şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • el kadar konserveyi 30-40 liraya satanların hijyen anlayışıdır.
  • olay hijyen konusu degil de, bu capta bir firmanin 21. yuzyilda otomasyona gecmemis olmasi beni sasirtiyor. nasil olurda manuel operasyon otomasyondan ucuza gelebilir inanilir gibi degil. tahminim sudur ki. bu uretilen urun satis adetleri cok dusuk olan bir urundur ya da yeni devreye alinan bir urun olabilir. bu nedenle otomatik paketleme hatti yatirimi yapmamis olabilirler. baska mantikli aciklamasi yok.

    edit: az once aklima gelmeyen diger bir ihtimal de bu urunu fason bir tedarikciye urettiriyor olma ihtimali. bence bu cok yuksek bir ihtimal. yani burasi dardanel'in kendi fabrikasi olmayabilir. biraz daha dikkatli bakinca hatta baliklari olceklendiren her hangi bir aparat yok. hattin basindaki iki kadin baliklari olcusuz bir sekilde pakete koyuyor. yan masadaki iki kadin ise her posedi tek tek tartip icine gerekirse balik ekliyor ya da paketten balik cikartiyor. hattin sonunda ise iki kadin pakedin icine iki tane sivi ekliyor. sanirim yag ve su. hattin basindaki ve sonundaki diger islemleri de eklersek ortalama bir hatta 10-12 kisi calisiyor ve dakika da cikan urun sayisi. ortalama 8-10 paket. full otomatik bir uretim hattindan dakika da 40-60 adet urun cok rahat cikar. hem kalite, hem de hijyen le ilgili sikintilar ortandan kalkar. ayrica personelle ilgili sikintilar da biter.
  • yahu insan şu pandemi döneminde bari en azından eldiven verir. midem bulandı. diğerlerinden pahalıydi ama güvenilir diye dardanel alıyordum.

    daha da dardanel alırsam...

    edit: "ellerini temizledikten sonra bir sorun olmaz" diyen maybaşlar, sanırım o işçilerin aksama kadar hiç hapşırmayıp ellerini burunlarına götürmediklerini falan sanıyor...

    edit 2: firmanın kendisi, "elle üretimin zararı" hakkında reklam çekmiş, yayınlamış . buraya gelip rica ediyorum bana elle üretimin faziletini anlatmayın. madem bu kadar iyi bir şey firma neden reklam çekiyor?
  • herhangi bir çubuk veya kaşıkla ittirebileceği şeyi bildiğin parmaklarıyla deliğe ittiriyor, sonra marka çıkıyor plastik poşet kullansak gıdaya karışır gibisinden açıklama yapıyor. bunun ikamesi gerçekten parmak mı? gözüme soktun bir defa vıcık vıcık parmakları 120 derecede sterilizasyon yapsan ne olur? madem öyle ayaklarını da soksun nasıl olsa sterilizasyon var. bir de tehdit etmişler açıklamada "hijyen dışı üretim algısı yaratmaya çalışanlara" dava açacaklarmış. baya baya tüketiciye gizliden sopa göstermişler.

    siz konuyu hiç anlamamışsınız; bu işin usulu buysa bile (ki muhtemelen öyledir) bunu tüketicinin gözüne sokmayacaksın. soktuğun zaman, tüketicinin de midesi bulanırsa onu tehdit etmeyeceksin. gerekiyorsa doğru düzgün kriz yönetimi yapan sosyal medya ve pr ajanslarıyla çalışacaksın, ama şu yaptığın hatayı yapmayacaksın.

    pazarlama iletişimi alanında çalışan birisi olarak söylüyorum ve eleştirim sadece bu eksende değerlendirilmeli, gerçekten bir marka derdini en fazla bu kadar kötü anlatabilirdi. koskoca markanın kendini soktuğu pozisyona bak.

    edit: ya videoyu tekrar izlediğimizde ilk saniyelerdeki teyzenin burnu da maskeden açıkta ve gayet sümüğü fırlasa elindekinin içine düşer - siperlik burun açısına dikkat. ama neyse 120 derecede sterilizasyon var hem bedava gıda, protein. yiyin arkadaşlar zaten kokoreç midye falan yiyorsunuzmuş.

    edit2: (bkz: sma hastasi ayaz bebegin dort ayinin kalmasi)
  • gün geçmiyor ki güvendiğim bir markaya daha kar yağmasın.

    tüm markalar kendi kendini yok ediyor. bu gidişle paketlenmiş hiç bir şey yemeyeceğiz.

    kendisinin yarı belki daha azına piyasada bir çok ürün olmasına rağmen güvenip aldığımız ürünün paketlendiği ortama bak! hayır aklıma sıçayım, konserve sağlıksız diye poşette alıyordum :d

    tüketicileri için harika bir video

    ayrıca ülkenin geldiği durumu göstermek için güzel bir örnek. iş gücü o kadar ucuz hale geldi ki gerekirse 200 adamı böyle çalıştırır yine gidip üretim bandına yatırım yapmaz. dardanel böyle ise diğerlerini düşünün...
  • şimdi buraya bilgi verici bir entry gelir ama o gelene kadar linç gelmeden sıcak et ürünlerinde eldivenle çalışma gerekmediğini belirtelim. ilgili yasayı bulursam editleyecegim.

