şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sanki sıklıkla bilinçli olarak bu iki eylem birbiriyle karıştırılıyor. darılınanlar darılanların yaptığı işe “küsmek” deyince sanki yapılan eylemi çocuksulaştırmış, önemsizleştirmiş hale getirip ortadaki dargınlık sebebinden uzaklaştırmış oluyorlar konuyu. “küsmek çocukça bir şeydir” çünkü. dolayısıyla da küsme (darılma) sebebini sorgulamaya gerek yoktur. yetişkinler tarafından ısrarla birbiriyle karıştırılan iki eylemi inceleyelim ki ortalık boş yere karışmasın sevgili sözlük. bu işin piri olduğum için de üşenmedim oturdum yazdım;

    öncelikle genel olarak bakacak olursak, küsmek de darılmak eylemi de herhangi birine yapılmaz. insan sevdiği, değer verdiği, bir beklentisi olduğu insana darılır/küser.

    darılmak karşılaşılan herhangi bir davranışa kırılmak, üzülmek ve bu hislerin sonucunda konuşmak istememek, o kişiden bir süre uzakta olmak istemekken, küsmek bir cezalandırma ya da ilkesel tavır koyma biçimidir genelde. “bunu yaptığın için benim arkadaşım olamazsın.” demektir.

    darılmak kısa süreli iken küsmek daha uzun sürelidir hatta bazen sonsuza gider.

    darılmak olumsuz hissiyatın geçmesi ile geçerken küsmek ortada olumlu duygular daha baskınken bile devam edebilir.

    darılmak genelde tekil bir olay üzerinden gelişir; “hastayken beni aramadın” , küsmek ise birçok olayın toplamından sonra ortaya çıkar; “şöyle bir baktım da bir sürü şeye güvenilmezsin lan sen”

    dargınlığın ortadan kalkması karşı tarafın birazcık da olsa çabası ile gerçekleşebilecekken, küskünlüğün ortadan kalkması için karşı tarafta daha radikal bir değişim gerekir.

    dargınlıkta süreç çok acılı ve sancılı geçmezken küskünlükte özellikle ilk zamanlar kalp küsülen kişide kalıp akıl hızla kişiden uzaklaştığından süreç çoook ama çok acılıdır.

    dargınlıkta darılma sebebi bazen karşındaki kişiyle alakalı olmayıp seninle ilgili olabilecekken; “yanlış bir şey değildi yaptığın ama ben dün gece benimle daha çok ilgilenmeni umardım.”, küskünlükte sebep tamamen karşındakinin somut (sence tabi) hatasıyla ilgilidir: “dost gibi göründün ama dost gibi davranmadın ilişkimiz boyu.”

    dargınlıkta bazen darılan kişiyi gıdıklamak bile yeterken dargınlığı ortadan kaldırmaya, küskünlükte sorun temelden çözülmedikçe, küsen kişiye dünyaları da verse küsülen kişi küskünlüğü kaldıramaz.

    dargınlık dışarıdan müdahalelere izin verebilir, başka eş dost ara bulabilir, küskünlükte sadece ama sadece küsen ve küsülen çözebilir sorunu.

    dargınlıkta kişi kendi kendine bile sorunu çözüp darılınan kişiyle eski ilişkiyi kurabilirken, küskünlükte kişi küsülen kişiyi çok özleyip rüyalarında bile görse küsülen kişinin olağanüstü çabası olmadan sorun çözülmez.
    dargınlık bazen bir çatlak bile etmezken küskünlükte ağır kırık vardır.

    çevremdeki bir çok insan tarafından küsmeler şahı olarak adlandırılsam da 30 yıllık yaşamımda küstüğüm insan sayısı 3’ü geçmez. sıklıkla darılırım evet, ama küsme işi başka bir şey ve bu dargınlıkları “küsme” diye adlandırıp, “çocuk gibi ne çok küsüyorsun” deyip konuşulan sorunu yok saymak, bunu sıklıkla yapmak ve durumu anlamaya çalışmamak, sorunu çözmeye çalışmamak, hadiseyi “küsme” düzleminde tıkamak esas küsme sebebidir bazen de tüm bunları yapmayan bunu da anlamaz elbet. e seni anlamaya çalışmayanı dost deyip hayatında tutmaya devam etmektense küsüp hayatından çıkarmak, sıradanlaştırıp uzağında tutmak * da sevdiklerinden, kendisinin onlara davrandığı gibi davranmalarını, vefa ve sevgi görmeyi bekleyenlerin yaptığı bir seçim olur elbet.
  • küsmek çocukların yaptığıdır, darılmak büyüklerin yaptığıdır.
  • arasında dağlar kadar fark olan olgulardır.

    darılmak: yapılan affedilebilecek bir hata sonucu kişiyle konuşulmamasının tercih edilmesi durumudur.

    küsmek: affedilmeyecek ve yüzünü görmek, sesini duymak istemediğiniz kişiyle girilecek durumdur.
  • "müeyyide ise, işte bir buse de müeyyidedir. yeter ki iş inatlaşmaya gitmesin."
  • bir adım ilerisi ise silmektir. darıldığınızda, hatta küstüğünüzde geri dönüşü vardır ama sildiğinizde köprüler yakılmış demektir.