şifrelerin aslında çözülmediği de anlatılmalı yer yer.

    ha bir de şifreler çözülürken mutlaka işin içine en az bir sanat eseri girer.

    kahramanımız eserin yaraticisi olan <da vinci/ mikelanj/ dürer/ blake/ rodin/ newton....vs vs> 'ın şifreleri hazırlayan gizli örgütle bağlantısı olan bir şahsiyet olduğunu fark eder. herkesin gözü önündeki bu sanat eserinin aslında acaip derin sembolik anlamlar taşıdığı fark edilir kitabın ortasına doğru. eser 17. yy 'dan eski olursa süper ama aslında ne kadar eski o kadar iyi.

    olayı elbette <cia, fransiz gizli servisi, vatikan... artik ne bulursanız> de araştırmaktadır. araştırmanın başındaki kişi mutlaka kahramanımızın aleyhindedir. hatta ilk 10 bölümde şüpheyi iyice üzerine çekmeli, suç ortağı imiş gibi davranmalı.

    kahramanımız ve hanım arkadaşı hem baş kötü karakterden hem de araştırma ekibi başından kaçar.

    bu arada kahramanımız mutlaka <yüksek/ havasız/ derin/ soğuk vs vs > bir yerde mahsur kalır. unutmayın ne kadar fobi o kadar iyi....

    bundan sonrasını sallayın artık...bir iki taksi/ metro/ kovalamacası, bolca new-age zırvası eklediniz mi tamam.

    bastırırsanız telif isterim ona göre!
  • "153 i.q.'süne bağli derin gri gözleri etraftaki bütün detaylari kavramaya çalişirken, fletchdong'un elleri yanlişlikla milena'nin kıvrımlarını kavradı... milena, sekiz sene tavyan genelevinde çalişmiş olmasinin verdiği tecrübe ve ustalıkla - "

    hustler, eylul 94, langdon rumuzu altinda
  • icinde "romanin gizem, asalet, din ve seks ile harmanlanmasi" nin gerektigini yazan rehber. (bkz: allah allah kontesi kim sikti)
  • "zawagnar torontos o anda herşeyi anlamıştı... herşeyi anlamıştı ama bunun ona bir faydası olmayacakti... güneş son kez bilinçsizce havaya dikilen gözlerini kamaştırken tek yapabildiği modern dünyanin gidişatini değiştirebilecek bu bilgiyle ölmesinin ne kadar yazik olduğunu düşünmek oldu, ve issiz bir adadan atılan bir şişe umuduyla cep telefonunun yildiz tuşuna basti... bir saniye sonra da elleri suratinda tartışılmaz bir zevk ifadesi taşiyan ninja-kgb-atlantisli katili tarafinan çiğneniyordu..."
  • "milena narvatilova'nin podyumda yürürken açilan mükemmel göğsüne bakanlar o kadının iki dakika önce kuliste nükleer fizik ve moleküler biyoloji üzerine tez yazmakta olduğunu düşünemezlerdi... çünkü da vinci tarafindan çizilmiş birer tam daire olan ve araliksiz hoplayan göğüslerine odaklanmak zordu... ayni zamanda kusursuz bir ahçı olan milena sadece 49 kilo olmasi yüzünden kendisine saldiran birçok kadini, bir dokuzuncu dan olan japon süt babasi sayesinde ögrendiği karate ile etkisiz hale getirmesi ile arkadaşlari arasinda (çünkü çok sosyal bir insandi) hayranlik dolu konusmalarla anilirdi..."
  • kahramanlarinizi gotune nisadir surulmus esek gibi saga sola kosturun, sicmaya vakitleri olmasin (yiyismeye vakit bulsunlar ama).
  • kitabin basindan itibaren aklinizda bir sifre bulunsun. iste o sifre aslinda belirgindir ama siz ozellikle belirtip altini cizmeyin. kitabin geri kalanini o sifreyi cozmeye yardimci olacak kucuk sifreler halinde yazin. sonunda ilk bastakini aciklayin millet dumur olsun desin 'vay be ne sifre ne kitap yazmis adam bravo be yuru be' desin.
    1 yil sonra gelen edit : (bkz: kendi yazdigindan birsey anlamamak)
hesabın var mı? giriş yap