şükela:  tümü | bugün
  • 2004 yılında oxford universitesine gidip ben pi sayısını 22bin 500üncü rakamına kadar söyleyebilirim diye ortaya çıkıp, 5 buçuk saati aşkın bire süre rakamları sıralayarak gerçekten de hatasız sayabilen bir adam... 4 yaşından itibaren büyük sayılarla işlem yapmayı becerebilen, geçirdiği bir hastalık sonucunda beyninin sayılarla ilgili bölgesi ve şekillerle ilgili bölgesi (artık neler oluyorlar bilemiyorum) bir şekilde normal dışı bir etkileşime girmiş olabileceğinden (öyle diyorlar) rakamları bizim gördüğümüzden çok farklı, neredeyse manzara resimleri gibi, farklı ışık yoğunlukları, boyutlar, yüzeyler ve şekiller olarak görüyormuş, ve çarpımları yaparken de sayıları değil, bu manzaraları ve onların sonucundan doğan yeni manzarayı okuyormuş. mesela 9 rakamına uzun ve ürkütücü olabilen bir rakam diyor, 1 parlakmis, 6 cok kucukmus, o kadar ki zorlaniyormus gormekte, daha cok kara delik gibi seyleri 6 diye tanimliyormus vs. bunun disinda asal sayilar da bambaska bir goruntu canlandiriyormus zihninde, ve ozellikle asallari cok seviyormus bu sebepten. ayrica benzer bir beceriyle herhangi bir dili (ki mesela izlandaca gibi korkunc zor bir dili ogreniyor bu sekilde) 7 gun icinde konusabilecek hale gelebiliyormus mesela. ustune bir de, tum bunlarin yanisira, biraz yalniz gorunen, ama yine de gayet gunluk hayata uyum saglamis, sosyal anlamda iletisim problemlerinden tamamen kurtulmus bir ornek oldugu icin de arastirmacilarin ve genel olarak dunyanin hayret ettigi bir durum olarak ortaya cikmis.
  • mucize adam. brainman.
    bilinen 52 savant varmış dünyada, fakat daniel tammet zihinsel ve sosyal olarak engel taşımayan tek savant:

    http://60minutes.yahoo.com/segment/44/brain_man
    http://www.optimnem.co.uk/documentary.php
  • dünyanın en zor dillerinden biri olarak kabul edilen izlandaca yı 1 haftada inanılmaz bir şekilde öğrenmiş ve izlandaca öğretmeni tarafından kelimesi kelimesine "not human" yani bizim minibüsçü jargonuyla "insan diil" olarak tanımlanmıştır.
  • tam adı daniel paul tammet olup pi sayısı ile duygusal bir bağı olan ve savantların sırrının rosetta taşı olarak nitelenen otistik savant.
    the boy with the incredible brain isimli hayatını anlatan belgeselde bir deneyde kendisine pi sayısının tek tek basamaklarındaki rakamlar gösterilmekte ve belli aralıklarda hatalı rakamlar aralara serpiştirilmekte. bu hatalı rakamlarda vücuduna bağlı olan sensörlerden danielin aşırı heyecanlandığı anlaşılmakta; bunu kendisi pi sayısına duyduğu duygusal yakınlıkla açıklamakta. ayrıca şu anda hayatta olan hiç bir otistik savant yapabildiği işlemleri neden ve nasıl yaptığını/yapabildiğini söyleyemez ya da açıklayamazken, daniel gördüklerini ve hissettiklerini açıklayabildiği için bilim dünyasının bu sırrı çözebilmesi için kilit bir öneme sahip olduğu düşünülmekte.
  • born on a blue day adlı otobiyografisinde olağanüstü gelişim aşamalarını, sıcak aile ortamını, hayatı ile ilgili detayları net ve eğlenceli bir dille anlatabilen eli öpülesi asperger sendromlu insan. ayrıca embracing the wide sky adlı kitabın da yazarıdır.
  • nasıl ki ebru gündeş kameralar önünde anevrizma geçirmiş olduğu için şanslıysa, bu zat da aspergerine çok şanslı bir coğrafyada tutulmuştur. born on a blue day adlı kitabında anlattığından hareketle ailesinin kendisine destek olmak için envai çeşit yöntemler geliştirdiğini gözlemliyoruz. yöntemleri bırakınız, adedini unuttuğum (yedi yahut sekiz) kadar kardeş yapmışlar adama. kardeşler de gayet bilinçli büyümüş, büyütülmüş. zaten kardeşlerinden biri de aspergerli.