    edit: başlık başa kalmış. elle paketleme yapıyorlarmış işte.

    edit2: başlığı açan yazar ucurulmus.edit içi edit:link koymayacagim .
  • - ürünün içinde olan maddeyi belirtmiyorlar (salamura suyu, bu başlı başına zaten ceza sebebi)
    - çıplak elle balık etlerini paketliyorlar.

    başlarım sizin otomasyon ve işçilik maliyetinize. adam çıplak elle balıkları pakete dolduruyor. normalde ceketine dokunsa kolonya dökeceğin adam yediğin eti mıncık mıncık paketliyor. bir tanesi de eldiven zararlı demiş. kafaya bak kafaya, aynen elini nerelere dokunup nerelere sürmüş muhtemelen tuvaletten çıktığında bile elini yıkamamış adamdan daha zararlıdır eldiven.

    daha da dardanel almam. bu kadar bilindik markada olaya bak, bu ülkede kim bilir daha neler oluyor biz neler yiyoruz acaba.
  • en sevdiğim dardanel modelinin nasıl hazırlandığını görüp, oha dedirten. sorgulatan, kızdıran..
  • daha önce bahse konu fabrikanın üretimi ile ilgili debeye giren bir entry yazmıştım.
    sırayla belirledim, gördükçe yazdım.

    1. benim bildiğim gıda fabrikasında çalışanlarının sakal bırakmasına izin verilmez. burada müdür sakallı.
    2. seperatör ve çok basit bir loadcell ile otomasyon kurularak boyutlandırma işleminde personel kullanılması sorunu çözülebilir, hijyen artar.
    3. yıkama ve çözündürme için balıkların konulduğu havuzun suyu çok kötü akla su arıtma ünitelerinin çalışmadığı geliyor.
    4. hızarın bulunduğu yerde iş güvenliği yok.
    5. otoklav benzeri fırında herhangi bir gadget görmedim, (pt. vb.) ve gene nozullar da kireç var. enerji verimliliği yok kısacası.
    6. bahsedilmiş ama genede söyleyeyim eğer ellerinde gıda üretimi ile ilgili bir sertifikasyon varsa ilk denetimde kaybederler. (bu konuda çok aşırı madde var tek tek yazamayacağım)
    7. üretim bantları dışarıdan gelebilecek kontaminasyonu engelleyecek şekilde yapılmamış.
    8. gene ojeli bir kadın eli var halbuki oje vb. makyaj malzemeleri dahil gıda sektöründe yasaktır.
    9. gene bantlarda bulunan bağlantı ekipmanları gıda ile temas ediyor. ya bir tanesi gevşeyip konserveye düşerse. dişinizi kırmaz mı izleyip göreceğiz. belkide lazer ve x ray ile piyasaya sürülmeden son anda yakalıyorlardır.
    10. gene gıdaya uygun derlin kullanmışlar fakat aşınmış durumdalar.
    11. konserveleri elle tartıyorlar. yok artık videonun çekim senesine baktım ve 2020 umarım doğru değildir.
    12. bakım onarım esnasında tig mig mag kaynağı kullanılır ki aisi 304 paslanmaz kullanmanız bir işe yarasın ama elektrotla kaynatmışlar. pas var.
    13. gene otoklav var. otoklavı geçiyorum artık muhtemelen mmo kontrol etmiştir. umarım.
    14. son kontrolde lazer vb kontrol mekanizması yok demek ki o konservenin içerisinden çıkan bir şey dişinizi her an kırabilir. tabi böcek filanda olabilir ama sanırım etkin bir ilaçlama şirketi ile çalışıyorlardır. yok artık demeyin lütfen.

    sıkıldım daha fazlasını izlemedim. sorumlu mühendislerinin umrunda değil gibi gözüküyor bu fabrika alanında tekel ve ihracat umurlarında değil izlenimi uyandı bende. çünkü başka bir ülkeye satacaksanız senede 2 bazen daha fazla denetleme için gelirler.

    sitesinden hangi sertifikaları var bakmaya çalıştım ama bulamadım bulan olursa yeşillendirsin lütfen.

    sonuç olarak ilginç bir belgesel. ben olsam şu şekilde belgesel çekilmesine izin vermezdim herhalde.
  • o abi niye öyle tokmak kullanıyor anlamadım. ne gerek var böyle pahalı yatırımlara? parmaklarının ucuyla balıktan koparırsın az bişey, koyarsın buzdolabı poşetine, müşterinin suratına çarparsın. yani ne gerek var böyle ambalajlara proseslere anlamış değilim.

hesabın var mı? giriş yap