şükela:  tümü | bugün
520 entry daha
  • izlemeyenler için çıtayı gösteriyorum: einstein‘ın ve higgs‘in eksikliklerini düşünüp yorumlamaya çalışan karakterleri barındıran müthiş kurgulu dizi.

    türkçe dublaj eklenince kurguya hakim olabilmek için baştan izlemek gerekiyor. zira hem almanca kulak tırmalıyor (çomar kulağım mı var acaba?) hem de ingilizce dublaj berbat. adamlar belgesel seslendirir gibi dublaj yapmışlar. almanya’da yaşayan gurbetçi kardeşlerimi kıskandım be!

    --- kafamı kurcalayan spoiler ---

    2019’da bir ceset bulunduğunda otopsi hazırlanırken, yüzü tanınmayan bir cesedin kimlik tespiti için dna alınmaz mı? kıyafet muhabbetleri dönerken, otopsi uzmanı kadının ısrarla dna almamasını anlayamadım. “yakını çıkmazsa yakılıp kimsesizler mezarlığına gönderilecek.” diyor bir de? ablacım sen dna’yı almazsan, ben dna’yı almazsam, o dna’yı almazsa kim alacak?

    --- kafamı kurcalayan spoiler ---
  • alt üst soy bilgisi sorgulanmadan izlenemeyen güzel dizi.
  • tanım. izlerken büyük keyif aldığım, özellikle oyuncu seçimiyle gerçekten hayran bırakmış dizi.

    yoruma gelirsek, diziyle belgesel, bilimle kurgu arasındaki ayrımı yapamayan insanlarla uğraştığımız bir 2018 yılında yaşadığımızı tekrar yüzümüze vurduğu için çok üzdü bu dizi beni. yani zamanda yolculuk gibi gerçek anlamda çözüme kavuştuğu zaman muhtemelen dünyanın sonunun geleceği, iyi ya da kötü şekilde oyunu bitirip "game over" göreceğimiz konuda, bir dizi evreninde yaratılan bir kurgu var. bunu incelerken kendi içinde tutarlılığına bakmak gerekirken aklıevvel türk insanı hemen başlamış "ama şöyle olursa böyle olur" demeye.

    arkadaşlar, manyak mısınız? adam zamanda yolculuk olayını tam olarak çözse diziyle, filmle mi uğraşır? henüz deneyimlenemediği, deneyi yapılamadığı için üzerinde konuşulan her şeyin teoriden, farazi fikirlerden öteye gidemediği bir olayın dizide "gerçekçi" yansıtılmasını beklemek nasıl bir düşünce yapısının ürünü? bu bir dizi, bir prodüksiyon, olaylar ve karakterler tamamen kurgu, bunu anlamak bu kadar mı zor? niye belgesel gibi davranmasını bekliyorsunuz dizinin? kaldı ki daha ilk sezonun sonunda hiçbir şey çözülmüş değil, hatta neredeyse her şey yeni başlıyor, ama bizim millet çözmüş her şeyi. kafalar zehir.

    bakın, bir kitabın, bir filmin, bir dizinin, hatta belki bir şarkının, ya da konuşan kişinin derdinin ne olduğunu tam olarak anlamak için sonunu getirmesi beklenir. söz kesmek, iki uzun cümleyi bile dinlememek kültürünün bu kadar merkezinde yer alan bir toplumdan bunu anlamasını beklemek zor belki ama denemekte fayda var. dizi hala kendi içinde de durumu çözümleyebilmiş değil, belki çok iyi anlatarak bağlayacak belki de sıçıp batıracak ikinci sezonda, bilmiyoruz, kaldı ki bu konu yukarıda da bahsettiğim gibi zaten bilim dünyasının en büyük konusu belki de, ne olmasını bekliyorsunuz?

    lütfen, tarihi, fiziği, kimyayı küçük çocuk gibi filmlerden, dizilerden değil, yetişkin insanlar gibi kitaplardan, akademisyenlerden öğrenmeye çalışın. zaman yolculuğuyla ilgili destan yazmış adam, sanki einstein-rosen bridge'de hakkı yenmiş, asıl ismi einstein-rosen-cemil bridge olmalıymış gibi zaman yolculuğu tartışıyor bir dizinin başlığı altında. dedim ya, kafalar zehir.