şükela:  tümü | bugün soru sor
266 entry daha
  • açılın, davaya itiraz edenler geldi! o biziz evet.

    öncelikle 500 küsür fav alan ve beyin yakan şu vecizelere cevap vermek isterim:

    "hukuken hatalı mütalaadır. mütalaada "kamu personelinin dinsel aidiyetini göstermesi" ifadesiyle başörtüsünün dini sembol olduğu ifade edilmiş. oysa başörtüsü dini sembol değil dini emirdir. benzer bir kafa bazı avrupa ülkelerinde de var. haç takmak gibi değerlendiriyorlar. "

    öncelikle, bu hukuktan bir haber kişiye göre bir çelişki var. öncelikle türban dini emir diyor (ki türban değil, cilbap yani bildiğin kara çarşaftır dini emir olan). sonra da "haç takmak gibi, ama haç takmamanın günahı yok, türbanın var" diyor. demek ki haç takmak gibi değil, haç takmayı türbanı masumlaştırma adına kullanıyorsun.

    buna göre din emrediyor diye hırsız eli keseceğiz, din emrediyor diye kara çarşaf giyineceğiz vs... işte laiklik tam da bu yüzden var.

    bugün türban türkiye'de niye siyasi sembol bir düşünün. çünkü türban takma şekline göre tarikatin belli oluyor. şimdi sen mülakata gideceksin, gönlünü masumane şekilde bilmem ne ağa tarikatına vermişsin (bunun masumluğu da olmaz da neyse). karşında da "masumane" şekilde menzilci bir kadın komutan seni mülakata sokuyor. sen türbanını o gün masumane sevdiğin tarikatın dediği şekilde bağladın. aha sıçtın, hadi bakalım sana güle güle.

    be akılsızlar, fetö bunun dik alasını yaptı orduda, hem de türban falan yokken. türban olunca ne olacak aklınız hayaliniz alıyor mu?

    kısacası, türban dini emir değil, çeşitli siyasi grupların erkek egemen anlayışlarını kadınlara dayatmasından başka hiçbir şey değildir. sapına kadar kadınları baskı altına alma ve onları sapına kadar sömürme aracıdır.

    mabadı yiyen varsa, din emridir diye tsk'ya hırsızın elini kesmeyi dayatsın da görelim o delikanlıları.

    işte laiklik tam da bu hurafeleri def etmek için var. eğer bilim ile çelişiyorsa, liyakat ile çelişiyorsa, o dini emri uygulatmamaktır laiklik. ve türkiye'de (burjuva anlamda dahi olsa) anayasanın 2. maddesinde yer alan ve ekmek-su kadar gerekli bir maddedir. yani mütaala sapına kadar kanuna da, anayasaya da, babayasaya da uygundur.

    diğer taraftan, eğer ki dini emirleri uygulamaktan bahsediyorsak, islam dini çok açık bir biçimde infakı emrediyor, kenz (mal biriktirme) edenlerle mücadeleyi emrediyor. o din emridir diyen delikanlıları infakı, yani ihtiyacı olanın dışındakilerin tamamını dağıtmayı savunurken de görmek isteriz. ama bu kısmı işinize gelmez, haşa komünist falan derler sonra (!).

    diğer yandan bu davada canını dişine takarak emek veren halkın kurtuluş partisi'ni dine karşı çıkmakla itham edebilirler. yahu siz allah sözü ile "bakara-makara" diye dalga geçmiş adama ses etmemiş adamlarsınız. sizden daha ala din karşıtı mı var. nedir bakara? aslında yukarıda belirttiğimiz infakın geçtiği, mal biriktiren aç gözlülere karşı hurma lifinde yatan komünist muhammed'in fakirlere isyan çağrısıdır. dünya malını küp küp götüren adamların dalga geçmesi de çok doğal değil mi?

    kısacası kimse kimseyi kandırmasın, halkın kurtuluş partisi, bilimin türkiye'ye egemen olması için yumruğunu masaya vurmuştur ve meclisteki geyik çeviren sözde laiklere de örnek olmuştur.

    edit: imla
3 entry daha