şükela:  tümü | bugün
  • kocaeli iline bagli bir belde. gebze ve tuzla komsularidir. ayrica köyü olmayan belde ozelligine sahiptir.
  • uzun zaman çimento fabrikalarinin tüten bacalari yüzünden bulutlar arasinda ve altinda kalmiş kocaeli ilçesi. halki da çoğunlukla bu fabrikalarda çalişmiştir. bir rum yerleşimidir. şu anda da feribot iskelesiyle taninmaktadir.
  • bir zaman kiraz bahçeriyle ünlü olan bu şirin yer zamanla yapılaşmaya ve talana yenik düşmüş denizi de kirlenmiştir eskihisardan topçulara feribot işler, bayramoğlu'nda kuş cenneti diye açılıp sonra diğer türleri de bünyesine katmasıyla hayvanat bahçesi olmuş bir mekan vardır.
    askeri kampı güzeldir deniz kirlenince cazibesini kaybetmiştir fakat havuz yapımıyla birazcık karizmasını yükseltmiştir. gezbe'nin il olması durumunda darıca da ilçe olacaktır
  • bizans ve osmanli donemlerinde bolgeye yogun bir bicimde yerlesmis olan yahudiler burada kosher peynir uretirlermis ve sarayin kasar peyniri ihtiyaci buradan gonderilen kasar peynirleri ile karsilanir imis. fakat bolge zamanla onemini yitirmis ve yahudiler bolgeyi terk etmislerdir.

    cumhuriyetle birlikte buraya yogun bir goc olmustur. mubadele sonucunda ozellikle girit'ten gelen turkler buralara yerlestirilmis ve darica ve gebze arasinda kalan arazi bunlara islemeleri icin pay edilmistir. darica'nin merkez disindaki mahalle yerlesimlerinin neredeyse tamami, bu giritli gocmenlerin tarlalarini arsaya tedavül edip satmalari neticesinde gerceklesmistir.

    cocuklugumunda son nüvelerini gordugum bu gocmenler bolgeyi neredeyse tamamen terketmislerdir, artik kiraz ve ayva bahceleri kalmamis, her yerde meyve sebze gibi fabrika bacalari turemeye baslamistir. artik havasi kirli, suyu kotu bir yer oluvermistir. lakin cocuklugumun guzel hatiralari beni hala bir bicimde oraya baglamaya devam etmektedir.
  • her seferinde "yok artık buranın da tadı kalmadı ben gidiyorum" dediğim, her seferinde de koşarak döndüğüm evim, memleketim... beni kendisine neyin çektiğini keşfettiğim anda terkedeceğim tek sevdiceğim. çocukluğumun "hadi yalı'ya iniyoruz!" cümlesinin muhatabı. deniz, gökyüzü, kale, pelikan, çınaraltı ve bayramoğlu.
  • ilkokul-lise arasını istanbul'da okuyup, daha sonra da ankara'ya üniversite die gidip bi daha geri gelemediğimden dolayı pek fazla insanlarını tanıyamadığım ve de onların da beni tanıyamadığı, ama belki de doğduğum ve büyüdüğüm yer olduğu için çok sevdiğim şirin sahil kasabası. gerçi dışarıdan gelenlerden dolayı eski havası kalmadı ama sanırım kaçınılmaz son bu türkiye'de.
    tabi aynı zamanda da sahilinde aslan çimento fabrikası'nın bulunduğu, hayatımın büyük kısmının o fabrikanın lojmanlarında geçtiği yer.
    insan o zamanları özlüyor, tabi bi de o denizi!
    bu arada grimaud'un yazdıklarına bi eklenti; dedemin bahçeleri hala duruyor ve inatla bize kiraz getirmeye devam ediyor. hatta yazın bahçesinin başında kirazlarını talan etmesinler diye saçmalı tüfekle bekliyor :)
    ama ne yazık ki onun neslindeki son bi iki kişiden sonra bahçe faslı da geçmişe gömülecek!
  • darica hayvanat bahcesi nden kactigina inandigim ataturk bustune inat bir yanlizlikla meydanın ortasında duran devasa pelikanla ozdeslesmis yer.
  • devasa pelikanının hayvanat bahçesinden kaçmadığı balıkçılar tarafından yıllar önce bulunduğu beldedir. dahası eskiden pelikanı ile değil bir çift pelikanı ile ünlüydü ta ki birisi fi tarihinde belediye otobüsü ile tanışana kadar...
  • son kiraz bahcelerinin son demlerini yasadigi, mahalledeki teyzelerin sabah erkenden kalkarak zeytinliklere dogru yol aldigi gunlerin gecistigi ve bos arazideki agaclarin kale direkleri vazifesi gordugu eski guzel gunlere dair tum kalintilarin yok oldugu lakin bunlara ragmen kacmayi bir turlu beceremedigimiz otesinde ne buluyorsak bir de zevk aldigimiz guzide belde.