    ne diyorduk, adam şanslı... tek baş etmesi gereken şey asperger... neredeyse canlı yayında geçirmiş epilepsi krizinin ilkini. böyle, örnek steril bir ortamda büyütülmüş filan... etrafta anlayış hat safhada!

    eşcinsel olduğunu açıkladığında bile maksimum anlayışla karşılanmış. adamın türkiye hudutlarında yaşadığını düşünsenize!!! (daniel yolda daireler çizerek yürümektedir, her geçen taksi kendisine dütler... daniel mutfağa uğradığında yerdeki kaşıktan rahatsız olur, kafasına terlik yer... daniel iş müracaatında diyaloğu takip edemediği için bütün kapılar yüzüne kapanır... daniel çok bilmiştir ayol, susturulsun... daniel bilgi sahibi olduğunu düşünmektedir ama türk âlemi yekûnen ulemâdır, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğunu düşünür... daniel bir adama aşık olur, mahalle erkânınca pipisi kesilir... var mıdır böyle hastalıklı fikirlere bu coğrafyada yer? hıh? daniel iki lafın belinin kırılacağı bi insan değildir, insan mıdır ayol... daniel pazardan alışveriş edemez, bu memlekete layık değil, insanları küçümsüyor ha... pinin milyonuncu rakkamını sayacakmış, yarrağımın kurma kolu, edison mu kesilecen başımıza, der babası filan... daniel amına koyim diyemez amına koyim, küfrü edebilmek için fiilin edilebileybıl olduğunu düşünüyor dahi kafası, bu adam bu coğrafyayı hak etmiyor kesin... esperandoca bütün kelimelerin karşılığını sözlüğe yazacakmış, tematikçi çıktı bu da!)

    türkiyede yirmili yaşlarını geçtikten sonra asperger diye teşhis edilen insan var mı, bilmiyorum. tıp camiamıza göre sanki bütün aspergerliler üç yaşında olmak zorunda.
  • "freak of nature"

    madem şekiller/imajlar şeklinde görüyorsun sayıları, san diego lake institute brain studies'den 1-2hoca teste tabi tutmuş elemanı, anlayalım olayın nasılını diye. baştan 1-2büyük sayılarla çarpma, üssel(31 üssü 6) işlemler ve 13/97 falan gibi bölmeler. sonra bunun "concious" bir işlem mi yoksa olmadığı mı sorgulanmış.
    birinci gün sormuşlar modelle hacı şu oyun hamuruyla bu sayıları: 232, 57, 810.
    bir de ertesi gün sormuşlar. yapılan şekiller aynısı. biraz büyük küçük köşeleri biraz farklı ama genel görünüm aynı. yani bu amın oğlunda harbi karışmış sayı ve imajlar. kısa devre yapmış erişim kanalları.
    "like a vacuum cleaner : sucking up the words."
  • kendisinin yeteneğini şöyle tanımlayabiliriz;
    ''rüya görürken rüyada olduğunuzu anladığınızı ve rüyanınızı kontrol edebildiğinizi düşünün.''

    işte daniel'in durumu da buna benzer. otizmli bir savant olmasına karşın yaşadıklarını 'normal' bir insan gibi anlatabiliyor ve biliminsanları bu yüzden onu koruyup kollamak için var güçleriyle çalışıyorlar.
    çünkü o, savantları anlamamız için en büyük mihenk taşı.