şükela:  tümü | bugün
  • yusuf nalkesenin bi şarkısı...
    durun yaziim sözlerini

    dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün
    gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün....
    çıkmadın pencereye, ne göründün ne güldün...
    gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün......

    yolcular arasında aradım seni bir bir
    elimde soldu yazık, çiçeklerimle mendil...
    getirmiştim sana bir demet beyaz karanfil.
    elimde soldu yazık, çiçeklerimle mendil...

    dıdıdım..
  • huzzam makamindandir. hamiyet yuceses yorumu meshurdur. ayrica bir filminde metin akpinar da yorumlamistir degisik bir bicimde
  • aslinda ayrilmak istemeyen, icinde hep bir umut kalacak olan tarafin ayrilma oncesi repligidir.. olmaz olamaz mumkun degildir, madem dargın kalinmayacak niye ayrilinir ki.. benzeri bir sacmalik icin (bkz: dost kalalim)
  • basindan ex-askini savdiktan sonra her genc kizin yapmacik bir tavirla soylemis oldugu klasik sozcukler butunlugu.
  • ilk olarak bir zeki alasya, metin akpınar filminde, kahramanların rakı sofrasında terennüm etmeleriyle aşina olduğum bir yusuf nalkesen eseri.
  • metin akpınar bunu sivri akıllılar filminin bi sahnesinde söylemiştir, trenli vücut dilini kullanarak..

    düzeltme: rocknrolf'un uyarısı üzerine, filmin doğrusu güler misin ağlar mısın olacak. netekim:http://www.youtube.com/…e=player_detailpage#t=4575s
  • metin akpınar yorumu efsane olmak üzere, perihan altındağ sözeri tarafından da hiç fena yorumlanmayan sanat müziği şarkısı. acayip içli bir durumu, neşeli bir nağmeyle aktarır. bu öyle bir neşedir ki, insanı hüzünlü şarkılardan daha çok üzer. "elimde kaldı yazık, çiçeklerimle mendil" kısmına dikkat kesilin derim, böylesi bir şey bir de mfö'nün ele güne karşı şarkısında vardır. bunlar insanı farkında olmadan ayağında sektiren şarkılardır. sonra gelişine bir vururlar ki, gözünüzden yaş gelir.
  • her şey bundan 3 gün önce mutfakta başladı.
    annem tahta kaşığı elime tutuşturarak beni mutfakta bir tencere tarhana çorbasıyla baş başa bıraktığında hiç bir şey düşünemeyecek kadar kafam karışıktı. boş gözlerle çorbada oluşturduğum çemberleri izliyor, arada kaşığı ters yönde çevirerek küçük dalgalar yaratıyordum ki birden gözümün önüne geliverdi o sahne. hani metin akpınar'ın güler misin ağlar mısın filminde 'dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün vardı ya ben onu tren gibi söylüyorum' diyerek şarkıya gelmiş geçmiş en güzel klibi çektiği sahne. güzel sesiyle şarkıyı hem çok hüzünlü hem çok neşeli kıldığı sahne. yıllar sonra filmi hatırlamam, şarkının sözlerini tam hatırlayamadan mırıldanmaya çalışmam da neşeden çok hüzün getirdi ama olsun.

    bi tencere tarhana çorbasında çocukluğumun güzelliğiyle bugünün karamsarlığını birleştirdim bi kaç gündür, içip duruyorum bıkmadan.

    dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün
    gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün...