şükela:  tümü | bugün
319 entry daha
  • 10 bölümü izledim ama bi bok anlamadım, keşke biri güzel bir özet çıkarsa da okusam. dizi dediğin keyif verecek, eğlendirecek bu kadar karışık olacaksa gider bulmaca çözerim daha eğlenceli.
  • 10 bölümden çıkardığım sonuç şudur
    --- spoiler ---

    olan yine garibana oluyor. jonas in son bölümdeki repliği bunu doğruluyor zaten "büyükbabam annemi sikiyor, daha bu sabah halamla öpüştük ve işin garibi onlara hiçbir şey olmuyor, olan bana oluyor"
    --- spoiler ---
  • diziyi izlemedim, varligindan sadece youtube'de aralara giren reklamlarla haberdar olmustum. sonra noel tatilinde ziyaretlerine gittigimiz ve neredeyse iki senedir oturdugumuz yeni evimize henüz gelmemis olan arkadaslarimiza yasadigimiz ufak yerlesim bölgesini anlatinca "bu dark'taki yer sizin orasi mi yoksa?" diye tepki verdiler* dolayisiyla biraz merak uyandirdi.

    twitter'da ne yazmislar diye baktim. almanlar hep tatort'a benzetmis. bunu duyunca da bi' sogudum diziden. cünkü tatort 'u sevmem, oyunculuklari genelde sinir bozucu bulurum. bastan sona izleyebildigim tatort sayisi bir elin parmaklarini gecmez. su an kararsizim izleyip izlememekte. ilk bölümü izlersem, yorumumu da eklerim sonra.
  • bu diziyi sadece o aksanlı aksanlı genizden "mikkel" diyişleri için hevesle izliyorum.

    o nasıl güzel bi mikkel diyiş yarabbim ya. aksan çohüzel bir şey yahu.
  • çok karakter olduğu ve cevaplanması gereken çok fazla soru ve gizem olduğu için başta izlemekte zorlandığım ama karakterleri ve hikayeyi kafada oturtunca çok saran alman dizisi.

    dizi çok karanlık, kasvetli, depresif bi atmosfer icinde. aşırı mutsuz, kasvetli ve gizemli mekanlar ve karakterler sinir bozucu ölçüde geriyor insanı, insanın içini çok daraltıyor göğsüne at oturmuş gibi oluyor. çoğu izleyici sevmeyebilir bunu ama ben bu tarz dizilerde özellikle o atmosferi sevdiğim için beğendim.

    bir de böyle gergin ve ufunetli dizi/filmlere nedense almancayı aşırı yakıştırıyorum, funny games'den kalan bi bağımlılık galiba. dizi amerikan dizisi olsa bu kadar sabirla oturup cozmeye calismazdim
  • ilk baslarda isimler konusunda biraz beynim yanarak izlesem de sonrasinda bir nefeste izledigim dizi.

    izleyin, izlettirin efenim. sanirim izlemeyen de kalmamis ama ben vatani gorevim olan tavsiyemi yapayim gene de.*
  • bu diziyi başarılı kılan öge salt zaman yolculuğu temasına sahip olması değil, üç jenerasyonu da kapsayan dört farklı ailedeki(nielsen, tiedemann, kahnwald ve doppler) koca karakterler yığınının her birinin altını dolduruyor, farklı hikayelerle dizinin kurgusuna monte edebiliyor olması. ben tek bir sezonda bu kadar çok karakteri bu kadar benimseyebildiğim başka bir dizi izlediğimi hatırlamıyorum. ki sezonun ortalarına doğru kaç defa bu karakter kimin nesiydi diye bölümü durdurup imdb'ye girdim çıktım.

    bu dizilerin genel başarısını, izletebiliyor olmasının en kuvvetli motiflerinden biri olarak immanuel tolstoyevski'nin de dediği gibi öykücülük olarak görmeye başladım ben de. hatta başka bir yazar kurtlar vadisi'nin başarısını da benzer bir sebebe yormuştu(bkz: #46279621). bu dizide de bir düzineden fazla karakterin içini 10 bölümde böyle titizlik ve maharetle doldurmak çok büyük başarı. bütün 10 bölümü izlerken şu sahne gereksizdi diyebileceğim bir an bile gelmiyor aklıma. yani diyeceğim o ki; deutschland deutschland über alles!

    --- spoiler ---

    diyeceğim tek şey bütün bu sezonda en gizemli, zeki ve pek de iyi tarafı olduğu gözükmeyen noah'ın sanki saf ve amaçsız bartosz olamayacak kadar komplike bir karakter olduğu. benim tahminime göre noah jonas. 2052'ye nükleer felaketin içerisine ve üstüne bir çetenin esaretine girdiği gözüken jonas'ın bir şekilde temiz kalamayacağı ve kazanacağı idealleri üzerinden noah'a evrileceği fikri bana oldukça çekici geliyor. haklı çıkarsam editleyeceğim burayı.

    --- spoiler ---
121 entry daha